dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Emperyalist Talana ve Özelleştirme Saldırılarına Karşı; Herkese Eşit, Parasız ve Nitelikli Sağlık Hakkı için 13 Mart’ta Ankara’ya!

Demokratik Haklar Federasyonu
11 Mart 2011

dhflogo212 Eylül 1980 marifetiyle hayata geçirilen 24 Ocak kararlarıyla birlikte, ülkemiz doğal kaynaklarının, emek gücünün ve pazarının, emperyalist-kapitalist dünya düzeninin yeni sömürü taleplerine göre tekrar yapılandırılması, AKP hükümetiyle birlikte, yeni bir nitelik kazanmıştır.

Geride bıraktığımız AKP’li yıllarda, ülke tarihinin toplamında gerçekleştirilen özelleştirmelerden kat be kat fazla kamusal birikimin ve hizmetin, başta ABD olmak üzere AB’li emperyalist tekellere peşkeş çekildiğine hep beraber tanıklık ettik.

Bu sürecin yarattığı, ekonomik ve sosyal yıkımları yaşayan emekçiler ve ezilenler, şimdi daha kapsamlı hak gasplarıyla ve yaşam hakkımıza dönük saldırılarla yüzleşmekteyiz!

AKP hükümeti eliyle hız kazanan ekonomik ve sosyal hak gaspları, gelinen aşamada, eğitim ve sağlık gibi en temel insan hakları alanları başta olmak üzere tüm sektörlerde emperyalist ve uşak sermayeye, mafya örgütlenmelerine neredeyse sınırsız yetki tanırken; işçilerin, köylülerin ve emekçilerin bugüne değin devrimci ve demokratik mücadeleleriyle kazanmış oldukları demokratik hakları da budamakta, gasp etmektedir.

Toplumsal muhalefete ve bu hareketin, devrimci, demokratik odaklarına “terör örgütü operasyonları” adı altında, tümüyle uydurma senaryolarla, beceriksizce hazırlanmış komplolarla saldıran ve toplumsal muhalefeti devlet terörüyle sindirme gayretinde olan AKP hükümeti; yaratmaya gayret ettiği bu korku ortamı içerisinde, önemli mesafeler kat ettiği eğitim ve sağlık alanının sermayeye peşkeş çekilmesi sürecine, şimdi son noktayı koymaya niyetlenmiştir.

“Sağlıkta Dönüşüm” Adıyla Sürdürülen 30 Yıllık Yağma ve Talan, Tamamlanmak Üzere!

Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (DB) ve yerli uşak patronlar kulübü TÜSİAD’ın tüm isteklerini sağlık alanında da harfiyen yerine getiren AKP hükümeti, “demokratik açılım”larında olduğu kadar “dönüşüm”lerinde de halka azgınca saldırmaya ve sömürü zincirlerini gerginleştirmeye devam ediyor.

Tıpkı “kentsel dönüşüm” yalanlarında olduğu gibi, sağlık hizmetlerinin, bu hizmeti veren devlet kurumlarının ve buralarda harcanan her nitelikteki emeğin, sermayeye koşulsuz devri anlamına gelen “sağlıkta dönüşüm” süreci, şimdi, çıkarılmak istenen son yasalarla birlikte tamamlanmak isteniyor.

Ülkemiz sağlık hizmetleri alanında bugün yaşanan durum ise, kökleri, 1970’li yıllarda batılı emperyalist-kapitalist sistemin yaşadığı büyük ekonomik krize ve bu krizin akabinde hayata geçirilen ve tüm sömürge, yarı-sömürgelere dayatılan ekonomi modeline uzanan “özelleştirmeler” sürecinin, ülkemiz sağlık hizmetlerinde ulaştığı yeni bir aşama olarak da değerlendirilebilir.

“Sağlıkta dönüşüm” aldatmacasıyla hayata geçirilen yağma ve talanın ilk adımları, 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi terörüyle hayata geçirilen 24 Ocak 1980 kararlarıyla birlikte atıldı.

Devlet güvencesi altında olması gereken en temel insan haklarından olan “sağlık hakkı”, yapılan yeni anayasal düzenlemeyle birlikte tamamen ortadan kaldırıldı. Devletin sağlık hizmetleri alanındaki görevleri, “denetleyicilik” niteliğiyle ifade edildi.

Bu durumun gerçek yaşamdaki karşılığı ise devlet kurumları eliyle hâkim sınıfların, emperyalist-kapitalist sermayeye ve uşaklarına sağlık alanında yeni karlı işletmeler açılmasının devlet güvencesi altında “denetlenmesi” oldu (!)

1986 yılında ise DB, “Türkiye Sağlık Sektörü Araştırması”nı yayımlayarak, Türk hâkim sınıflarına “3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu”nu çıkarma görevini verdi. Bu doğrultuda çalışmalarını hızlandıran Devlet Planlama Teşkilatı gibi kurumlar, 1990 yılında gerçekleştirdikleri çalışmalarla, 1992 ve 1993 yıllarında Ulusal Sağlık Kongrelerini örgütlediler.
Sağlık alanı gibi trilyon dolarlık devasa bir sektörün emperyalist ve yerli uşak sermayeye açılması hedefiyle sürdürülen bu yoğun çalışmalar, 2000’li yıllarda “aile hekimliği modeli”, “hastanelerin işletmeleştirilmesi”, “istihdamda merkeziyetçiliğin kaldırılması” ve “Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminin yeniden yapılandırılması” gibi somut başlıklara dönüşerek AKP hükümetinin önüne koyuldu.

Adım adım hayata geçirilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) projesi, aile hekimliği projesi, hastanelerde işletme modeline geçiş projesi ve en nihayetinde Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılarak tüm kamusal sağlık hizmetlerinin sermayeye devri projeleri, gelinen aşamada, AKP hükümetiyle büyük oranda fiilen hayata geçmiş durumdadır.

AKP hükümeti, gerek seçim öncesi düzenlemelerle ve fakat esas olarak da seçim sonrası yapacağı anayasal düzenlemeler ile yasal değişikliklerle birlikte, sağlık hizmetlerini tümüyle uşaklık ettiği emperyalist-kapitalist sermayeye devretmeye hazırlanmaktadır.

“Sağlıkta Dönüşüm”, Yaşam Hakkına Saldırıdır!

Hâkim sınıflar artık yoksulun, emekçinin doğrudan canına kastetmektedir! Parası olmayanın sağlık hizmetlerinden yararlanamayacağı bir sistem kapıya dayanmıştır.

Örneğin, GSS sistemi projesi, ülkemizde bütün hükümleriyle uygulanmaya başlandığı zaman milyonlarca yurttaş, bu sistemin dışında kalarak, sağlık hakkından yararlanamayacaktır.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Sağlık Emekçileriyle Birlikte, Saldırılara Karşı Örülen Mücadelenin İçerisindedir!

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), başta sağlık alanında örgütlü olan emekçileriyle birlikte, Türk Tabipleri Birliği (TTB) öncülüğünde bu pazar günü Ankara’da düzenlenecek olan ve sağlık alanında örgütlü onlarca meslek örgütünün merkezi düzeyde katılım gösterdiği ve bu yönüyle de ülke tarihimizde bir ilke imza atan bu büyük sağlıkçı mitingine, bölge merkezli olarak katılacağını deklare eder!

Ülkenin dört bir yanından gelecek olan sağlık emekçileri ve ilerici, demokratik devrimci kurumlar, hâkim sınıfların “yaşam hakkına” kasteden “Sağlıkta Dönüşüm” projesine karşı,  “Çok Ses, Tek Yürek” şiarıyla 13 Mart 2011 (Pazar) günü alanlarda olacaklar.

Doktorlar, hemşireler, ebeler, eczacılar ve eczane çalışanları, diş hekimleri, sağlık memurları, laboratuar işçileri, taşeron sağlık işçileri, hastane teknisyenleri… Tüm sağlık çalışanları, sağlık alanındaki özelleştirmelere dur demek, özlük haklarına sahip çıkmak ve nitelikli sağlık hizmeti sunulması için, AKP hükümetinin bu azgın saldırılarına karşı on binler olup Sıhhiye Meydanı’na akacaklar!

DHF, başta emekçiler olmak üzere tüm ilerici, demokrat ve duyarlı kamuoyunu; DHF pankartı arkasında, sağlık alanında sürdürülen hak gasplarına karşı durmaya ve AKP hükümeti eliyle sürdürülen emperyalist yağma ve talana karşı fiili, meşru mücadeleyi yükseltmeye davet eder!

 

Miting Tarihi: 13 Mart 2011 (Pazar)

Toplanma Yeri: TCDD (Tren Garı) Önü

Toplanma Saati: 10.30