| Hâkim Sınıfların Demokratik Hak Talepleri Mücadelesini “Suç” Sayan Saldırıları Federasyonumuza Yönelik Gözaltı ve Tutuklama Terörüyle Devam Ediyor! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Özellikle son yıllarda gerek ulusal gerekse de uluslararası ölçekte yaşanan siyasal-ekonomik değişimler ve yeni dengelerle ilerleyen süreç, beraberinde ezilen halklara yönelik askeri, siyasal, kültürel ve ekonomik saldırıların artmasını getirmekte, dünya üzerinde sömürülmedik tek bir karış bırakmamaya yeminli emperyalistler tarafından ezilen halklar her türlü baskı ve zorla karşı karşıya bırakılmaktadır. Ülkemizde de gelinen aşamada, emperyalizmin yeminli uşağı olan hâkim sınıfların siyasal arenadaki temsilcisi AKP eliyle son derece başarılı bir şekilde hayata geçirilen bu saldırılar, özellikle son yıllarda ivmesini arttırmış, yaşamın tüm alanlarında gelişen sömürü ve zorbalık ezilen halkların üzerine karabasan gibi çökmüştür. Hâkim sınıfların her türlü ideolojik manipülasyonla halkların bilincini bulandırdığı ve “demokratikleşiyoruz”, “özgürleşiyoruz”, “Kürt sorunun çözüyoruz”, “mazlumların haklarını veriyoruz” gibi söylemler altında ustaca işlettiği bu son süreçte, “ileri demokrasi” yönünde atılan adım ise halkın karşı karşıya kaldığı sömürüye örgütlü mücadeleyle karşılık veren emekçi halk yığınlarına yönelen saldırı konsepti olmuştur. Kürt ulusunun haklı ve meşru mücadelesi geleneksel devlet politikasının katmerleşmiş şiddetiyle karşılanmış, işçiler Torba Yasa gibi yasalarla geleceksizliğe bir adım daha yaklaştırılmış, üniversiteler dün olduğundan daha farklı bir biçimde neo-liberal piyasa düzeninin kaleleri durumuna getirilmiş, yoksul köylülüğümüz IMF ve Dünya Bankası’nın politikaları ile köleliğe mahkum edilerek ülke tarımı yok olmakla yüz yüze bırakılmıştır. Özcesi tüm toplumsal kesimler kölece bir yaşamın içine sürüklenerek geleceksizlik bir kader gibi dayatılmakta, tüm bunlara karşı koymak ise devletin cebir ve zorbalık politikalarıyla karşılanmaktadır. Son genel seçimler sonuçlarının açığa çıkardığı tablo ise AKP hükümetiyle sürdürülen sürecin ve yakın geleceğimizde daha da kuvvetle hissedilecek olan sömürü ve zorbalık politikalarının devamlılığında önemli bir basamağı işaret etmektedir. Devrimci-demokratik kuvvetler ise tüm bu karanlık tabloyu değiştirebilmek uğruna başvurdukları haklı mücadelelerinde devletin gözaltı ve tutuklama terörüyle karşılanmaktadır. Dünden bugüne Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), bu gerçeklere işaret etmekte ve ülkedeki yapısal krizlerin ve gel-gitli siyasi ortamın bağrında taşıdığı çatışmalı sürece karşı örgütlü mücadeleyi ülke genelinde yaygınlaştırma ve kitleselleştirme hedefiyle hareket etmektedir. DHF, gelişen ve güçlenen yapısı ve politik kitle faaliyetlerinde derinleşen örgütlenme hamlesiyle dostun da düşmanın da yakın ilgi odağı olmakta, çeşitli saldırıların da hedefi haline getirilmektedir. Özellikle ezilen yığınlara ve onun örgütlü güçlerine yönelen tasfiyeci kuşatmada, doğru-devrimci düşünceyi ve onun billurlaşmış programını kitlelerin elinde silaha dönüştürme, tasfiyeciliğe ve düzen içi “devrimciliği”ne karşı her an hazır ve diri bir şekilde karşı durma perspektifiyle izlediği siyaset ve örgütlediği devrimci faaliyet, hâkim sınıflar açısından tehlike olarak görülmektedir. Sadece 3 yılda devreye sokulan saldırılarla ve bu saldırılar vesilesiyle Ankara, İstanbul, Konya, Malatya, Adana, Mersin, Hatay, Amed, Denizli, Balıkesir gibi birçok ilde tekrar tekrar hayata geçirilen “düzmece terör örgütü operasyonlarıyla” ülke genelinde onlarca faaliyetçimiz gözaltına alınıp tutuklandı; onlarca faaliyetçimiz de açık ölüm tehditlerine, fiili saldırılar, gayri resmi gözaltılar, kaçırılmalara ve işkencelere maruz kaldı. Federasyonumuza yönelen bu saldırılara 10 Temmuz 2011 (Pazar) tarihinde yeni bir halka daha eklenerek İzmir’in Menemen ilçesinde Halkın Günlüğü Gazetesi’nin dağıtımını gerçekleştiren faaliyetçilerimize ve Halkın Günlüğü Gazetesi çalışanlarına yönelik bir gözaltı saldırısı gerçekleşmiş, aralarında Halkın Günlüğü İzmir Büro Temsilcisi’nin de bulunduğu 8 kişi, 12 Temmuz 2011 (Pazartesi) günü çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak hapishaneye gönderilmiştir. Diğer taraftan devrimci basının üzerindeki baskı ve sansür saldırısı, devrimci gazete ve dergilere yönelik gerçekleşen “toplatma ve yayın durdurma” kararlarıyla katmerleşerek devam etmektedir. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde Halkın Günlüğü Gazetesi’nin son sayısı da bu saldırılardan nasibini alarak toplatılmış ve 1 ay süre ile gazete kapatılmıştı. Yanlarında Halkın Günlüğü Gazetesi’nin toplatılmış nüshasından bulundurmaları dışında haklarında hiçbir iddia dahi ileri sürülmemiş olan faaliyetçilerimizle birlikte Halkın Günlüğü Gazetesi İzmir Bürosu çalışanı da tutuklanmıştır. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz şubat ayında Çukurova’da DHF faaliyetçilerine yönelik gerçekleşen tutuklama teröründe, devrimci basına ve çalışanlarına karşı hâkim sınıfların tahammülsüzlüğü Halkın Günlüğü Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hıdır Gürz de tutuklanması ile kendisini bir kez daha göstermişti. Faaliyetçilerimize Karşı Gelişen Tutuklama Terörü Yakın Gelecekte Gerçekleşebilecek Kapsamlı Saldırıların Bir Halkasıdır! DHF, tasfiye sürecine karşı geliştirdiği politik kitle faaliyetleriyle, örgütlediği siyasi kampanyalarıyla, binlerce taraftarı ve ilişkisiyle alanlarda görünürlük kazanan kitleselliğiyle ve son olarak da ülkede neredeyse aylarca tek gündem haline getirilerek kitleleri sandıklarda umut aramaya davet edenlere karşı genel seçim sürecinde örgütlediği BOYKOT siyasetiyle, gerçekleşen ve yakın tarihte gerçekleşmesi muhtemel bu ve benzeri saldırıların menzilindedir. DHF, hâkim sınıfların emekçi kitlelere ve ilerici, demokrat, devrimci halk güçlerine karşı dilinden düşürmediği “demokrasi”, “adalet” ve “özgürlük” söylemlerine rahmet okutarak oluşturduğu terör ortamında üzerinde yoğunlaşan baskı ve sindirme politikalarını, tüm bu nedenlerden bağımsız görmemekte, yaşananları bağrında yer aldığı sınıf mücadelesinin dolaysız bir sonucu olarak kavramaktadır. Bilcümle reformist söylemin ve düzen içi solculuk masallarının havada uçuştuğu verili an’da kendi solcularını ve “devrimcileri”ni yaratma hamleleri yapan siyasi iktidarın aldatmacalarını gerçek kurtuluşun yoluna işaret eden programıyla bozacak, sömürü düzenini alt etme yolunda sınıf mücadelesine kan taşıyacak bir dinamik olan DHF, bu saldırıların yaygınlaşan ve kitleselleşen devrimci faaliyetini sindirme ve yok etme amacı taşıdığının altını çizer. İki düşman sınıfın amansız mücadelesinde, devrimci-demokratik kuvvetlerin gelişmesini, güçlenmesini türlü yollarla bastırmak ve engellemek isteyen hâkim sınıfların, İzmir’de faaliyetçilerimize yönelik giriştiği tutuklama terörü de bahsini ettiğimiz gerçeklerden asla bağımsız ele alınamaz. Sömürü düzeninin ekonomik, sosyal, siyasal vb. saldırılarına dönük tepkiler yoğunlaştıkça, ezilen milyonlar kendi hakları etrafında daha fazla örgütlendikçe, bu tür saldırıların artarak devam edeceğini biliyoruz. DHF, Tüm Devrimci-Demokratik Kamuoyunu Tutuklama Terörüne Karşı Dayanışmayı Yükseltmeye Davet Eder! DHF ve diğer birçok devrimci ve demokratik kuruma karşı girişilen gözaltılar, tutuklamalar ve baskılar karşısında devrimci dayanışmayı yükseltmek ve bugün, dün olduğundan daha güçlü karşı koyuşlarla devrimci tepkiyi örgütlemek olmazsa olmazdır. Ezilen milyonların kapsamlı saldırılara maruz kaldığı böylesi bir dönemde devrimci ve demokratik güçlerin dayanışmayı yükseltmesi, saldırıları kitlesel ve güçlü karşı koyuşlarla alanlarda karşılaması hâkim sınıfların saldırılarına gereken cevabı verme açısından önem taşımaktadır. DHF, bu vesile ile tüm üye ve taraftarlarını, devrimci-demokratik kamuoyunu, İzmir’de gerçekleşen tutuklama terörüne karşı 14 Temmuz 2011 (Perşembe) günü bölge merkezlerinde gerçekleştireceği basın açıklamalarına katılmaya ve devrimci dayanışmayı yükseltmeye davet eder. Bir kez daha ilan ediyoruz ki DHF, Yeni Demokrasi perspektifiyle; örgüte ve örgütçülüğe dün olduğundan daha fazla vurgu yaparak, örgütlenerek, kitleselleşerek ve yaygınlaşarak bu saldırıları boşa düşürecektir. Bu gerici saldırıları her alanda mücadelemizi yükselterek, örgütlenme faaliyetlerini yoğunlaştırarak boşa çıkaracağız! |





Son günlerde bilhassa halkın demokratik haklar mücadelesine ve her türlü hak arama mücadelesine dönük hâkim sınıflar cephesinden yükselen saldırılar, her geçen gün şiddetlenerek devam etmektedir.