dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Demokratik Haklar Mücadelemiz, Hâkim Sınıfların Dersim’deki Oyunlarını Kitle Faaliyetlerinde Yoğunlaşarak ve Yaygınlaşarak Bertaraf Edecek, Dost Kurumları Karşı Karşıya Getirmeye Çalışanların Heveslerini Kursaklarında Bırakacaktır!

Demokratik Haklar Federasyonu
22 Şubat 2011

dhflogo2Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), geçtiğimiz aylarda Dersim yerelinde başlatmış olduğu ve “Yozlaşmaya Ortak Olma Karşı Çık” şiarıyla Dersim genelinde hayata geçirdiği başarılı çalışmalarıyla ülke gündemine gelmişti.

Ülkemiz sınıf mücadelesinin, emek ve özgürlük kavgasının, gerek coğrafyasıyla gerekse burada yaşayan halkın etno-kültürel dokusuyla özgün bir yereli olan Dersim'in, yıllardır kanayan bir yarası hükmünde olan fuhuş sektörünü ve yaygın uyuşturucu kullanımını hedef alan kampanyamız, Dersim halkının ve ilerici, demokratik belediyelerinin, kurumlarının kitlesel sahiplenişiyle ciddi ölçülerde püskürtülmüş ve daha da önemlisi, kurumlarımız etrafında kenetlenen Dersim halkının örgütlü iradesi, kendisini önemli bir politik güç olarak ortaya koymuştu.

Dersim halkının, “Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez!” şiarını yaşamsallaştırarak, Yeni Demokrasi güçleri ekseninde sergilediği hızlı ve yaygın politikleşme ve kitleselleşme hamlesi, hâkim sınıflar cephesinde ciddi endişeler yaratmıştır.

“Dersim” Coğrafyasıyla ve İnsanıyla Yok Edilmek İsteniyor!

Bugün, Dersim gerçeği, gerek coğrafyasıyla gerekse halkıyla, çok yönlü ve tarihte hiç olmadığı kadar, orta ve uzun vadede çok ciddi yıkıcı sonuçlar doğuracak olan sistematik bir saldırıyla yüz yüzedir.

Dersim coğrafyası, inşa edilmek istenen onlarca barajla ve inşa edilen yeni ve büyük karakollarla zapt edilmek ve niteliği değiştirilmek istenmektedir.

Baraj gölleriyle doldurulan vadiler ve geri kalan tepelerde kurulan karakollarla Dersim coğrafyası parçalanmak; köy yakmalardan ve zorunlu göçlerden geriye kalan köylüler yeniden göçe zorlanmak; çevre ilçeler ve il merkezi bu yolla izole edilmek; karakollarla halk üzerinde çok daha etkili bir baskı kurulmak ve nihayetinde Dersim, bir il olma gerçeğinden koparılmak istenmektedir.

Dersim'i Dersim yapan Dersimliler ise, sahip oldukları Alevi ve Kürt kimlikleri üzerinden, AKP hükümeti ve CHP muhalefeti (!) marifetiyle “Demokratik Açılım ve Barış” yalanlarına manipüle edilerek öz kimliklerinden uzaklaştırılmak ve devrimci, demokratik halk kültüründen, öz değerlerinden koparılmak istenmektedir.

Türk hâkim sınıflarının bu tarihsel amaç için bugün, dünden farklı olarak devreye soktukları Gülen Cemaati ile Tunceli Üniversitesi gibi bu tarikat örgütlenmelerinin ve hükümetin etkili şekilde yuvalandığı devlet kurumları; son derece etkili ve tehlikeli bir biçimde, Dersim halkının ve özelde de Dersim gençliğinin asimilasyonu için büyük bir çabayla çalışmalarını sürdürmektedir.

Ne yazık ki gelinen aşamada bazı Dersimliler de bu kesimlerle ortak hareket etmekte ve özellikle Alevilik ve bu inancın bazı geleneksel kurumları üzerinden kimi ortak çalışmaları örgütlemektedir.

Öte yandan, bilhassa 1990'lı yılların ilk yarısında yükselen devrimci halk hareketini kitlesel şekilde sahiplenen Dersim halkını, moral değerlerinden uzaklaştırmak ve toplumu içeriden bölmek maksadıyla hayata geçirilen “fuhuş ve uyuşturucu” sektörü ile piyasa kültürü, gelinen aşamada, bilhassa Dersim halk gençliğinin devrimci demokratik değerlerine ve ideallerine ciddi darbeler indirmiş durumdadır. Bu da beraberinde hızlı bir yabancılaşma, çeteleşme ve asimilasyon gerçekliğini ortaya çıkarmaktadır. 

DHF, bu gerçeğin altını ısrarla çizmekte ve yaygın kitle faaliyetleriyle de Dersim’e dönük bu saldırıları bertaraf etmek için çalışmakta ve bu zeminde bulabildiği her fırsatta da dostlarıyla birlikte ortak çalışmalar içerisinde, devletin tüm baskı ve engellemelerine karşın, yer almaktadır.

Fakat Dersim’de de devrimci, demokratik güçler dönem dönem karşı karşıya gelebilmektedir. Bu karşı karşıya geliş kimi zaman süreçlere dönük politik tutum farklılıklarından kaynaklanırken, kimi zaman da çarpıtma ve kışkırtmalarla kurumlar arasında çelişki yaratma tutumlarıyla kendisini göstermektedir.

Geçtiğimiz günlerde Dersim’de temsilcilerimize, üye ve taraftarlarımıza dönük gerçekleşen saldırıların ardından benzer bir olaya tanık olunmuştur. Federasyonumuza dönük gerçekleştirilen saldırılar bir anda silikleştirilerek, gelişmeler DHF ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) arasındaki bir çatışmaymış gibi kamuoyuna servis edilmiştir.

DHF ve BDP, bu gelişmeyi merkezi düzeyde ele alarak sürece doğru bir şekilde müdahale etmiştir. DHF, aynı sorumlulukla hareket etmeye devam edecektir.

Dersim’de Yaşanan Olaylar ve Araştırma Komisyonunun Meseleyi Ele Alış Yöntemi

Konuyla ilgili olarak, resmi internet sitemizde Dersim örgütlülüğümüz tarafından yapılan haber metninde saldırıyla ilgili olarak aktarılan bilgiler haricinde DHF herhangi bir açıklama yapmamış olmakla birlikte, Dersim yerelindeki devrimci, demokratik kurumlarca oluşturulan “Araştırma Komisyonu’nun” yayımladığı bir bildiri söz konusudur.

Öncelikle ifade etmek isteriz ki Araştırma Komisyonu’nun gerek Dersim özgülü konusunda gerekse devrimci dayanışma ve demokrasi güçlerinin birliği konusundaki görüşlerine, yaklaşım farklılıklarımızı koruyarak esasta katıldığımızı ve bu noktada varsa eksikliklerimiz aşmak, dışımızda vücut bulan eksiklikleri de aynı şekilde dostluk sınırları içerisinde eleştirmeye devam etmek kararlılığındayız.

Federasyonumuz “Araştırma Komisyonu”nun yaklaşımının iyi niyetli ve sorunu bir an önce bitirmeye dönük olduğunu teslim etmektedir. Ancak söz konusu metin birçok hususu açıkça ifade etmemiş ve kimi eleştirilerin muhatabının kim olduğunu da muğlâk bırakmıştır.

DHF; Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Halk Cephesi tarafından oluşturulan üç bileşenli araştırma komisyonunun, kamuoyuna dönük olarak yayımladığı değerlendirmesinde açığa çıkan ciddi eksikliklere, bu vesileyle, açıklık kazandırmak istemektedir.

DHF'ye Yönelik Saldırılar ve Dersim Halkının Yaşadığı Gerçekler

İlgili araştırma komisyonunun yayımlamış olduğu bildiride aktarılan olayların doğru kronolojisi ve yaşananlar özetle şöyledir:

1) 14 Şubat 2011 tarihinde, DHF'nin Dersim yerelinde yürüttüğü kampanya sürecinde uyuşturucu madde kullanımından kurtarılan, yozlaşma karşıtı çalışmaların aktif katılımcısı durumuna gelen bir taraftarımız, akşam saatlerinde, alkollü şahıslar tarafından şehir merkezinde alenen saldırıya uğrar.

2) DHF taraftarına yönelik olan ve herhangi bir siyasal kurumla ilişkisi olmayan bu saldırının bilgisi, Dersim örgütlülüğümüze intikal ettiği an itibariyle, ilgili DHF temsilcimiz, saldırı olayına karışan şahıslardan birisinin ailesiyle görüşmek için Moğultay Mahallesi'ne gider.

3) İlgili şahsın ailesiyle yapılan görüşme olumlu sonuçlanır ve aile bu kapsamda derneğimize davet edilir.

4) Saldırıya katılan şahsın aile bireyleriyle, sokakta sakin ve verimli şekilde devam eden sohbet sırasında, ismi araştırma komisyonunda mevcut olan bir şahıs, herhangi bir neden olmaksızın, temsilcilerimize ve üyelerimize yönelik ağır küfür ve hakaretlerde bulunmaya başlar.

Doğrudan temsilcilerimize yönelen bu sözlü saldırılar, temsilcilerimizden birine yönelen fiili saldırı ile tırmandırılır ve akabinde kısa süreli bir arbede yaşanır.

5) Temsilcilerimizin ve halkın yoğun çabasıyla arbede sonlanır ve saldırının yaşandığı yere yığınak yapan kolluk güçlerinin herhangi bir provokasyonuna mahal vermemek için temsilcilerimiz, mahallede ikamet eden üye ve taraftarlarımızı da alarak kurumumuza geçer.

6) DHF Dersim Örgütlülüğü kurumumuzda yaptığı değerlendirme toplantısında, yeniden saldırının yaşandığı yere gitme ve bu olumsuz durumu halka birlikte yapılacak bir toplantıyla giderme ve provokasyon girişimlerini teşhir etme amacıyla bir toplantı örgütleme kararına ulaşır.

DHF temsilcilerimiz ve il yürütmemiz bu noktada hatalı davranmışlardır.

Hareketimize, mücadelemize ve bedellerle örülü değerlerimize yönelik bu çirkin saldırının yaratmış olduğu duygusal bir itkiyle, böyle bir karar ortaya çıkmış ve böylelikle de DHF etrafında kenetlenen Dersim halkının onurlu ve kitlesel mücadelesine yönelik olarak hayata geçirilmek istenen provokasyonlara da ne yazık ki çok kuvvetli bir zemin yaratılmıştır.

Doğru ve samimi bir fikir ve niyetle ancak subjektif ve duygusal değerlendirmelerle atılan bu adım, “DHF'nin kahvehane basarak halka saldırdığı”, “DHF'lilerin bazılarını bıçaklayarak 10 kişiyi yaraladığı”, “17 yaşında bir gencin zorla alınarak dövülmek istendiği” gibi bir yalan propagandanın temel gerekçesi haline gelmesinde esas nedeni oluşturmuştur.

Federasyonumuz bu hususta, Araştırma Komisyonunun görüşlerine katılmaktadır. Bu yaklaşım, çözüme hizmet etmemiştir.

7) Mahallede bu vesileyle yaşanan ikinci arbedede, bir temsilcimiz ve bir üyemiz bıçaklanırken, birçok üyemiz ve taraftarımız da taş, sopa ve kesici aletler sebebiyle yaralanmışlardır.

8) Akabinde ise ne yazık ki birtakım art niyetli unsurların yalan propagandasıyla harekete geçen bir grup, Dersim Demokratik Haklar Derneği'ni basmaya kalkışmıştır.

Kurumumuzun bulunduğu sokağa daha öncesinden yığınak yapmış durumda olan kolluk güçlerinin gözleri önünde, kesici aletler ve sopalarla dernek binasına girmeye ve orada bulunan üyelerimize ve taraftarlarımıza saldırıya yeltenen bu grup, dostlarımızın ve kimi esnafların müdahalesiyle uzaklaştırılmıştır. Bu uzaklaştırma pratiğinde kimi BDP’li dostların da katkısı olduğu anlaşılmıştır.

Derneğimizde toplantı halinde olan üyelerimiz, gürültü üzerine aşağıya indiğinde ise söz konusu grup esasen uzaklaşmış olduğu için, fiili bir karşılaşma yaşanmamıştır.

9) Temsilcilerimiz, derneğimize yönelen bu son saldırıda, gelişmelerin DHF ile BDP arasında bir çatışma olarak yansıtılmaya çalışıldığını fark etmiş ve hemen Dersim’deki devrimci demokratik kurum temsilcilerine, Dersim Belediye Başkanı’na, BDP İl Genel Meclis Başkanı’na, BDP İl Yöneticilerine ulaşarak gerekli bilgilendirmeyi yapmışlardır.

Ancak somut bir geri dönüş olmamıştır.

14 Şubat 2011 günü, Dersim'de yaşanan çatışmaların ve gelişmelerin gerçek niteliği bunlardır.

Araştırma Komisyonunun Bildirisindeki Eksik ve Yanlış Bilgiler

Dersim yerelinde bulunan devrimci ve demokratik kurumlarca oluşturulan Araştırma Komisyonu girişimi son derece doğru ve örnek olumlu bir adım olmuştur.

Ne ki bu komisyonun, çalışmaları neticesinde kamuoyuna yayımladığı bildiri, saldırıya uğrayan ve ciddi bir provokasyona çekilmeye çalışılan kurumumuzu, yaşanan olayların başlamasının sorumlusu gibi lanse etmiş ve Dersim örgütümüzün yayımladığı haber metninde de düzeltme talep etmiştir.

Yayımlanan bildirideki eksik ve yanlış bilgilere ilişkin doğrular ise şöyledir:

1) “DHF yöneticilerinin kavgada yer alması, olay yerine gidiş ve yaşananlar, olayların başlama şekli ve DHF yöneticilerinin bir kavgaya müdahale şekli yanlıştır.

DHF temsilcisi, saldırıya uğrayan taraftarımızla ilgili olarak, saldıran taraftan bir gencin ailesiyle görüşmeye gitmiştir. Bu, doğru ve devrimci bir tutumdur. Burada eleştirilecek bir durum söz konusu değildir.

Buradaki görüşmelerle alakası olmayan kişilerin, ortada hiçbir sebep yokken ortamı gerginleştirmeleri, sözlü ağır hakaretleri ve fiili saldırıları, DHF'ye yönelik bir saldırıdır.

Bu, halktan kişilerin geri ve olumsuz davranışlarıdır. Bu saldırı ve devrimci bir kuruma dönük hakaretler ise tüm devrimci ve demokratik kurumların, karşısında net tavır alması gereken açık, gerici bir saldırıdır.

DHF, eğer saldıran taraf halk güçleri içerisinde yer alan politik bir kurumun üyeleri ise genel teamüllere ve devrimci ilkelere göre hareket eder; saldıran taraf halktan kişiler veyahut gruplar ise de yine kendi devrimci teamüllerine göre hareket eder ancak her halükarda, DHF, saldırı anında kendisini savunur. Bu, yanlış değil doğrudur.

Söz konusu saldırıda yer alan kişilerin tavrının hiçbir devrimci, demokratik kurum ile bağı yoktur. Bu saldırının sorumlusu, yalnız bu saldırıda yer alan kişilerdir.

2) “DHF açıklamasında bir taraftarlarının balkondan toplumun üzerine tüp, merdiven ve daha başka malzemelerin atmasını halkın doğal tepkisi olarak açıklaması yanlıştır. Provokasyon ve kışkırtma yönü güçlü bu davranışın kendilerince de mahkûm edilmesi gerekirdi. Bu girişim ağır bedellere yol açabilirdi. Yapılan açıklamada dernek binasına gelen kitleye, polis işbirliği ile ve provokatörlükle suçlamaya yol açan tanımamalar yanlıştır

Üyelerimiz ve taraftarlarımız 14 Şubat 2011 günü kurumumuzun bulunduğu bina önünde gerçekleştirilmek istenen ve taşların, sopaların, bıçakların kullanıldığı saldırıda, kurumlarını ve büyük bedellerle örülü değerlerini koruma temelinde hareket etmişlerdir.

Zannediyoruz ki bu tutum, bizim kadar tüm diğer devrimci, demokratik kurumların kendilerine yönelecek benzer saldırılara yönelik de sergileyecekleri bir tutumudur ve meşrudur.

Bu saldırının gerçekleştiği esnada taraftarlarımızın kurumlarını koruma kaygısıyla hareket etmesi doğrudur. Fakat saldırının yarattığı atmosferin etkisiyle, evinin balkonundan aşağıya tüp atan taraftarımız, duygusal bir tepki vermiştir. Bu duygusal tepki yanlıştır. Her DHF taraftarı eylemlerini, sonuçlarını hesaba katarak bilinçli bir şekilde hayata geçirmelidir. Bu bakımdan, kurumunu sahiplenme kaygısıyla açığa çıkan bu tepki, kurumumuza, üyelerimize ve taraftarlarımıza yönelen provokatif saldırının daha da büyümesine zemin sunabilirdi.

Burada önemle belirtmek isteriz ki Araştırma Komisyonu, derneğimizi basmaya gelen grubu nasıl tanımladığını belirtmeyerek önemli bir hata yapmıştır.

Örneğin, bu grup kimdir? Devrimci demokratik bir çevre mi, halktan insanlar mı, yoksa devrimci bir kurumu basmayı hedefleyen kimi provokatörlerin etkisiyle oluşan bir grup mu?

Komisyon, bu soruları cevapsız bırakmıştır. Bu sorular cevapsız bırakıldığı için de kamuoyunun doğru bilgilenmesi sağlanamamıştır.

Kanımızca derneğimizi basmaya yönelen grup içerisinde kışkırtıcılar vardır. Yoksa bu saldırı başka türlü nasıl açıklanabilir? Yalan ve çarpıtmalarla derneğimizi hedef haline getiren kimi kışkırtıcılar, olayların gerçek mahiyetini bilmeyen halktan kimi insanlarımızı yanlış yönlendirmişlerdir. Nihayetinde de devrimci bir kurumu basmayı hedefleyen bir grup oluşmuştur.

Hiçbir kurumun söz konusu eylemleri kendi eylemi olarak sahiplenmediği düşünüldüğünde, komisyonun, devrimci bir kuruma sopa ve bıçaklarla saldıran bu grubun "provokasyon ile nitelenmesine" karşı da DHF’den özeleştiri talep edecek düzeyde hassasiyet geliştirmesi anlaşılır değildir.

Dernek binamıza girmeye çalışan grubu kışkırtan kişiler olduğu açıktır. Bu kişiler tüm demokrasi güçlerinin, devrimci demokratik değerlerin tam karşısında tutum almış ve kurumlar arasındaki dostluk ilişkilerini yalan bilgiler ve yönlendirmelerle dinamitlemeye çalışmışlardır.

Bu saldırgan grup, hiçbir engelle karşılaşmadan derneğimize girmiş olsaydı yaşanabilecek sonuçları komisyon hesaplamış mıdır?

Komisyonun “provokatif” olarak nitelediği karşı müdahale, bıçaklı, sopalı grubun dernek binamıza girme gayretinin yarattığı bir sonuçtur. Araştırma Komisyonu, taraftarımızın tepkisine neden olan zemini aydınlatmayarak araştırmasını eksik bırakmıştır.

Komisyonun yayımladığı bildiride, DHF'yi saldırıların sorumlusu ilan etmesi ve olayların başlangıcında DHF'ye ve devrimci değerlere saldıran kişileri ise alenen korumaya alması da çok ciddi bir hatadır.

Eğer benzer bir sorun iki dost kurum arasında yaşansa idi bu duruma uygun teamüllerle hareket edilirdi. Böyle bir durum olmadığı tespit edildiğine göre, o zaman komisyonun, alenen DHF'ye saldıran kişilerin fiillerini “provokasyon” olarak niteleyen DHF'nin tutumunun yanında olması gerekirdi.

3) Bildiride ifade edildiği gibi, DHF ve yaşanan saldırı hakkında sadece www.newededersim.com sitesinde çıkan haberler, var değildir.

Aynı gün içerisinde, www.rojamunzur.com isimli internet sitesinde “Dersim'de Faşist Saldırı” başlığı altında tümüyle yalan haberler kamuoyuna servis edilmiştir.

Ardından, 14 Şubat gününden bugüne internet ortamındaki çeşitli forum sitelerinde, haber sitelerinde ısıtılıp ısıtılıp, en adi küfürler ve saldırılarla DHF ve DHF'liler hakkında yayınlar yapılmakta ve bunlar yapılırken de bu iki sitenin yayımladığı haberler kullanılmaktadır.

Bu, yanlış olmanın ötesinde uyarıyı gerektiren bir durumdur. Bu yayınlar gerçeği bilinçli olarak çarpıtan, kışkırtıcı nitelikte yayınlardır.

DHF, kendisini “faşistlikle” itham etme cüretini gösteren site yönetimini ve saldırı günü yaşananlar hakkında yanlış bilgilerle hareket eden kişileri, derhal sorumlu davranmaya ve tekzip yayınlamaya çağırır!

Yanı sıra Araştırma Komisyonu’nun, eleştirisini yaptığımız hususlarda eksik bıraktığı kimi noktaların, aynı siteler tarafından Federasyonumuza dönük benzer çarpıtmaların parçası haline getirildiği de görülmektedir.

Araştırma Komisyonu’nun yaptığı açıklama, bu siteler tarafından “Dersim'de 3 kişinin bıçaklanması ve 10 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kıraathane baskınından Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) sorumlu tutuldu.”, “Dersim’de sivil toplum örgütleri, 14 Şubat günü bir kıraathanenin Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) yönetici ve üyelerince basılması sonucu 3 kişinin bıçaklanması ve 10 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda DHF'nin özeleştiri vermesini istedi.” başlıklarıyla ve benzer çarpıtmalarla “haberleştirildi”.

Devrimci demokratik kamuoyu ve Araştırma Komisyonu, eleştirilerimizi ve kaygılarımızı, yukarıda aktardığımız somut gelişmeler ışığında, gerçekçi bir şekilde değerlendirmelidir.

Araştırma Komisyonu’nun eksik bıraktığı noktaların çeşitli çarpıtmaları beraberinde getirdiği görülmektedir.

Komisyon, bu eksikleri gidermek ve kamuoyunu sağlıklı bir şekilde bilgilendirmek durumundadır.

Dersim, Halkın Haklı Davasının Müstesna Bir Mevzisidir! Devrimci Kurumlar Arasında Dostluk ve Dayanışma, Devrimci Bir Görevdir!

DHF, gerçekleştirdiği bir eylemde, hatalı yönleri varsa bunları düzeltmekten çekinmez. Hele ki Dersim gibi bir ilde DHF, üzerine düşen sorumlulukların daha fazla bilincindedir.

DHF, bütün provokatif yaklaşımlara rağmen daha özenli ve dikkatli davranması gerektiğinin öz-eleştirisini kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bu anlamda ortaya çıkan özensizlik, provokasyon zeminine ne yazık ki ciddi bir katkı yapmıştır.

Yaşanan saldırı özgülünde, aynı özen ve sorumluluk, dost güçler tarafından da gösterilmeliydi.

Bu konuda yaşanan eksikler, söz konusu saldırının yalan ve çarpıtmalar eşliğinde yayılmasına zemin sunmuştur.

Ezilen milyonların kapsamlı saldırılara maruz kaldığı böylesi bir dönemde devrimci ve demokratik güçlerin dayanışmayı yükseltmesi gerekmektedir.

Federasyonumuz söz konusu saldırıda ortaya çıkan eksikliklerden gerekli sonuçları çıkaracak, kendi eksikliklerini ve hatalarını da aşarak dost devrimci güçlerin ortak mücadelesine katkı sunmak için üzerine düşeni yerine getirmeye devam edecektir.