| Düşman Çizmesi Altında Çiğnenen Senin Yurdundur! Emperyalistlerin ve Uşaklarının Özelleştirmelerine, Hak Gasplarına, NATO Üslerine ve Füze Kalkanlarına Karşı, Emeğine ve Geleceğine Sahip Çık! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Elbette ki burada “belirlenen şey” de, başta ABD olmak üzere, diğer batılı emperyalist kuvvetlerin, şimdi yükselmekte olan Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin başını çektiği Asya sermayesine karşı; bugün ABD’nin ve NATO’nun işgallerle yerleştiği Ortadoğu olmak üzere, yeni sömürü alanlarının ele geçirilmesi ve var olanların da korunması konsepti olmuştur. İşte bu kapsamda, ülkemiz de ABD’nin başını çektiği NATO’nun, Ortadoğu’daki ileri karakolu olma vasfını, şimdi “füze kalkanı projesi” adı altında yeni silahlarla donatılarak, emperyalistlerin silah deposu olma ve bölge ülkelerine karşı yeni askeri güç görevleriyle ilerleterek; bu kanlı senaryo içerisinde, AKP hükümeti eliyle öne sürülmüştür. Ülkemiz emekçileri ve ezilenleri, aylardır baş aktörlerini AKP, CHP ve MHP’nin oluşturduğu, “referandum”, “yeni anayasa”, “Ergenekon”, “darbe” ve “türban” oyunlarıyla oyalanadursun; hâkim sınıfların önemli gündemlerinden birisi de işte bugün batılı emperyalist merkezleri de içerisine alan ve genişleyen küresel ekonomik krize karşı, yeniden inşa ettikleri ekonomik, sosyal, siyasal ve askeri stratejilerinin uzantısı olan NATO toplantıları idi. NATO, yani ABD’nin öncülüğündeki batılı emperyalist kuvvetler ve onlara tabi kukla hükümetler toplamı, gerçekleştirdikleri bu son derece önemli toplantıda, ülkemiz için “Füze Kalkanı Projesi”ni hayata geçirdiler! Füze Kalkanı Projesi, ABD’nin, Asya ve Ortadoğu’ya Dönük Emperyalist Çıkarının Bir Ürünüdür! Tüm dünyada, ABD merkezli olarak yaşanan ekonomik krizle birlikte artık 1990’larda çözülen Sovyet Sosyal Emperyalizmi’nin ardından ifade edilen “tek kutuplu dünya”, fiili olarak geride kalmıştır. Şimdi artık Rusya, Çin, Hindistan, İran ve Asya’daki diğer önemli sermaye güçleriyle birlikte; dünyamızda yeni emperyalist ve kapitalist güç dengeleri ve buna bağlı olarak da ezilen dünya üzerinde yeni hegemonya mücadeleleri gündeme gelmektedir. ABD ve ona tabi emperyalistler, Yugoslavya, Afganistan ve Irak işgalleriyle; buralarda kurdukları küçük yeni devletçiklerle yahut kukla hükümetlerle, kendi ekonomik krizlerine çareler aramakta, bir yandan da gelişip güçlenen Asya sermayesine karşı yeni savaş cepheleri açmaktadırlar. NATO, ülkemizde, son on yılda AKP eliyle önemli bir ekonomik, sosyal, siyasi ve idari düzenlemelere giderek, hâlihazırda elinde tuttuğu bu mevzide, şimdi kendi nükleer silahlarını konuşlandırmaktadır. NATO, Asya’nın mazlum halklarına ve büyük sermaye tekellerine karşı yeni bir cephe örmekte ve ülkemizi de insanıyla, coğrafyasıyla, emeğiyle, birikimiyle ön cepheye sürmektedir. NATO, Ezilen Dünyanın Düşmanı, Halkların Katilidir! II. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın akabinde ABD öncülüğünde kurulan NATO, bu emperyalist kampın, dünya üzerinde estirdiği işgal, ilhak, sömürü ve zorbalık terörünün askeri aygıtı olarak sayısız katliama imza atmıştır. NATO milyonlarca insanın ölümünden, milyonlarcasının yaralanmasından ve çok daha fazlasının sefaletinden sorumludur! Şimdi, NATO, bir kez daha ABD emperyalizminin, dünya egemenliğini koruma hesapları içerisinde yeniden konumlandırılmıştır. NATO, “savunma” adı altında, ezilen dünyayı ve emperyalist rakiplerini tehdit etmektedir. Ortadoğu’da, başta İran ve Suriye olmak üzere, kendisi için engel saydığı devletler yönelik askeri hesaplarını, NATO, şimdi ülkemiz üzerinden hayata geçirilecektir. “Füze Kalkanı Savunma Amaçlıdır” Söylemi, Beceriksiz Bir Yalandır! Ülkemiz uşak hâkim sınıflarının AKP hükümeti eliyle imza attıkları bu antlaşma için “hedef gösterilen bir ülke ismi koydurmadık” diyerek halkımıza, söz konusu askeri taşeronluğu yutturmaya çalışmaları, büyük bir yalandır. ABD ve işgalci diğer emperyalist güçler Afganistan’da ve Irak’ta batağa saplanmışlardır! Kukla hükümetleri, hükümet binaları ve işbirlikçi güçler haricinde işlevsizdir! Askeri açıdan, zor durumdadırlar. Öte yandan, ABD’nin başını çektiği dünya ekonomisi, hala krizden çıkabilmiş değildir ve kriz derinleşerek sürmektedir. Gelişen ve güçlenen Asya sermayesi karşısında Ortadoğu’da işgal ettiği mevzileri elinde tutmak dışında askeri seçeneği olmayan ABD, ülkemiz hâkim sınıfları gibi uşaklarıyla birlikte yeni kanlı maceralara atılmak için hazırlık yapmaktadır. Gerçek olan, bu tablodur ve ülkemize yerleştirilecek olan “Füze Kalkanı”, savunma değil saldırı amaçlıdır. Hedefi ise Ortadoğu’nun ezilen halklarıdır! “Füze Kalkanı” İşçilere, Köylülere ve Emekçilere de Bir Tehdittir! Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve Ortadoğu’da da işçilerin, köylülerin ve emekçilerin gerçekten demokratik bir düzen ve insanca bir yaşam mücadelesi sürmekte ve emperyalistler ile onların uşağı patronlar ve ağalar hükümetlerini de korkutmaktadır. Bu yüzden yeni hak gaspları yasaları çıkarılmakta, emekçinin boynundaki ilmek daha da sıkılaştırılmakta ve emperyalistler, yerli uşaklarını ezilen halkların devrimci ayaklanmalarına karşı silahla ve parayla desteklemeye devam etmektedirler. İşte Füze kalkanı projeleri, bugün başta Nepal’de, Hindistan’da, Filipinler’de ve ezilen dünyada işçilerin, köylülerin ve ezilenlerin gerçek barışa, özgürlüğe, halk demokrasisine yürüyen halk savaşlarına karşı da hayata geçirilmektedir. Bu durum, Ortadoğu’nun diri, dinamik, anti-emperyalist devrimci ulusal güçleri için geçerli olduğu kadar ülkemiz için de geçerlidir. Ülkemizde, artan yabancı askeri güç sayısı, yeni kurulacak üsler; paralı asker ordularının kurulması; polis kuvvetlerinin çoğaltılması ve ağır silahlarla donatılması vb. uygulamalar, işçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin devrimci mücadelelerine karşı ve yakın geleceğin büyük toplumsal olaylarına karşı emperyalistlerin ve uşaklarının aldıkları önlemlerden yalnızca birkaçıdır. Yurdumuzu Emperyalistlere Çiğnetmeyelim! Füze Kalkanı Projesini Durduralım! Emeğimize ve Geleceğimize Sahip Çıkalım! Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), bağımsız bir ülkede özgür bir halk olarak yaşama iradesini, başını ABD’nin çektiği emperyalist savaş aygıtı NATO’nun, ülkemizi de bir maşa gibi kullandığı bu kanlı senaryosuna karşı hayata geçireceği bir kampanya ile bir kez daha yaşamsallaştıracaktır. Bu kapsamda DHF, 1 Ocak 2011 ile 5 Şubat 2011 tarihleri arasında “Düşman Çizmesi Altında Çiğnenen Senin Yurdundur! Emperyalist Tahakküme ve Füze Kalkanına Karşı Dur!” şiarıyla tüm ülkede, örgütlü işçileri, köylüleri, emekçileri ve ezilenleriyle birlikte yeni bir kampanya örgütleyecektir. DHF, kendisini var eden örgütlü işçiler, köylüler, emekçiler ve ezilenlerin iradesiyle, tüm emekçileri ve ezilenleri, anti-emperyalist mücadele bayrağını yükletmeye çağırır! Emperyalizme ve siyonizme uşaklıkta sınır tanımayan ikiyüzlü AKP hükümetinden, CHP’sinden, MHP’sine ve diğer sözde muhalefet partilerine dek ülkemiz hâkim sınıflarının altına imza attıkları emperyalist antlaşmalar hükümsüzdür! Türkiye – Kuzey Kürdistan coğrafyasında, işçilere, köylülere, emekçilere ve ezilen kesimlere sömürü ve zorbalıktan başka bir şey sunmayan emperyalist-kapitalist dünya sistemi ve ülkemiz patronlar – ağalar sultasının antlaşmaları çöpe! DHF, bu tarihsel iradeye dayanarak, emperyalizme karşı emekçilerin ve ezilen halkların birleşik devrimci mücadelesini yükseltmeye çağırır! NATO'nun füze kalkanı projesine geçit vermeyeceğiz! Emperyalist, siyonist cellâtlara “kalkan” olmayacak, halklara karşı işlenecek yeni cinayetlere taşeronluk etmeyeceğiz! Emperyalistlerden ve işbirlikçilerinden, uşaklarından mutlaka hesap soracağız! |





19 - 20 Kasım 2010 tarihleri arasında Portekiz’in başkenti Lizbon’da, başta ABD olmak üzere bir araya gelen Batılı emperyalist kuvvetler ile ülkemiz hâkim sınıfları gibi, uşak hükümetler; NATO’nun, 21. yüzyılın yaşamakta olduğumuz ilk çeyreğinde dünyada yaşanan hızlı ekonomik ve sosyal değişime karşı yeni dönemsel stratejilerini belirlediler.