| DTP Şahsında İradesizleştirilmek ve Teslim Alınmak İstenen; Ulusal ve Demokratik Hak Talepleri Mücadelesini Yükselten Kürt Ulusu’dur! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu 17 Nisan 2009
Özellikle ekonomik krizin etkisiyle, mevcut saldırıların çeşitlenerek yaşamın her alanına bugün daha güçlü nüfuz ettiği gerçeği, her yeni saldırıyla bir kez daha açığa çıkmaktadır. Kriz bahanesiyle derinleştirilen ekonomik, sosyal saldırılarla işsizlik, yoksulluk ve açlığın sınırları ‘daha ötesi olabilir mi?’ sorusunu her gün geçersiz kılmakta, dipsiz bir kuyu gibi insanlık onurunu, insan olmanın en temel gereksinim ve haklarını yokluk sınırına doğru çekmekte, milyonlarca emekçiyi mağdur ve çaresiz kılmaktadır.
Ancak bu gömlek artık dar geliyor! Baskı ve sömürünün niteliği ve biçimi derinleşip çeşitlendikçe, öfke ve isyan da büyüyor, büyüyecek! En küçük demokratik hak talepleri mücadelesi dahi terörize edilerek engellenmeye çalışıldıkça, gözaltılarla, işkence ve katliamlarla engellenmeye çalışıldıkça, daha da vazgeçilmez olmaya, geniş kitlelerle daha fazla buluşmaya devam ediyor. Egemenler bu kaçınılmaz durumun farkında! İşte bu nedenle kendi düzenlerini var etmek ve emperyalizmin ihtiyaçları temelinde hayata geçirilen yapılandırma sürecinde uşak ve işbirlikçi bir zeminde konumlanmak için var güçlerini kullanırken; bir taraftan işçileri kapı önüne koyarken, peşi sıra zamlarla emekçilerin yaşamlarındaki darboğazı artırırken, bir yandan da her geçen gün artan emekçi mücadelelerin önüne geçmenin en ince yol ve yöntemlerini uygulamaya çalışıyor. “Demokratikleşme” ve “demokratik açılımlarda bulunma” maskesini takınan egemenler, ideolojik ve kurumsal saldırılarla her türlü demokratik hak ve talepler mücadelesini baltalamaya, ezilenlerin her türlü mücadele alanını gasp etmeye devam ediyor. “Yerel seçim açılımı”, “Alevi açılımı”, “Kürt açılımı”... Demokratikleşme maskesi, faşizmin gerçek yüzünü saklayamıyor! Ezilen Kürt Ulusu’na yönelik saldırılar da tüm bu emperyalist patentli sistematik saldırılar içerisinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Yerel seçim öncesi egemenlerin yerel seçime yönelik politikalarının bir parçası olarak açtıkları TRT Şeş gibi TV kanalları ile Kürtlerin ulusal ve demokratik hak talepleri ve bu uğurdaki mücadeleleri, “dil” sorununa indirgenerek ve üstelik bu uygulamanın söz sahibi olmaktan uzaklaştırılarak sürdürülüyor. On yıllardır Kürt Ulusu’na yönelik sürdürülen baskı ve imhanın başka bir yolu da böylelikle devreye konulmuş oluyor. Başbakan Tayyip Erdoğan seçim mitinglerinde Kürtçe konuşarak ‘demokratik’ olduğu için alkış toplarken; DTP milletvekili Ahmet Türk mecliste Kürtçe konuştuğu için yerden yere vuruluyor. Yine yerel seçim süreci öncesi AKP’nin “Diyarbakır”ı fethedeceğiz, “Doğu illeri bizim olacak” propagandalarıyla yoğunlaştığı bölgelerde başarısızlığa uğraması ve DTP’nin kazanmış olduğu başarı, yine egemenlerin tüm güçlerini seferber etmelerine rağmen yaşadığı hayal kırıklığı ve hazımsızlık, yerel seçim süreci sonrası DTP’ye yönelik saldırılara dönüşerek “demokrasi maskesinde” koca bir gedik daha açtı. DTP’ye 14 Nisan’da 15 ilde yapılan baskınlarla başlayan gözaltılar, 6 ilde daha ev baskınları ve DTP binalarına yapılan baskınlarla gözaltılar devam ediyor. Sadece son dört gün içerisinde, DTP yöneticilerinin de içinde yer aldığı toplam 245 kişi gözaltına alındı. Mevcut saldırılar ABD emperyalizmin yeni dönem Ortadoğu politikalarının hedefleri doğrultusunda; bu politikaların emrine amade ülkemiz uşak ve işbirlikçi egemenlerinin eliyle düzenlenmiştir. Bu yolla Kürt Ulusu, iradesizleştirilmek istenmektedir. Kürt Ulusu’nun örgütlü gücü ve mücadelesi, tasfiye edilmeye çalışılmaktadır. Öyle ki en temel haklarına, demokratik ve yasal her türlü kurumsal mücadelelerine yönelik saldırılar gün geçtikçe daha da pervasızlaşmaktadır ve Kürt Ulusu anti-emperyalist güzergâhta başta kendi topraksız ve yoksul köylülüğü olmak üzere işçi ve emekçilerinin mücadelesini, ezilen yığınlarla aynı zeminde ilerletmeye devam ettirdiği ölçüde yoğunlaşarak artamaya da devam edecektir! Demokratik Haklar Federasyonu olarak, mevcut saldırıyı tüm devrim ve demokrasi güçlerine, her türlü demokratik hak ve talepler mücadelesine, onların kurumsal ve örgütsel iradesine yönelik saldırıların bir parçası olarak görüyor ve bu hassasiyette ezilenlerin mücadelesini sahipleniyor, emekçi halklarımızı, demokratik haklar mücadelemizin önemli mücadele alanlarından birisi olan Kürt Ulusu’nun haklı kavgası yanında yer almaya, desteklemeye çağırıyoruz. |





Emperyalizmin ve uşaklarının ezilen halklar ve uluslar üzerindeki terörü katlanarak devam ediyor.