| Hâkim Sınıfların Demokratik Açılım Aldatmacası “Roman Çalıştayı” ile Devam Ediyor! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Daha önce Kürt Açılımı, Alevi Çalıştayı gibi konularda kamuoyunu bilgilendiren Devlet Bakanı Faruk Çelik, bugün de kameraların karşısına geçerek, Romanlara yapılan haksızlıklardan bahsetti ve Romanların yaşadığı sorunları çözeceklerini söyledi. Bakan Faruk Çelik, büyük bir ikiyüzlülükle: “Roman vatandaşlarımızın yüzyıllara varan dışlanmışlıklarla, karşılaştıkları hoşgörüsüzlüklerle haklarında üretilen ön yargılarla fiilen maruz kaldıkları her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeyi ahlaki bir görev olarak telakki etmekteyiz” diyor ve ekliyor: “İlkesel olarak vatandaşlarımız arasında ne etnik ve kültürel, ne de mezhebi ve dinsel bir ayrımcılığa göz yummamız düşünülebilir. Eşit yurttaşlık hakkı her vatandaşımızın olmazsa olmaz hakları arasında yer almaktadır”. Çelik, bu kadarla da kalsa iyi… Konuşması içerisinde bir taraftan Romanların Hindistan’dan dünyaya yayıldıklarını söylerken, öte taraftan Romanların “Türk kültürünün en renkli motiflerinden” olduğunu söylemeyi de ihmal etmiyor (!) Bakan Çelik’e ve emperyalistlere uşaklıkta sınır tanımayan, “her türlü ayrımcılıkla mücadele etmeyi ahlaki bir görev sayan” AKP’ye sormak gerekiyor: “Ahlaklı ve faziletli olmayı yeni mi öğrendiniz?” Öyleyse dün, “ahlaksızdınız”! Romanların, Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, Lazların, Süryanilerin ve daha nicelerinin yaşadığı sorunları görmezden gelenlerdiniz. Ezilen, sömürülen, horlanan milyonların sorunlarını yaratanlardınız. Peki, bu değişimin nedeni ne? “Açılımlar” neden dün değil de bugün gündeme geliyor? AKP, ülkemizin “yeniden yapılandırılması” sürecinin gereklerine uyarak, demokratik açılım aldatmacalarıyla geniş kesimlerin bilinçlerini bulandırıyor. Yapılan açılımlarla, ülkemizin demokratikleştiği, kendi sorunlarını çözebilecek kabiliyete sahip olduğu palavraları anlatılmakta ve ezilen milyonlar hâkim sınıfların yeni yükselme tahtaları haline getirilmeye çalışılmaktadır. Yoksa ne AKP ne de diğer düzen partileri değişmiş değillerdir. Onlar, gerici-faşist yüzlerini “demokrasi” maskesiyle kapatmaya çalışmaktadır. Fakat gerçek yüzlerini ne kadar gizlemeye çalışsalar da açılımların altından kapsamlı saldırılar çıkmaktadır. AKP bir taraftan Roman Çalıştayı vesilesiyle “kardeşlik, eşitlik, adalet” mesajları verirken diğer taraftan Kürt Ulusu’nun demokratik haklarını ve özgürlüklerini savunanları linç ettirmekte; milliyetçi-şoven dalga eşliğinde Türk-Kürt boğazlaşmasını körüklemekte ve gençlerimizi hedef gözeterek katletmektedir. Şimdi söyleyin “efendiler”! Hangi eşitlikten ve adaletten bahsediyorsunuz? Aç kalarak, işsizleşerek, horlanarak, görmezden gelinerek, yok sayılarak, sokak ortasında öldürülerek mi eşit olacağız?! Yoksa basına verdiğiniz “pozda” küçük bir kare içerisinde mi eşitleşeceğiz?! Hâkim sınıflar açısından eşitlik; ezilenler üzerinde yoğunlaşan sonu gelmez baskı, inkâr, asimilasyon ve katliam demektir. Ezen ve ezilen çelişkisi var olduğu müddetçe; ülkemizin zenginlikleri bir avuç azınlığın tekelinde olduğu sürece ne Romanların ne de diğer ezilen kesimlerin sorunları çözülemez. “Roman Çalıştayı”; Romanların hak ve özgürlüklerinin savunusu değil, inkarıdır. Hakim sınıflar, Bakan Çelik’in ağzından çalıştay anında dahi Romanları inkar etmektedir: “Sizler Hindistan’dan gelmiş Türklersiniz!” Bunun en somut örneğini İstanbul’da Sulukule örneğinde gördük, yaşadık. AKP büyük bir ikiyüzlülükle “Romanların zengin kültürlerinden, barınma ve temel yaşam sorunlarından ve çok renkliliklerinden” bahsederken aynı zamanda 500 yıla yakın tarihi ve Romanlar açısından önemli bir anlamı olan Sulukule’yi yıkmaktan geri durmamıştır. AKP, Sulukule’yi yıkarken “suç üreten, İstanbul’un dokusuna yakışmayan bir bölgeyi yıkarak tekrar inşa edeceğini” söylemişti. Fakat AKP Sulukule’de, ülkemizin ezilen ulus, milliyet ve inançlara ve onların tarihlerine olan düşmanlığını göstermiştir. AKP Sulukule’de, Romanları dışlayanların, hor görenlerin ve gösterenlerin, onların en temel haklarını dahi yok sayanların, asimile etmeye çalışanların, bir arada yaşamalarına izin vermeyerek kültürlerini yok etmeye çalışanların kendileri ve temsil ettikleri düzenin gerici zihniyeti olduğunu göstermiştir. AKP Sulukule’de, Romanları suçlu ilan etmiştir. Oysa suç üreten ve suçu teşvik eden mevcut düzenin kendisidir. AKP, düzenim yarattığı pislikleri ezilenlerin omuzlarına yıkmaya çalışmaktadır. AKP Sulukule’yi ezilenlerin ellerinden alarak para babalarına peşkeş çekmiştir! İşte AKP’nin ve ürünü olduğu mevcut düzenin gerçek karakteri budur! Hakim sınıflar, Roman Çalıştayı ile ne olduğu belli olmayan, birilerinin ihsanına muhtaç olan devletin yedeği haline gelmiş Romanlar yaratmayı hedeflemektedir. Hakim sınıflar, Osmanlıdan devraldığı oyunları oynamaya devam etmektedir. Ve bu oyunlardan yüz yıllardır olduğu gibi, yarın da payımıza, dışlanmak, hor görülmek, yok sayılmak ve inkar edilmek düşecektir. Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Romanların ve diğer ezilen kesimlerin en temel demokratik haklarını ve özgürlüklerini savunur. DHF, bu savunuyu çeşitli milliyet ve inançlardan işçilerin, köylülerin ve diğer tüm emekçilerin emperyalizme karşı bağımsızlık ve yerli uşaklarının zorbalık sultasına karşı yeni demokrasi mücadelesinde gerçekleştirir. DHF, azınlık ulus, milliyet ve inanç kimliklerinin demokratik, meşru hak taleplerinin ancak bu temel mücadele içerisinde, insanlığın evrensel birikimine ulaşabileceğine ve ancak bu düzlemde karşılanabileceği bilimsel düşüncesini savunur. DHF, bugün, başta Romanlar olmak üzere tüm ezilen ulus, milliyet ve inançlardan halk kesimlerini, yeni demokrasi bayrağı altında, emeğine ve geleceğine sahip çıkan emekçilerimizin öncülüğünde ilerleyen devrimci mücadelesine katılmaya ve AKP eliyle “demokrasi”. “özgürlük” gibi halka ait kavramları sahtekârca kullanan uşak siyasi iktidarın halka düşman oyunlarını bozmaya çağırır! |



“Açılım yapılmadık” alan bırakmama kararlılığında olan AKP, bugün de (10 Aralık 2009) İstanbul’da, çeşitli Roman derneklerinin temsilcilerinin katılımıyla bir “Roman Çalıştayı” düzenledi.