Ana Sayfa Açıklamalar Geleceğimiz Ellerimizdedir! Halkın Haklı Davasını Savunmak İçin Hep Birlikte Mücadeleye!

Demokratik Haklar Federasyonu

Geleceğimiz Ellerimizdedir! Halkın Haklı Davasını Savunmak İçin Hep Birlikte Mücadeleye!

Demokratik Haklar Federasyonu
8 Şubat 2010

dhflogo2TEKEL işçilerinin haklı, onurlu kavgaları, bugün 56. gününe girmiş bulunuyor.

Ülkemizde, başta yükselmekte olan işçi emekçi hareketliliği olmak üzere, ezilen, sömürülen tüm kesimlerin haklı mücadelelerini kendi şahsında birleştiren, bir araya getiren ve son derece önemli bir kavga mevziisine dönüşen TEKEL Direnişi, gelinen noktada son derece kritik ve önemli bir safhaya girmiş bulunmaktadır.

Bir yandan TEKEL işçisinin her türlü engele, baskıya, zorluğa karşın yükselttiği ve direnişi bugünlere taşıyan mücadelesi; beri yandan başta AKP hükümeti eliyle olmak üzere devletin, bürokrasinin, sendikaların ve bilcümle medya patronunun anti-propagandası, tehditleri, hakaretleri…
TEKEL işçisi tüm bu zorlu koşullarda, en başından beri birlikte olduğu emek ve demokrasi güçleriyle, örgütlü devrimci işçi ve emekçilerle birlikte, tüm saldırılara, tehditlere, engellemelere göğüs germiş, mücadele etmiştir.

Bu aşamada, en başta kendisini halklarımızın emek ve demokrasi mücadelesinin önder gücü olarak konumlayan siyasi iradeler olmak üzere; tüm ilerici, devrimci, demokrat güçler, TEKEL Direnişi’nin tüm ülkede, işçi, emekçi ve ezilenler cephesinde yaratmış olduğu olumlu tepkiyi, yine tüm ülkede, tüm şehirlerde, en işlek cadde ve meydanlarda ve hatta kasabalarında köylerinde, görünür kılmak, tüm halkları bu mücadele şahsında birleştirmek görevi gibi tarihi bir sorumlulukla yüzyüzedirler.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), bu minvalde geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği çağrısı ve örgütlü olduğu tüm yerellerde, hayata geçirdiği ortak platformlar ekseninde birleşme ve harekete geçme çabalarıyla birlikte bu sorumluluğun yükünü omuzlamaya gayret göstermiştir/göstermektedir.

DHF, direnişin başlangıcından itibaren ortaya koyduğu ve ülke genelinde yaygınlaştırdığı faaliyetlerinin bu kapsamda yeterli olmadığının bilincindedir.

Devletin tehditlerine, oyunlarına, anti-propagandalarına ve son örneğini dün yaşadığımız “3H Hareketi” gibi akıllara ziyan, işçi-emekçi düşmanlığını açıkça propaganda eden türlü entrikalarına ve kullanmakla tehdit ettiği zor aygıtlarına karşı; örgütlü işçilerin, emekçilerin, öğrencilerin, kadınların… Özcesi devrimcilerin cephesinden doğru, geniş bir birlikteliğe, bugün, dünden daha da şiddetle bir ihtiyaç vardır.

Başta emek örgütleri olmak üzere, sendikaların, odaların, meslek örgütlerinin… Siyasi partilerin, derneklerin, demokratik kitle örgütlerinin… İlerici, devrimci, demokrat platformların, birliklerin en geniş birliktelikler zemininde hiç vakit kaybetmeden bir araya gelerek geniş kitlesel eylemlilikler, etkinlikler, TEKEL işçilerine yönelik saldırı tehditlerinin arttırıldığı koşullarda bu tehditlere karşı ani gelişebilen güçlü adımların, zamana yayılmadan atılmasına yönelik tedbirler geliştirmesi gerekmektedir.

Tüm yerellerde mevcut tüm direnişleri TEKEL işçilerinin eylemlerini güçlendirmeye ve kazanımla sonuçlanmasına hizmet edecek şekilde bir araya getirmek, önümüzdeki dönemlerde sınıf mücadelesi açısından mütevazı ama çok önemli bir yerde durmaktadır.

Bu alanda bir kazanım, mevcut birçok direnişin kazanma mücadelesinin fitili olacaktır.

Bu alanda bir kazanım, sınıf mücadelesinin esas mevzilerde soluk alması ve niteliksel bir değişim ve gelişim sürecine yol almasında güçlü bir zemin ve enerji yaratacaktır.

Bu alanda bir kazanım, özgün alan mücadelelerinin, kadınların, gençlerin mücadelesini emek mücadelesiyle ve dolayısıyla toplumsal mücadele ile bütünleşmesinde ön açısı bir rol olacaktır.

Bu kazanım, emek cephesinde sadece işçilerin değil köylülerin de kazanımı olacaktır.

Tekel işçilerinin özlük haklarına yönelik mücadelesindeki kazanımları, bu alanla çok yakından ilgisi olan tütün üreticilerinin, köylülerin de mücadelesini kapsayacak, üretim alanlarını ve bu alanlardaki mücadeleleri birleştirerek daha güçlü bir mücadele zemini yaratabilmenin de ilk adımları olacaktır.

Bu alanda bir kazanım, TEKEL işçilerinin mücadelesine destek sunmak, katkıda bulunmak için bir araya gelen farklı toplumsal katmanlardan, alanlardan, farklı inançlardan, uluslardan ve milliyetlerden, farklı birçok devrim ve demokrasi gücünün ortak kazanımı olacak, yıllardır istenen ancak sağlanamayan “farklı fikirlerin zenginliğinden yükselen bir birliğin” , “hakların kardeşliğinin”, egemen düzene karşı demokratik haklar mücadelesinin”, “emperyalizme ve yerli uşaklarına karşı mücadelenin”, “devrim ve demokrasi güçlerin birliğinin“, ancak emek zemininde bütünleşmekle mümkün olduğunu/olacağını, çok çıplak ve duru bir biçimde gözler önüne serecek, herkese ve her kesime öğreterek birlik zeminini nitel bir zemine çekerek geliştiren somut bir örnek olacaktır.

Bu kazanım, tarihsel hafızamızı bugünün somut ve küçük kazanımlarıyla temize çekecek, yüklerinden arındıracak ve geleceğin kazanılmasına kilitlenen mücadelelere mütevazı ama mütevazı olduğu kadar gerçeğin yalın ve köklü gücünü aşılayacaktır.

İşte tüm bu gerekçelerle hemen bugün yanı başımızda TEKEL işçilerinin mücadelesinin bizlerin mücadelesi olduğu gerçeğini yarına, geleceğe ertelemeden sahiplenmenin zorunluluğunu hissedelim, gücümüzü birleştirelim, seferber olalım!