| Emperyalist İşgal ve Katliam Saldırılarına Karşı, Halkların Haklı Savaşlarını Destekliyoruz! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Yer altı kaynakları ve emek güçleriyle, ABD ve AB’nin ekonomik sömürü çarklarının bir parçası olan ve yine bu emperyalist merkezlerin siyasal vesayetindeki gerici hükümetlerinin zulmü altında ezilen kitlelerin haklı ve meşru isyanları, şimdi, yine emperyalist tekellerce yeni ve daha gerici sömürü çarkları için payanda haline getirilmek isteniyor. Dün, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Amerika, İngiltere ve Fransa’nın çabalarıyla, Libya’ya askeri müdahale kararı aldı. Ardından ABD'nin öncülüğünde Fransa, İngiltere, Kanada, İtalya askeri saldırıyı başlattı. Libya’nın İşgali için Anlamlı Tarih (!) Irak işgalinin 8. yıl dönümünde, yine bir 19 Mart’ta, Libya halklarının üzerine bombalar yağmaya başladı. Emperyalistlerin, 20. yüzyılda ezilen dünyayla kurdukları sömürü ve bağımlılık ilişkileri, yaşanmakta olan büyük küresel mali krizle birlikte artık ABD ve batılı emperyalist tekellerin ihtiyaçlarına cevap olamamaktadır. Rusya ve Çin öcülüğünde yükselen büyük Asya ekonomisi, bu kuvvetleri daha da köşeye sıkıştırmakta ve onları yeni işgal ve ilhaklara zorlamaktadır. Emperyalistler arasındaki çelişmeler, bugün silahlı müdahaleler boyutlarındadır ve bu iki emperyalist kamp arasındaki çekişme, Asya ve Afrika’nın önemli petrol ve doğal gaz alanları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Irak ve Afganistan işgalleriyle, buralarda kurduğu müstemleke hükümetlerle ve İsrail’in kanlı taşeronluğuna yaslanarak ayakta kalmaya gayret eden ABD ve batılı emperyalistler; tıpkı ülkemizde AKP Hükümeti dönemiyle olduğu gibi; kapsamlı yeniden yapılandırma projelerine girişmektedirler. Büyük Ortadoğu Projesi için diğer ülkelerde de tıpkı AKP Hükümeti Başbakanı Erdoğan gibi yeni eşbaşkanlar aranmaktadır! AKP Hükümeti, Saldırıdaki Uşak Askeri Rolünü Derhal Almıştır! Erdoğan ve Gül ikilisi, Libya’ya müdahale kararını açıkça desteklediklerini ifade etmişlerdir. AKP Hükümeti, kendisini yaratan ve işbaşına getiren ABD’ye olan bağlılık kriterlerini yerine getirmekte ve kardeş halkların kanını dökmek için cepheye gönüllü olmaktadır. Dün Irak ve Afganistan’ın işgal edilmesine destek olarak, milyonlarca emekçinin ve ezilenin katledilmesi suçuna ortak olanlar şimdi de Libya halkına karşı harekete geçmişlerdir. Erdoğan'ın, Gül'ün ve Davutoğlu'nun “ateşkesi sağlamak ve daha fazla can kaybının yaşanmasını engellemek için ne gerekirse yapmaya hazırız” beyanları koca bir yalandır. Çünkü ABD ve diğer emperyalistler Libya'ya saldırmadan önce Paris'te, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozi'nin, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, İngiltere Başbakanı David Cameron'un, AB'nin, Afrika Birliği'nin ve Arap Birliği temsilcilerinin katılımıyla bir 'zirve' düzenleyerek bütün detayları planlamışlardır. Emperyalistler bir taraftan Libya'ya saldırırken öte taraftan uşakları aracılığı ile “İslam âlemini teskin etmeye” çalışmaktadır. İncirlik'i, İzmir'i, emperyalistlerin kullanıma açan ülkemiz hâkim sınıfları utanmadan “kardeşlerimizin kanı akmasın” demektedir. Bu, beceriksiz bir yalandır! Türkiye Cumhuriyeti devleti, Libya'da akıtılan kanın suç ortağıdır! ABD ve diğer batılı emperyalistler NATO'ya üye 28 ülkenin büyükelçisini bugün akşam saatlerinde olağanüstü toplantıya çağırmıştır. Toplantıda, Libya saldırısının gidişatı ve ne kadar devam edeceği üzerinde durulduğu aktarılan bilgiler arasında yer almaktadır. Libya saldırısını değerlendiren Obama “Askeri operasyon bizim ilk tercihimiz değildi. Bir tiranın, kendi halkına, 'acıma olmayacak' dediğini, bunun da başka şans bırakmadığını” kaydetmiştir. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ise, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin BM Güvenlik Konseyi kararına uyana kadar, bu ülkeye yönelik başlatılan operasyonun devam edeceğini söylemiştir. Bir başına bu açıklamalar dahi ABD'nin ve diğer emperyalistlerin gerçek yüzünü göstermektedir. Libya'ya yönelen askeri müdahalenin geleceğini değerlendirmek üzere Büyükelçilerin görüşmeye çağrılması ise, söz konusu makamlara getirilenlerin gerçek kimliklerini göstermesi bakımından ayrıca dikkate değerdir. Libya Halkıyla Dayanışmayı Yükseltelim! Sömürü ve zulüm koşulları altında, köle bir yaşama mahkûm edilen emekçiler ve ezilenler, tek bir kıvılcımla dahi bedeller ödemeyi göze alan isyan hareketlerine girişmektedir. Ancak ne yazık ki bu büyük halk hareketleri, devrimci bir önderlikten yoksundur. Bu sebepten, halkların ve emekçilerin cüretli kalkışmaları, yine emperyalistlerinin ve uşaklarının yeni gerici düzenlerinin inşasında kaldıraç rolü oynamaktadır. Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), yaşanmakta olan sürece dair bu görüşe yaslanmakta ancak kararlılıkla emperyalist işgal ve katliamlara karşı durmaktadır! Elbette ki mazlum ulusların yaşadığı sorunlar, emperyalistlerin umurunda değildir. Yugoslavya, Irak, Afganistan… “demokrasi” ve “özgürlük” götürenlerin neden oldukları milyonlarca ölüm, katliam, işkence, tecavüz ve vahşet örnekleriyle doludur. ABD ve diğer emperyalistler, Libya’da da halkın yaşadığı sorunlarla değil, bu ülkenin zengin petrol ve doğal gaz rezervleriyle ilgilenmektedirler. Libya’nın sorunlarını, Libya halkları çözer! Hiçbir koşulda herhangi bir ülkenin iç sorunlarının çözümü için 'yabancı' müdahale kabul edilemez! Libya halkının, emperyalist işgal ve saldırılara karşı olan mücadelesini sahipleniyoruz ve ilerici, demokratik ve devrimci güçleri bu kanlı işgali teşhir etmeye çağırıyoruz!
|





Son aylarda, Arap Yarımadası’nda ve Kuzey Afrika’nın yoksul ülkelerinde, emperyalist-kapitalist dünya sisteminin güdümünde işbaşına getirilen hükümetlere karşı, sömürge ve yarı sömürge ülkelerde, devrimci bir önderlikten yoksun halk hareketleri dünya ve ülke gündemini meşgul etmektedir.