dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Devletin, Yeni Demokrasi Güçleri ve Diğer Demokratik Halk Güçleri Üzerinde Estirdiği Terör, Sınır Tanımadan Devam Ediyor!

Demokratik Haklar Federasyonu
27 Nisan 2011

dhflogo2Geçmişten bugüne emperyalist-kapitalist sistemin çıkarlarına uygun konumlanan ve uşaklık görevini, en iyi biçimde yerine getirme konusunda her geçen gün tecrübelerini geliştiren ülkemiz hâkim sınıfları; türlü maskeler arkasına gizlediği faşist niteliğini, günümüzde sahte "demokrasi" söylemleri ve "demokratik açılımlarla" besleyerek sürdürmeye devam ediyor.

Yaklaşan genel seçimler sürecinde devlet erkânının diline pelesenk olan "demokrasi" ve "hukuk" söylemleriyle, ezilen milyonlarca emekçi kandırılmaya çalışılırken, bir taraftan da bu oyunu bozan devrimci-demokratik güçlere yönelik saldırılar tırmandırılmaya devam etmektedir.

Bu saldırıların hedefinde olmak, özellikle toplumun dinamik kesimleri tarafından şaşırtıcı değildir.

Mevcut sisteme alternatif olma çabası, halkın iktidarın öznesi olacağı, kendi söz, karar ve yetkisini açığa çıkaracak mücadeleye dâhil olmasını hedefleyen mücadelelerin yükseltilmesi ve milyonlarca emekçinin umutlarını artık egemenlerin iki dudağının arasında değil de kendi öz dinamiklerinde aramaya dahafa fazla yönelmesi, bugün egemenlerin en büyük korkusu olmaya devam ediyor.

İşte bu korkunun öznesi olan devrimci-demokratik ve ilerici kesimler, üzerlerinde saldırıların da en fazla yoğunlaştığı kesimler olmaya devam etmektedir.

Demokratik Haklar Federasyonu'na (DHF) yönelik olarak sistematik bir hal alan bu saldırılara şaşırmıyoruz! Çünkü bu mücadeleyi ısrarla sürdürmeye devam ettikçe, baskı ve şiddetin de arttığını, on yıllardır yürüttüğümüz mücadelenin kazandırdığı deneyim ve özgüvenle biliyoruz.

Hâkim sınıfların henüz iki ay önce, 23 Şubat 2011 tarihinde kurumumuza yönelik gerçekleştirdiği saldırıda ev ve kurum baskınlarıyla birlikte, 7 ilde kapsamlı şekilde hayata geçirilen gözaltı terörü sonucu, 22 üye ve taraftarımız gözaltına alınmış ve 8 üyemiz tutuklanmıştı.

Devlete göre DHF'lilerin suçları: halkın ekonomik, sosyal ve siyasal demokratik haklar mücadelesi yürütmek, emekçiler üzerinde yoğunlaşan saldırılara karşı mücadeleyi yükseltmek, ezilen halkları ve ulusları hedefleyen NATO ve Füze Kalkanı saldırılarını teşhir etmek, bu kapsamda basın açıklaması düzenlemek, slogan atmak, kitle faaliyeti yürütmek idi (!)

Sadece son bir haftalık saldırı bilançosuna baktığımızda da gerçekleştirilen gözaltı, tutuklama ve sokak infazlarının hedefinde yine devrimci-demokratik halk güçlerinin yer aldığını görüyoruz.

1 Mayıs sürecinin yaklaştığı ve demokratik hak talepleri mücadelesinin geniş emekçi kitlelerle daha yoğun buluşturulduğu bugünlerde, yeni gözaltı saldırıları da gündeme geliyor.

Örneğin, 25 Nisan 2011 tarihinde gece yarısı, demokratik çözüm çadırlarına ülke genelinde eş zamanlı olarak operasyon gerçekleştirildi ve sonrasında İzmir’de yapılan ev baskınlarında 10 BDP üyesi, 5 SDP üyesi, 2 ESP üyesi ve 1 KÖZ okuru gözaltına alındı.

Bu saldırılara eş zamanlı olarak 26 Nisan 2011 tarihinde DHF'ye yönelik devletin gözaltı terörüne Denizli ve Balıkesir’de bir yeni halka daha eklendi.

Denizli Demokratik Haklar Derneği üyeleri ve Balıkesir'deki DHF ve DGH faaliyetçileri ile Özgür Gelecek Gazetesi okurlarının evleri sabahın erken saatlerinde, “Terörle Mücadele” polisleri tarafından basıldı.

Denizli'de, DHF'lilerden Müslüm Kaymaz, Muhammed Önal ve Aysun Düşkün gözaltına alındı.

Balıkesir'de ise 9'u DHF ve DGH faaliyetçisi ve taraftarı olmak üzere toplamda 15 kişi Denizli'yle eş zamanlı yapılan ev baskınları ile gözaltına alındı.

DGH ve DHF faaliyetçisi ve taraftarları Alaattin Sönmez Hüseyin Şimşek, Esefkan Gülerdoğan, Helin Selekoğlu, Sevil Ağakaya, Sevda Serinyel, Selin Ateş, Başak Yaşar, Ercan Denizhan; Özgür Gelecek Gazetesi okurları Derya Özata, Fatih Akikol, Barış Karakuş, Barış Bakar ile isimlerinin Mahircan Gültekin ve Ali Uğur olduğu öğrenilen üniversite öğrencileri halen gözaltında tutulmaktadır.

Gözaltı süreleri üç gün uzatılan öğrencilerin alınan gizlilik kararı sonucu aileleri ve avukatları ile görüşmeleri engellenmektedir.

İHD’den alına bilgilere göre, polisin elinde hala arandıkları ifade edilen daha geniş bir liste bulunmaktadır. İHD Marmara temsilcisi, Balıkesir’de her sene devrimci, demokratik ve yurtsever öğrencilere yönelik gözaltı sürecinin özellikle sınav dönemlerine denk getirildiğini ve bu sene de "1 Mayıs faaliyetleri sürecinde" gerçekleştirildiğini dile getirmiştir.

Görünen o ki gözaltına alınanların bu sefer ki suçu, "1 Mayıs faaliyeti yürütmektir" (!)

Her dönem farklı biçimlerde yapılan bu saldırlar sistemin nasıl bir acizlik içerisinde olduğunu ve çözümü katletme bastırma ve sindirmede bulduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bizler DHF'ye ve dost kurumlara yönelik bu saldırılara karşı birlikte mücadele edeceğimizi, bu saldırıları göğüsleyerek, demokratik haklar mücadelemizde ısrar ve kararlılıkla devam edeceğimizi ilan ediyoruz.

Halkımızı, devrimci, demokratik, yurtsever kurum ve örgütleri, tüm duyarlı kamuoyunu baskı ve gözaltılara karşı tepkilerini yükseltmeye eyleme, sokaklara davet ediyoruz.

Hiç usanmadan bir kez daha tekrarlıyoruz!

Demokratik haklar mücadelemizi terörize ederek bastırmaya ve ezilen milyonlarca emekçinin mücadelesinden ve onları da mücadelemizden koparmaya çalışanlara en güçlü yanıtımız, soluksuz sürdüreceğimiz örgütlü mücadelemiz olmaya devam edecektir.