dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Demokratik Haklarımıza Sahip Çıkmak, Geleceğimize ve Özgür Yarınlarımıza Sahip Çıkmaktır! 1 Mayıs'ta Demokratik Haklar Federasyonu Saflarında Buluşalım!

Demokratik Haklar Federasyonu
24 Nisan 2011

dhflogo2Fabrikada, işyerinde, tarlada, okulda, sokakta... Sömürüyle, eşitsizlikle, adaletsizlikle, inkârla, baskıyla ve tarifsiz acılarla yüzleşmeye devam ediyoruz.

Sömürü düzenin sözcüleri, ABD ve AB emperyalistlerinin sadık uşakları, ülkemizin ekonomik durumunun günden güne gelişmekte olduğunu, demokrasinin ve özgürlüklerin adım adım çoğaldığını söylemekteyken, milyonlarca insan, yaşamın her alanında daha fazla ezilmektedir.

Ülkemizi yüzlerce yıldır yöneten sömürücü sınıflar hemen her dönem, halkı aldatmak için, benzer yalanlara başvurdular. Bir taraftan da işten atmalara, topraklarımızı ağalara ve kapitalist-emperyalist tekellere peşkeş çekmeye, eğitim hakkımızı elimizden almaya, sokak ortasında infazlara, en küçük hak talebini dahi onlarca yıla varan “cezalarla” boğmaya yeltendiler.

Bugün de benzer koşullardan geçiyoruz. Yüzlerce yıldır bu topraklarda, ezilenler, nasıl bir zulüm tufanından geçmişlerse bugün bizler de, aynı zulüm tufanından nasibimizi almaktayız.

Sömürü düzeni, AKP'siyle, Ordusuyla, medyasıyla... “Ekonominin iyiye gittiğini” söylüyor. Tabi bu kesimlerin efendileri olan ABD ve AB emperyalistlerinin de, “ekonomik büyümeden” son derece memnun olduğunu ifade etmekte fayda var.

Evet, bu kesimler haklılar. Ekonomi, sömürücü kesimler için iyiye gidiyor. Başbakan'ın söyledikleri hatırlanacak olursa kriz gerçekten de Başbakan Erdoğan'ın temsil ettiği patronları, ağaları ve bu kesimlerin efendilerini “teğet” geçti.

Emekçilere yapılan 20-30 TL'lik asgari ücret zammında fırtınalar koparanlar, patronların ve ağaların servetlerine servet katmaları için ter döktüler.

Emekçilere 20 TL'yi çok görenler, sadece son iki yıl içerisinde Mehmet Emin Karamehmet'in kasasına 2.2 milyar dolar soktular! Samahat Arsel'in kasasına 2.250 milyar dolar soktular! Rahmi Koç'un kasasına 2.200 milyar dolar soktular! Emperyalist tekellerin kasalarına bu rakamların kat be katını soktular!

Bu liste uzayıp gidiyor! Görüldüğü gibi kriz, AKP'nin patronlarını, ağalarını ve pek tabi olarak emperyalist efendilerini teğet geçmekle kalmamış, bilakis zenginleştirmiştir. Milyonlarca işçiyi, köylüyü, emekçiyi açlığa, sefalete, geleceksizliğe mahkûm edenler krizi fırsata çevirerek sefahat içerisinde yaşamaktadır.

Bu kesimler utanmadan kalkıp demokrasiden, özgürlüklerden, halkın iktidarından bahsetmektedirler.

Genel Seçim aldatmacasının hızlandığı bu dönemde benzer yalanları ülkemizin bütün şehirlerinde, ilçelerinde, kasabalarında, köylerinde hemen her gün dinliyoruz. Televizyonlardan, gazetelerden, radyolardan AKP'nin, CHP'nin ve diğer düzen partilerinin süslü yalanlarına maruz kalıyoruz.

Fakat bu beceriksiz, süslü yalanlar her defasında bir bir ortalığa saçılıyor. Şişirilen balonlar hemen patlayıveriyor.

Gözlerimizin içine baka baka yalan söyleyenler, Afganistan'da, Irak'ta mazlum halkların kanlarına bulaştırdıkları ellerini Libya halkının kanına da bulaştırdılar.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı (ve diğerleri) ikiyüzlüce, Ortadoğu halklarına “kardeş eli” uzattıklarını söylüyor!

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve diğerleri, Ortadoğu'ya kardeş eli uzatıyorsa; şu halde, ABD'nin himayesinde olan NATO'nun ülkemizdeki 24 askeri de üssü neyin nesi oluyor?!

Hatırlayınız. Emperyalistlere uşaklıkta sınır tanımayan bu “kardeş elinin” sahipleri, Irak'ın ABD tarafından işgali sırasında, Konya 3. Ana Hava Jest Üssü'nün, NATO'nun Awacs uçaklarının üssü olarak kullanılmasına onay vermedi mi?

Füze Kalkanı Projesi'yle Çukurova'ya, İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e kısacası NATO'nun uygun bulacağı her yere yeni cephanelikler kurabileceğini söyleyen yine bu kardeş elinin sahipleri değil mi?

İşte sömürü düzeni, emperyalistlere olan bağımlılığın daha fazla derinleşmesi için; çeşitli uluslara, milliyetlere ve inançlara mensup işçinin, köylünün, emekçinin, gencin, kadının daha fazla ezilmesi için 12 Haziran seçimlerinde “güven oyu” talep ediyor!

İnsanca yaşam talebimizi, güvenceli iş hakkımızı, en temel demokratik haklarımızı, bağımsız bir ülkede özgür bir halk olarak yaşama isteğimizi baskıyla, işsizlikle, kanla bastırmaya çalışıyor!

Demokratik Haklar Federasyonu'nda Örgütlenelim!

1 Mayıs'ta, Emeğimize ve Geleceğimize Sahip Çıkmak için Alanları Dolduralım!

Bu saldırılar karşısında savunmasız, korumasız değiliz. Bizler; yani bu ülkenin üretenleri, ezilen milyonları kendi emeğimize ve geleceğimize sahip çıkarsak, özgürlüğümüz için örgütlenirsek, hiçbir gücün bizi engellemesine imkân yoktur.

Fabrikada, tarlada, okulda, mahallede örgütlü olan bir halkın aşamayacağı hiçbir şey yoktur.

Sömürü düzeninin süslü yalanlarına, demokrasi ve özgürlük masallarına aldanmayalım; örgütlülüğümüzden güç alalım, örgütlenelim!

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) bu kavrayışla bütün işçilerin, köylülerin, emekçilerin, ezilen milyonların 1 Mayıs'ını bütün coşkusuyla kutlamaktadır.

1 Mayıs, demokratik haklarımız ve özgürlüklerimiz için örgütlenmenin, ayağa kalkmanın ve el ele, omuz omuza vererek özgürleşmenin adı olsun!

Bütün ezilenleri kendi talepleri, mücadeleleri etrafında daha fazla kenetlenmeye ve 1 Mayıs'ta DHF saflarında alanlara çıkmaya çağırıyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Bıji 1 Gulan!

Örgütlü Bir Halkı Hiçbir Kuvvet Yenemez!