dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
AKP Hükümetinin “Ulusal İstihdam Stratejisi” Saldırısına Karşı, Emeğimizi ve Geleceğimizi Fiili ve Meşru Temelde Savunmaya Hazırlanalım!

Demokratik Haklar Federasyonu
20 Temmuz 2011

dhflogo2AKP Hükümeti, Temmuz ayı sonunda adına “Ulusal İstihdam Stratejisi” (UİS) dediği ve milyonlarca emekçiyi doğrudan ilgilendiren yeni bir devlet politikası açıklamaya hazırlanıyor.

Ülkemizin, ABD ve AB emperyalistlerinin Ortadoğu üzerindeki siyasi ve askeri, işgal ve ilhak operasyonlarındaki ileri karakol olma rolü daha da pekiştirilirken; bir yandan da ekonomik ve sosyal planda, emperyalist-kapitalist küresel dünya sistemine olan teslimiyeti ve köleliği derinleştiriliyor.

Bunun için de AKP hükümeti bir süreden beridir gerek burjuva-feodal sermayedar kesimler ile devlet yanlısı kimi “meslek örgütleriyle” birlikte, görüş alışverişinde bulunuyor, kamuoyu yoklaması alıyor.

Devrimci, demokrat ve ilerici sendikalar ve meslek örgütleri ile çeşitli siyasal kurumlar da yaklaşan büyük saldırı ve hak gaspı saldırısına karşı emekçi kamuoyunu bilgilendirmeye çabalıyor.

Açıklanacak Olan UİS Belgesi, Ezilen Emekçi Yığınların İdam Fermanıdır!

Son yıllarda hazırlanan, bütünlüklü çerçevesi kamuoyundan gizlenen ve fakat kimi adımları peyderpey “Torba Yasa Tasarısı” gibi paketlerle hayata geçirilen UİS belgesi, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıdı.

AKP hükümeti, 2011 Genel Seçimleri aldatmacasından “zaferle” ayrılışının ardından, “ustalık dönemi” olarak tabir ettiği dizginsiz saldırı sürecinde artık “gizli” çalışmaya gerek duymadan, milyonları ilgilendiren ekonomik ve sosyal hak gaspları saldırılarında daha pervasız hareket ediyor.

Açıklanan belge, bu bakımdan, AKP hükümetinin milyonlarca emekçiyi nasıl karşısına alacağının ve bu konuda hiçbir çekince göstermeyişinin önemli başlıklarıyla dolu.

Kıdem Tazminatları Gasp Edilecek!

“İşgücü piyasasının rekabet edebilirliliğini arttırmak ve işletmeler üzerindeki mali yükü azaltmak” adı altında açıkça belgeye eklenen kıdem tazminatları gaspı, milyonlarca emekçiyi doğrudan ilgilendiriyor!

Belgeye göre, mevcut kıdem tazminatı uygulaması ortadan kalkarken, işçiler artık 10 yıllık bir çalışma sürecinden sonra “İşsizlik Sigorta Fonu”na aktarılan paralarından faydalanabilecek. Bu süre içerisinde işten atılan işçi bu paraya da dokunamayacağı gibi, yeni uygulamaya göre, işçi ancak emeklilik süresi dolduğunda parasını alabilecek.

Bu uygulamanın bir diğer adı ise işverenin yani patronların artık kıdem tazminatı ödeme korkusu ve kaygısı olmadan işçileri işten atma kolaylığının sağlanması olacak.

Ancak UİS’e göre, emekli işçinin alabileceği bu paranın da hiçbir kıymeti yok!

Çünkü günümüzde her 1 yıl için, 1 aylık ücret tutarında hesaplanan kıdem tazminatı UİS’e göre artık 20 yıl için 6 ay olarak hesaplanacak. Yani emekli olan işçinin alacağı kıdem tazminatının hiçbir kıymeti olmayacak!

Esnek ve Kuralsız Çalışma Düzeni Geliyor! Genç İşçilerin Sömürüsü Boyutlanıyor!

Hâlihazırda fiilen uygulanmakta olan sigortasız, iş güvencesiz ve sendikasız çalışma koşulları UİS’le birlikte tamamen yasal güvence altına alınıyor.

UİS içerisinde “güvenceli esneklik” adı altında hayata geçirilecek olan modele göre, sözleşmeli çalışma, sürekli hale getirilecek. Artık geçici süreyle yapılan iş sözleşmelerinin sürekli olarak yenilenmesi süreci ortadan kalkacak ve hepsi doğrudan “belirsiz süreli iş sözleşmesi” statüsüne dâhil edilecek.

UİS içerisinde konuyla ilgili olarak dikkati çeken bir diğer özelikle ise bilhassa genç işçilerin vurgulanmış olmasıdır.

Hâlihazırdaki yüksek işsizlik oranı içerisindeki çoğunluğu oluşturan halk gençliği, “öncelik” verilecek kesimlerin başında geliyor. Buna göre günümüzde de fiilen uygulanan “2 - 3 ay süreli deneme çalışması”, yasal güvenceye alınıyor ve 4 aya çıkarılıyor.

25 yaş altındaki genç işçileri kapsayan bu uygulamada, maaş üçte bir oranında düşürülebildiği gibi çoğu zaman sadece yol ve yemek masrafları karşılığında işçiler sigortasız ve sendikasız olarak çalıştırılıyorlar.

İşçi gençlik içerisinde, meslek okullarında okumakta olan kesimleri üzerinden, UİS belgesine göre doğrudan burjuva-feodal sermayeye teslim ediliyor.

Meslek okullarındaki genç işgücü nüfusunun,  geleceği doğrudan sermayenin ellerine bırakılıyor.

“Eğitim ile istihdamın güçlü bir ilişki içinde olması gerekir” denen UİS belgesinde mesleki eğitimin kademeli olarak özel sektöre bırakılacağı açıkça ifade ediliyor. Yani meslek liselerinin ve yüksekokullarının doğrudan özelleştirileceği belirtiliyor.

Yanı sıra UİS, geçtiğimiz aylarda on binlerce işçinin devlet terörüne karşın sokaklarda direnerek geri çektirdiği “Özel İstihdam Büroları”nı yasal güvenceye alarak hayata geçiriyor!

İşçilerin sendikal haklarını ve toplu iş sözleşme haklarını ortadan kaldıran bu uygulama, modern amele pazarlarını yaratarak, devlet kontrolüne almış oluyor.

Asgari Ücret Uygulaması, Bölgelere Ayrılıyor!

UİS belgesinde, “esnekleşme” stratejileri içerisinde öngörülen bölgesel asgari ücret uygulaması ise burjuva-feodal sermayedarlara adeta ucuz iş gücü cenneti yaratma anlamına geliyor.

Çeşitli ulus, milliyet ve inanç kesimlerine mensup ülkemiz işçi sınıfı, topraksız, yoksul köylülük ve emekçiler, bu düzenlemeyle birlikte, bölgesel planda hâkim konumda olan burjuva-feodal güçlerin sınırsız sömürü koşullarına mahkûm edilirken, bir yandan da işçiler, köylüler ve emekçiler arasındaki gerici kamplaşma ve boğazlaşmaların önü açılmış oluyor.

Devlet güvencesi ortadan kaldırılan asgari ücret uygulaması, fiilen yok ediliyor.

Tüm Devrimci, Demokratik ve İlerici Halk Güçleri ile Emek ve Meslek Örgütleri Biraraya Gelmeli ve Bir Mücadele Platformu Oluşturmalıdır!

Emperyalist-kapitalist dünya sistemi, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamakta olduğu “küreselleşmenin krizini” bir yandan Ortadoğu ve ezilen dünya üzerindeki askeri işgal ve ilhaklarıyla atlatmaya çabalarken; bir yandan da ülkemiz gibi kendisine bağımlı gibi yarı-sömürge ve yarı-feodal ülkeler ile sömürgelerinde idari ve ekonomik sisteminde hayata geçirdiği yeniden yapılandırma operasyonlarıyla krizi idare etmeye çalışıyor!

AKP hükümeti eliyle Türk devlet idari sisteminde ve burjuva-feodal sermaye kesimlerinde hayata geçirilen 10 yıllık operasyon; “Yeni CHP” örneğindeki gibi geri kalan devlet bürokrasisi ve sermayedar kesimlerinde yaşanan yeniden yapılandırma süreçleri ve 2011 Genel Seçimleri gibi aldatmacalar; topyekûn, ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynakları ile emek gücünün ve ulusal pazarının emperyalizme dün olduğundan daha azgınca peşkeş çekilmesinin büyük adımları olarak görünürlük kazandı.

Gelinen aşamada ise devlet, artık çok daha açık bir şekilde kazanılmış haklara saldırmakta ve yine devlet zoruyla bu saldırıları hayata geçirmeye çabalamaktadır.

Yaklaşan süreç, büyük emekçi hareketlerine gebe olduğu gibi, bu düzeydeki bir saldırı dalgasına karşı tüm emek ve demokrasi güçlerinin asgari düzeyde, mücadele platformlarındaki birlikteliklerini de zorunlu kılmaktadır.

AKP hükümetinin kamuoyuna sürdüğü UİS belgesi, emek sömürüsünde ve hak gasplarında bir son nokta niteliği taşımaktadır.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), tüm örgütlü işçi, köylü ve emekçileri başta olmak üzere, söz konusu saldırı dalgasına karşı birleşik, kitlesel ve militan bir mücadelenin doğrudan bir tarafı olduğunu beyan ederken, başta tüm devrimci halk güçleri olmak üzere, emek ve demokrasi güçlerine yerellerde ve merkezi düzeyde ortak platformlarda bir araya gelme kararlılığını yineler!