dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
"Büyük Alevi Yürüyüşü", Haklı ve Meşrudur!
Demokratik Haklar Federasyonu
11 Kasım 2008

Basına ve Kamuoyuna,

9 Kasım’da Alevi Bektaşi Federasyonu’nun(ABF) Ankara’da düzenlediği “Büyük Alevi Yürüyüşü” on binlerce Alevi’yi demokratik hak ve özgürlükleri için bir araya getirirken; sömürü düzenini ve bu düzenin yarattığı gerici odakları da bir araya getirdi. Tarihin her döneminde ileri-demokratik talepler gerici sistemlerin çeşitli baskı ve zor uygulamalarına maruz kalmıştır. 9 Kasım günü Zaman gazetesinin, Yeni Şafak gazetesinin, çeşitli köşe yazarlarının, bu gerici odaklarla aynı gerici öze sahip olan İzzettin Doğan ve benzer zihniyetli kimi kişi ve kesimlerin “Büyük Alevi Yürüyüşüyle” ilgili açıklamalarına tanık olduk. Bu kesimler Alevilerin demokratik taleplerini görmezden gelerek; “Sivas ve Gazi'yi planlayan eller, yeni oyun peşinde”, “provokasyon olabilir”, “ABF adıyla bir araya gelen oluşum bölücülere hizmet ediyor”, “bu eylem neden bugün düzenlendi”, “bunlar 3–5 bin kişi bunlar Alevileri temsil etmiyor” gibi onlarca söylemi gündeme taşıyarak sömürü düzeninin Aleviler şahsında yüzyıllardır uygulana gelen inkar ve baskı politikalarının bundan sonrasında da devam edeceğini gösterdi.

Bu kesimler Alevileri sokaklara çıkmak zorunda bırakan nedenleri sorgulamak yerine, demokratik haklarına sahip çıkan Alevilere “neden hakkınızı arıyorsunuz” diyor? Bizler bu zihniyeti, daha geçtiğimiz günlerde, demokratik haklarına sahip çıkan Kürtlere “beğenmiyorsanız bu ülkeden gidin” diyen “tek bayrak, tek devlet, tek dil” milliyetçi-şoven yaklaşımını aymazca sergilerken gördük. Bizler bu zihniyeti insanca yaşam isteyen köylülere “ananı da al git” derken gördük. Bizler bu zihniyeti biliyor ve tanıyoruz! Bu zihniyet, Osmanlıdan günümüze uzanan ve ülkemizdeki farklı ulus, milliyet ve inançları yok sayan gerici zihniyetin devamıdır. İzzettin Doğan gibi Alevilerin temsilcisi olduğunu iddia edenlerin Zaman ve Yeni Şafak gazetelerinin temsil ettiği gerici zihniyetle aynı çizgide buluşması manidardır. Çünkü her iki kesim de gericidir! Ve gericiler, efendileri tarafından toplumun farklı kesimleri içerisine yerleştirilerek, ezilenlerin demokratik haklarına karşı amansız bir mücadele yürütürler. Ve zamanı geldiğinde -Büyük Alevi Yürüyüşünde olduğu gibi- kolayca bir araya gelirler.

Bu bakımdan “Büyük Alevi yürüyüşü” sadece on binlerce Alevi’yi bir araya getirmekle kalmamış; aynı zamanda gerici odakları da açığa çıkarmıştır. Bu ülkede kimlerin ezilen inançların ve halkların haklarını savunduğunu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevilerin demokratik hak ve özgürlüklerini savunan ve bizzat Alevilerin var ettiği meşru kurumlardır!

9 Kasım eylemlerini fırsat bilen gericiler, ellerindeki sınırsız imkân vasıtasıyla, ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’ne karşı karalama kampanyası başlattı. ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’ni “tesadüfen bir araya gelen sınırlı bir kesimin oluşumu”, “bölücülere hizmet eden karanlık oluşumlar” gibi çarpıtmalarla ele alan bu kesimler, aslında kendi sınırlılıklarını ve bölücülüklerini sergiledi. ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevilerin demokratik hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ve on yıllardır bu mücadele içerisinde bulunan kurumlardır. ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri bizzat Alevilerin emeğiyle oluşturulmuş kurumlardır. ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’ni yok saymak, bu kurumlara kara çalmak Alevilerin demokratik haklarına ve özgürlüklerine kara çalmaktır! ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, dün olduğu gibi bugün de Alevilerin demokratik taleplerini dile getirmektedir.

ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevilere ve diğer ezilen kesimlere uygulanan baskı, inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı çıktığı için adını Pir Sultanlardan almaktadır! Onun için ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’nin adı İzzettin Doğan ve Zaman Gazetesinin temsil ettiği gerici odaklar arasında değildir! Bundandır ki ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri gericilerin gözünde meşru değildir/olmayacaktır. Zaten bunun bir önemi de yoktur! Önemli olan ezilen milyonların ne düşündüğü ve istediğidir.

ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri; Alevilerin ve dost-devrimci kurumların gözünde ilerici ve demokratik muhtevası olan meşru kurumlardır. Hiçbir gerici saldırı, uzun ve zorlu mücadeleler sonunda nice bedellerle kazanılmış bu gerçeği değiştirecek güce sahip değildir.
Çözüm Alevilerin kendi ellerindedir!

Çözüm, emperyalizme, faşizme ve her türden gericiliğe karşı demokratik haklar ve özgürlükler mücadelesini yükseltmektir!

Alevilerin demokratik hak ve özgürlükleri, emperyalistler ve onlara uşaklık edenler tarafından baskı ve zorla karşılanmaya devam ediyor. Bu kesimler; Alevileri, Kürtleri ve ülkemizde ezilen çeşitli kesimlerin taleplerini yok saymaya ve ezilenleri birbirine düşmanlaştırmaya gayret ediyor. Çünkü onlar ezilenleri bölmeksizin varlıklarını devam ettiremez! Çünkü onlar topluma kin ve nefret tohumları ekmeden sömürü düzenlerini ayakta tutamaz!

DHF, Alevilerin ve diğer ezilen kesimlerin yaşadığı sorunların ülkemizin sosyal ve ekonomik yapısından kaynaklandığına inanmaktadır. Mevcut sosyal ve ekonomik sistem, ezilenlerin çıkarlarını korumadığı için, Alevilerin de dâhil olduğu ezilen milyonların sorunlarını çözemez! Aksine mevcut sömürü düzeni bu sorunları daha karmaşık hale getirmektedir. Onun için Alevilerin sorunu bütün ezilenlerin sorunudur. Ve kabul edilmelidir ki Alevilerin yaşadığı sorunların çözümü Kürtlerden, Ermenilerden ve ezilen-sömürülen çeşitli ulus, milliyet ve inançlardan bağımsız değildir.

Ezilenler için tek ve kalıcı çözüm; ortak sorunları etrafında bir araya gelmek; emperyalizme, faşizme ve her türden gericiliğe karşı omuz omuza mücadele etmek ve demokratik hak ve özgürlükler için örgütlenmektir. Ezilenleri Alevi- Sünni, Türk-Kürt, Laik-anti laik olarak bölen ve birbirine düşmanlaştıran gericiliğe karşı, ancak ve ancak ezilen inançların-halkların birliğini, kardeşliğini ve mücadelesini yükselttiğimiz oranda demokratik hak ve özgürlükleri koruyup geliştirebiliriz.