Ana Sayfa Açıklamalar Asgari Ücrete “31 TL” Zam Yaparak İşçi ve Emekçilerle Alay Edenlere; Örgütlü Mücadelemizi Kuvvetlendirerek Yanıt Olalım!

Demokratik Haklar Federasyonu

Asgari Ücrete “31 TL” Zam Yaparak İşçi ve Emekçilerle Alay Edenlere; Örgütlü Mücadelemizi Kuvvetlendirerek Yanıt Olalım!

Demokratik Haklar Federasyonu
29 Aralık 2009

dhflogo2Hükümetin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yoğun mesaisinin ardından bugün, “asgari ücrete” yapılacak zammı belirledi: %5.2 (!)

Ülkemizde, hâlihazırda, büyük çoğunlu iş güvencesiz, sigortasız ve sendikasız şekilde özel sektörde çalışmakta olan milyonlarca işçiden 16 yaşından küçükler 472 TL, 16 yaşından büyükler de 546 TL asgari ücret maaşıyla, tam anlamıyla, kölelik koşullarında çalışmakta ve yaşamaktadır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Türk-İş gibi sarı sendikaların dahi masadan çekildiği üçüncü oturumunda, işveren ve hükümet temsilcilerinin katılımıyla aldığı bu kararla, işçi emekçi kitlelere yönelik pervasızlığını ve aymazlığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Temmuz 2009 rakamlarına göre, sadece “31 TL” zam anlamına gelen bu belirleme, iş güvencesiz, sendikasız ve çoğunlukla da sigortasız şekilde çalıştırılan milyonlar için sadece hakaret niteliği taşımaktadır!

Ulaşım, barınma, ısınma, zorunlu mutfak giderleri, eğitim ve sağlık haklarına yönelik özelleştirme ve zam terörü karşısında, orta sınıf çalışanların dahi gelinen aşamada, kredi kartlarına borçlanarak ayakta kalmaya çalıştıkları bu koşullarda, 31 TL’lik zam, mevcut hükümetin ve onu yönlendiren emperyalist ağababalarının ülkemiz işçi ve emekçilerine reva gördükleri sömürü ve zulüm düzeninin açık resmi hükmündedir.

Geçtiğimiz yıl içerisinde birbiri peşi sıra ulaşım, ısınma ve zorunlu gıda giderlerini eriten zamlar, 2010 yılında hayata geçirilmek üzere yeniden düzenleniyor.

Elektriğe, 1 Ocak tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kilovat saate % 1.32; doğal gaza en az %35; ulaşım ücretlerine, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirler başta olmak üzere %35 - %40 ve diğer giderlere yine benzer aralıklarda yapılacak vergi artırımları…

AKP Hükümeti, Emperyalistlerle Yaptığı Antlaşmaların Gereklerini Yerine Getiriyor!

AKP hükümetini iş başına getiren emperyalist odaklar ve mali aygıtları, daha önceki hükümetlerle kat ettikleri mesafeyi, AKP dönemiyle birlikte daha da hızlandırma gayreti içerisindedirler.

IMF ve DB politikalarıyla, ülkemiz ekonomisini kontrol altında tutan; birer birer fabrikalarını, limanlarını, havaalanlarını, topraklarını, nehirlerini, okullarını, hastanelerini satılığa çıkaran; milyonlarca işçi ve emekçiyi, işsizliğe, açlığa ve sefalete sürükleyen; tarımı bitiren ve köylülüğü tasfiye eden; bunlara karşı yükselen toplumsal muhalefeti polisiyle, jandarmasıyla zorbalık politikalarıyla, coplayan, gaza boğan, gözaltına alan, tutuklayan AKP hükümeti, emperyalist efendilerinin kendisine biçtiği misyonu büyük bir şevkle icra etmektedir.

Özelleştirmeler, taşeronlaştırmalar; iş güvencesiz, sigortasız ve asgari ücrete mahkûm işçi, emekçi kitlelerinin yaratılması, bir devlet politikasıdır.

AKP hükümeti, kendisini aşan bu politikanın, günümüzdeki uygulayıcısıdır. Uygulama marifeti, diğer “muhalefet” (!) partilerini geride bıraktığı için “hükümet” koltuklarıyla ödüllendirilmiştir.

Ancak tam 15 gündür, Ankara’da tüm olumsuz hava koşullarına, polis ablukasına, saldırısına rağmen direnen TEKEL işçileri; bilhassa son yirmi yılda tasfiye edilen kamu kuruluşlarında geriye kalan işçi ve emekçilerini bekleyen akıbeti çarpıcı bir biçimde ortaya koymakla birlikte, tüm bu saldırıları nasıl bertaraf edeceğimizi de göstermektedir.

Tek Kurtuluş: Örgütlü Mücadele!

Bugün ülkemizde, insanca bir yaşam ve sağlıklı çalışma koşullarının oluşabilmesi için ilerici, demokrat sendikaların belirlediği asgari ücretin miktarı 1.500 TL’dir.

Bu rakamın ancak 3/1’i düzeyinde bir maaşla, günde 12 saate ve daha fazlasına çalıştırılan milyonların; özelleştirilen, ABD ve AB tekellerine yok pahasına peşkeş çekilen fabrikalarımızdan, kamu kurumlarımızdan atılan işçilerin, emekçilerin; özelleştirme yağmasına uğratılan eğitim ve sağlık kurumlarındaki çalışanların; emeklerinin haklarını, kendilerinin ve çocuklarının geleceğini kazanabilmeleri, bugün ancak örgütlü bir mücadelede kenetlenmeleriyle ve bir emekçi iktidarına yürüyen mücadeleleriyle mümkün olacaktır.

TEKEL işçilerinin kararlı mücadelesi etrafında kenetlenerek mücadeleye yüklenelim!

Kitle faaliyetlerinde derinleşelim, örgütlenelim!