| “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu” Büyük Bir Başarıyla Sonuçlandı! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Yeni Demokrasi perspektifiyle, yerel yönetimler alanında mücadelelerini sürdürmekte olan Hozat (Dersim) ve Mazgirt (Dersim) belediyelerinin öncülüğünde örgütlenme çalışmalarına başlanan sempozyum, ilk hazırlık toplantılarının akabinde, akademisyenlerin ve çeşitli meslek örgütleri ile meslek odalarında çalışmalarını sürdüren bireylerin özverili, samimi katkılarıyla geniş bir kesime ulaşmayı başardı. Ulaşılan bu geniş bileşenin “Sempozyum Düzenleme Kurulu”nu oluşturmasıyla birlikte, “devrimci-halkçı yerel yönetimler” tartışması da yine oldukça geniş bir kesimin ilgisine mazhar oldu. Bu bakımdan sempozyumun başarısını sağlayan temel etmenin, yaklaşık 5 aydır başta Dersim, Ankara ve İstanbul olmak üzere, çeşitli illerde sarf edilen bu yoğun emek süreçleri olduğu öncelikle ifade edilmelidir. Nihayetinde Hozat, Mazgirt, Amed, Pertek (Dersim), Samandağ (Hatay), Aknehir (Samandağ’ın Beldesi) belediyeleri şahsında cisimlenen sempozyum, oldukça geniş bir akademisyen, araştırmacı kesim ile sendika, oda, politik ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yüzlerce kişiyi biraraya getirmeyi başardı. Sempozyuma ilgi ve katılım, iki gün boyunca öylesine yoğun oldu ki sempozyum salonu haricinde, büyük ekran televizyondan yayın yapılan fuayede ikinci bir salon daha oluşturulmasına karşın, izleyiciler zaman zaman buraya da sığmadılar. “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, Tarihsel Öneme Sahip Bir ‘İlk’e İmza Attı Yeni Demokrasi güçlerinin girişimleriyle birlikte, devrimci-halkçı yerel yönetim deneyimlerinin ülkemizde ilk defa böylesi bir genişlikte ele alınması ve yarına dair somut bir yol haritası oluşturulmasına vesile yapılmaya çalışılması, sempozyumu bir başına teorik tartışma platformu olmaktan çıkardı. Yerel yönetimler olgusunun, emekçi sınıfların iktidar mücadelesi içerisindeki demokratik hakları için mücadeleleri zemininde, nasıl bir siyasal ve örgütsel perspektifle değerlendirilmesi gerektiği; bu yaklaşımın, halkın iktidar mücadelesiyle olan siyasal bağının ve mevzilenişinin nasıl olması gerektiği; bu anlamda, gerici devlet aygıtı içerisinde, sahip olduğu sınırlarla birlikte halkın haklı muhalefetine nasıl ve ne gibi olumlu katkılar sunabileceği konularında, ülke tarihinde ilk kez, dünü ve bugünü birleştiren; bunları dünyadaki benzer örnekleriyle karşılaştıran bir çalıştay, Mazgirt ve Hozat belediyeleri öncülüğünde vücuda gelmiş oldu. “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, ilerici, devrimci ve komünist hareketin deneyimlerinin 2011 gerçekliği içerisinde sentezlenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da ülkemiz sınıf mücadelesine yapılmış önemli bir katkı olarak değerlendirilmelidir. Kaldı ki sempozyum, gerek konuları, gerekse de sonuçları itibariyle önümüzdeki süreçte, bu alanla ilgili olarak yapılacak bütün çalışmalara rehberlik yapacak düzeyde bir nitelik de açığa çıkarmıştır. Kısaca, bu sempozyumda öne çıkan başlıkları şöyle değerlendirebiliriz: “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, Yerel Yönetimleri Sınıfsal Perspektifle Ele Almanın Önemine İşaret Etti “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, ulusal ve uluslararası düzeyde ezilenlerin tarihsel ve güncel “yerel yönetim” deneyimlerini tartışarak, devrimci yerel yönetimler deneyimlerinin açığa çıkardığı olumlu ve olumsuz yanlara somut örnekleri üzerinden işaret etti. Emperyalist-kapitalist dünya sisteminin “yerel özerklik”, “otonomi”, “komün” gibi birçok kavramla ve bunlara bağlı olan birçok güncel pratikle, neo-liberal yerelci ekonomi-politikalarıyla, ezilenleri gerici dünya sisteminin nasıl birer yedeği haline getirmeye çalıştığı, çeşitli çarpıcı örneklerle vurgulandı. Ayrıca, ezilenler ve onların örgütlü kuvvetlerinin “yerellerde” halkın demokratik hakları ve özgürlükleri için mücadele etmesinin önemli ve gerekli olduğu kadar tam da bu mücadeleler vasıtasıyla, gerici devlet mekanizmasının kesinlikle değiştirilemeyeceği net bir şekilde vurgulandı. Ezilenler cephesinde olumlukların ve olumsuzların tam da bu noktada başladığı, bu deneyimler ışığında ezilenlerin, emperyalist-kapitalist dünya sisteminin saldırılarına karşı dikkatli olması gerektiği, sınıf mücadelesinin tarihsel tecrübelerinin akıllardan çıkarılmaması gerektiği ve yerel yönetimler mücadelelerine de bu noktadan yaklaşılması gerektiği, öne çıkan temel vurgular oldu. “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, Demokratik ve Devrimci Kurumların, Yerel Yönetimler Alanındaki Önemli Sorunlarına da İşaret Etti Devrimci-halkçı yerel yönetimlerin güncel temsilcileri olarak öne çıkan belediyeler şahsında ele alınan oturumda, demokratik ve devrimci kurumların yerel yönetimleri mücadelenin bir alanı olarak ele almada ve yönlendirmede yetersiz oldukları görüldü. Yerel yönetimler alanında, Kürt ulusal hareketinin kendi hedefleri ekseninde bir programa sahip olduğu ve özellikle son 20 yılda bu deneyimlerini geliştirmeye ağırlık verdikleri gözlemlendi. BDP’li belediyelerin, bugün özellikle “demokratik özerklik” politikası doğrultusunda, kendi cephelerinde örnek modeller olarak ele alındığı ve bu minvalde belediyecilik çalışmalarına ağırlık verdikleri anlaşıldı. Demokratik Haklar Federasyonu’nun (DHF) ise yeni demokrasi mücadelesinin deneyimlerine yaslanarak Hozat ve Mazgirt belediyeleri şahsında, yerel yönetimleri sınıf mücadelesinin bir alanı olarak ele alma yolunda belirli programatik bir yönelime sahip olduğu; bu minvalde, nitelikli belediyecilik pratiklerinin yanı sıra siyasal zeminde de yerel yönetimleri ve bu dolayımla halkın iradesini genel mücadeleye taşımaya çalıştığı ve bu yönelimlerini geliştirme ve ilerletme çabalarına ağırlık verdiği aktarıldı. Sempozyuma katılımcı olan diğer demokratik, halkçı belediyeler şahsında ise planlı, programlı politik yönelimin, hedefin esasen belirsiz kaldığı; buralardaki uygulamaların yoğunlukla daha nitelikli belediyecilik hizmetleri üzerinden tanımlandığı, hayata geçirildiği; halkın örgütlenmesi, halkın siyasal mücadeleye katılım kanallarının oluşturulması gibi konularda ise belirgin programatik ve hedefi belirgin bir yaklaşımın olmadığı anlaşıldı. Sempozyuma katılımcı olan tüm devrimci-halkçı yerel yönetimlerin ise gerek deneyim paylaşımı ve bu amaçla tarihsel ve güncel örnekleri üzerinden bilimsel yöntemlerle alan çalışmalarının geliştirilmesi gerekse de halkın yerel yönetimlerde halk meclisleri örgütlenmeleri üzerinden belirleyici olması ve yerel yönetimlerin sınıf mücadelesinin bir bileşeni olarak ele alınması gibi konularda, önemli sorunlara da sahip oldukları bir bütün olarak ortaya çıktı. Bu anlamda sempozyum, tarihi bir ilk adım olarak, var olan tüm tartışmalar ve işaret ettiği eksiklikler üzerinden, gerek siyasal planda gerekse de uygulamaları itibariyle “devrimci belediyecilik” mücadelesi için bir yol haritası oluşturmada, tarihsel öneme sahip bir bilgi ve deneyim birikimi de ortaya çıkarmış oldu. “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Birliği” İnşa Edilmelidir! Sempozyumun önemli sonuçlarından bir tanesi de “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Birliği’nin” inşa edilmesi fikri oldu. DHF’li belediyelerin ve Dersim Demokratik Halk Dayanışması’nın sempozyum tartışmalarına sunduğu bu somut öneri de tüm devrimci ve demokratik belediyecilik çalışmaları açısından var olan eksiklerin aşılarak, yerel yönetimler alanında devrimci-halkçı alternatiflerin geliştirilmesi ve halkın haklı mücadelesine, yerel yönetimler cephesinden de devrimci bir mevziinin ortak zeminde inşası çalışmaları için somut bir tartışma başlığı oldu. Yerel Yönetimler Alanındaki Deneyimleri ve Olanakları, Halkın Haklı Davası İçin Seferber Edelim! DHF, “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”nun, geliştirilmesi ve ilerletilmesi gereken son derece önemli bazı sonuçlara işaret ettiği düşüncesindedir. Bu minvalde, ilgili çalışmalarını, aynı ciddiyet, disiplin ve örgütçülük tutumu içerisinde, kitlelerin inisiyatifini esas alarak sürdürecektir. DHF, diğer devrimci ve demokratik belediyecilik çalışmalarıyla daha yakın ilişkiler geliştirme ve önerisini somutlaştırma gayreti içerisinde olacaktır. DHF, böylesine önemli bir sempozyumun, katılımcıları ve sunumları itibariyle halkın haklı mücadelesinde son derece dikkat çekici tartışmalar ve değerlendirmeler sunmasına karşın devrimci ve demokratik kamuoyuna hitap eden kimi yayın organları ve internet sitelerinden, hak ettiği yeterli ilgiyi görmediği düşüncesindedir. DHF, bu sempozyumun, yazılı biçimde de toparlanması ve geniş kesimlere ulaştırılması hususunda da ısrarcı bir çalışma örgütleyecektir. DHF, halkın demokratik hakları için sürdürdüğü mücadelelerin geliştirilmesi yolunda yerel yönetimlerin de önemli bir mücadele alanı olarak öne çıktığını; bu nedenle başta Yeni Demokrasi güçleri olmak üzere, bütün ilerici, demokratik, devrimci kamuoyunun bu alanla ilgili deneyimlerini ve olanaklarını, ortak platformlarda seferber etmesi gerektiğini tartışmaya sunmaktadır. |





Uzunca bir zamandır hazırlık çalışmaları sürdürülen “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Sempozyumu”, 3-4 Aralık 2011 tarihlerinde Ankara’da başarıyla sonuçlandırıldı.