| Güler Zere Serbest Bırakılsın! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
İşsizliğin, yoksulluğun, adaletsizliğin, ulusal ve etnik eşitsizliğin ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz sayısız sorunun yaşandığı bir ülkede; bu sorunları yaratanlara karşı mücadele etmek kaçınılmaz bir görevdir. İşçiler, köylüler ve diğer ezilen- sömürülen kesimler on yıllardır daha yaşanabilir bir ülke yaratmak için mücadele ediyor. Bu mücadele içerisinde binlerce halk evladı yaşamını yitirirken binlercesi de hapishanelere düşmüştür. Hâkim sınıfların yaşamın her alanında uyguladığı baskı ve şiddet hapishanelerde de sistematik bir şekilde hayata geçirilmektedir. Halkın örgütlü güçlerini etkisiz hale getirmek, teslim almak ve buralardan halka umutsuzluk ve karamsarlık yaymak hâkim sınıfların bilinen bir politikası olarak on yıllardan bu yana devam ediyor. Hâkim sınıflar bu politikalarının gereği olarak hapishanelerdeki devrimci tutsakları öldürerek, sakat bırakarak, işkence yaparak, tedavilerini engelleyerek, mektup ve ziyaretçi yasağı uygulayarak ve daha bir dizi keyfi saldırının odağı haline getirerek “teslim almaya” çalışıyor. Ülkemiz hapishanelerinde onlarca devrimci tutsak devlet tarafından katledilmiştir. Yüzlercesi de halen çeşitli saldırılar altında tutulmaktadır. Güler Zere de devletin bu saldırılarına maruz kalan devrimci tutsaklardan birisidir. Güler Zere, hapishanede yakalandığı ağız kanseri sonucu ağır sağlık sorunları yaşamaktadır. Fakat buna rağmen Güler Zere’nin yaşadığı sağlık sorunları görmezden gelinmekte, tedavisi engellenerek ölüme terk edilmektedir. Adli tıp raporlarına rağmen, onun tedavisini engelleyenler, devrimcilerden duydukları korkuyu yansıtıyorlar. Hakim sınıfların Güler Zere’leri ölüme terk etmesi şaşırtıcı değildir. İçi boş demokrasi söylemleriyle halkı aldatmaya çalışanların gerçek yüzleri, Güler Zere’ler şahsında, ezilen milyonlara karşı duydukları nefrette kendisini göstermektedir. İşsizliğin, adaletsizliğin, yoksulluğun derinleştiği bir ülkede; hâkim sınıflar, devrimcileri katlederek halka korku vermeye çalışacaklardır. Hâkim sınıflar, hapishanelerdeki devrimci tutsakları ölüme terk ederken; çeteleri ödüllendirmektedir. Bu durum tam da hâkim sınıfların ağızlarından düşürmedikleri “demokrasinin” gerçek anlamını bulduğu yerdir. Onların “demokrasi” anlayışı halka kan ve gözyaşı demektir. Onun için onlardan “demokrasi” ve “özgürlük” talep etmiyoruz! Onların “demokrasi” maskesini düşürerek uğruna mücadele ettiğimiz “özgürlük” ve “demokrasiyi” ezilen milyonlarla birlikte gerçek demokratik bir düzende inşa edeceğiz! Ölüm oruçlarından, 19 Aralık katliamlarından ve F tipi işkencelerden başı dik çıkan devrimci tutsakları sahiplenmek ve onların “hak elde etme” mücadelelerinin doğrudan katılımcısı olmak zorunluluk haline gelmiştir. Federasyonumuz, devrimci tutsakların taleplerini, demokratik haklar mücadelesinin önemli talepleri arasında kabul eder. Federasyonumuz bu sorumlulukla, devrimci tutsaklar üzerinde yoğunlaşan baskılara karşı daha etkin mücadele yürüteceğini ilan eder. Bu bilinçle, başta üyelerimiz olmak üzere bütün duyarlı kamuoyunu Güler Zere şahsında devrimci tutsaklara sahip çıkmaya ve daha etkili kampanyalar düzenleyerek Güler Zere’leri yaşatmaya çağırıyoruz. |





Hâkim sınıfların yaşadığı krizler derinleştikçe ezilen milyonlar ve onların örgütlü güçleri de sonu gelmez baskı ve sindirme politikalarına maruz kalıyor. Ülkemizin tarihi gerçekleri bizim gibi ülkelerde, “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan haklarının” hiçbir anlam ifade etmediğini gösteren sayısız örnek sunmuştur. Ezilen milyonların fabrikalarda, tarlalarda, iş yerlerinde, okullarda, sokaklarda maruz kaldığı baskı ve şiddet hâkim sınıfların gerici- faşist yüzünü tekrar tekrar göstermektedir.