| 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin Tarihe Düştüğü Notu Halkın Emek ve Özgürlük Mücadelesinde Büyüteceğiz! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Ülkemiz böylesi ağır bir süreçten geçerken siyasi iktidarın çok yönlü açılımlarına tanık oluyoruz. Siyasi iktidar işçi ve emekçilerin yükselen mücadelelerinin önüne geçmek ve bu mücadeleleri etkisizleştirmek için çeşitli yollara başvuruyor. Kürt açılımları, Alevi açılımları, 1 Mayıs açılımları vesilesiyle gündeme taşınan “demokratikleşme” söylemleri siyasi iktidarın ülkemizin farklı tarihsel kesitlerde tanık olduğumuz pratikleri arasında yer alıyor. Zira “demokratikleşme” söylemleriyle geniş kesimlerin bilinçleri bulandırılmakta ve ezilen milyonlar siyasi iktidarın politikalarının yedeği haline getirilerek etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. Siyasi iktidarın “demokrasi maskesinin” altında en küçük hak talebine dahi tahammül etmeyen gerici- faşist yüzü bulunmaktadır. Ekonomik kriz gerekçe gösterilerek işlerine son verilen, ücretleri düşürülen, toprağını ekemez hale getirilen yüz binler bu saldırıları dolaysız bir şekilde yaşamaktadır. Kamu emekçilerinin karşılaştıkları saldırılar, siyasi iktidarın, ezilen milyonları örgütleme perspektifiyle hareket eden demokratik- devrimci kurumlara yönelik saldırılarının son halkası oldu. Siyasi iktidar ezilenlerin devrimci dinamiğini törpülemek ve onları düzen sınırları içerisinde tutmak için demokratik- devrimci kurumlara dönük saldırılarını arttıracaktır. Siyasi iktidar böylelikle ezilen milyonları kendi çıkarları doğrultusunda rahatça yönlendirmeyi hedeflemektedir. Bu saldırıları boşa çıkaracak yegane yol ezilen milyonların gerçek demokratik bir düzen yaratılması yolunda örgütlenerek emeği ve geleceği için mücadele etmesidir. İşte 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi ülkemiz işçi sınıfının tarihe not düşen böylesi bir ayağa kalkışının adıdır. 15-16 Haziran 1970’de işçi sınıfının tarihe düştüğü not bugün daha iyi kavranmalı ve devrimci bir şekilde güne uyarlanarak direniş geleneği büyütülmelidir. 1970’lerde siyasi iktidarın işçi sınıfı üzerinde yoğunlaşan baskılarına ve hak gasplarına karşı işçi sınıfımız, farklı toplumsal kesimlere de önderlik ederek yüz binler olup sokaklara taşmıştır. Siyasi iktidarın ölüm kusan silahlarına, bombalarına ve tehditlerine rağmen en zor şartlarda dahi kazanılmış hakları korumanın mümkün olduğu gösterilmiştir. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi bugün de yolumuzu aydınlatan çok önemli sonuçlar doğurmuştur. İşçi sınıfımız sergilediği kahramanca direnişle halkın sömürü düzeninden kurtuluşu kendi elleriyle sağlayacağını, gerçek kahramanların kitleler olduğunu, hak elde etme mücadelesinde devrimci bir tarzda örgütlenmenin olmazsa olmaz olduğunu ve gerçek demokratik bir düzen yaratılmasının yaşanan sorunların yegane çözümü olduğunu göstermiştir. İşçi sınıfımızın bu kahramanca direnişi ezilen milyonlara kurtuluşun yolunu gösterirken devrimci hareket içerisinde süre giden çeşitli polemiklere de pratik bir cevap olmuştur. Orduyu ilerici ilan eden, düzen içerisinde çözüm arayan, parlamentodan medet uman, kitleleri küçümseyen “sol” anlayışlar kelimenin gerçek anlamıyla iflas etmiştir. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 39 yıl önce ezilenlere öğrettiği bu dersler günümüzde de geçerliliğini koruyor. İşçi sınıfının çok yönlü saldırıların hedefi olduğu, “sol” söylemler altında düzen içi arayışların çözüm olarak sunulduğu, kitlelerin değiştirici gücünün küçümsendiği bir dönemde yeni 15-16 Haziranlar yaratmak için mücadeleyi yükseltmek gerekmektedir. Bugün ihtiyacımız olan devrimci çalışmada derinleşmek, ideolojik düşmanlarımızla aramızdaki sınırı iyice netleştirmek, düzen içi çözümlere karşı gerçek demokratik bir düzen mücadelesini yükseltmek, bu dolayımla bıkıp usanmadan siyasi iktidarın saldırılarına karşı kitleler içerisinde çalışma yürütmektir. Sınıfla soluk alıp vermek, sınıfın gündemini tutmak ve onlarla aynı kaderi paylaşmak devrimci hareketin yaşadığı “darlaşmayı” aşacak tek yoldur. Unutmayalım ki eksikler ve gerilikler ancak politik bir kitle faaliyeti içerisinde aşılabilir. “Ezberler” ancak sınıftan öğrenmeye başlandığı vakit bozulabilir. Gelişmekte olan toplumsal mücadele işçi sınıfının önderliği sağlandığı oranda ilerler ve nihai amaca hizmet eder. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin tarihe düştüğü notu kavrayalım ve o notun rehberliğinde halkın emek ve özgürlük mücadelesine yoğunlaşarak yeni demokrasi bayrağını yükseltelim. |





Ülkemiz on yıllardır sömürü düzeninin siyasal- sosyal ve ekonomik krizlerine tanık olmaktadır. Bu süreçler ezilen milyonların yaşadığı sorunların katmerleştiği ve üzerlerindeki baskıların daha da yoğunlaştığı dönemlerdir.