| İşçi Eylemleri Yükseliyor! Emperyalizme ve Uşaklarına Karşı, Demokratik Haklar Mücadelesini Her Alanda Büyütelim! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
16 Aralık 2009
Emeğimizin ve ülkemizin siyasi iktidar marifetiyle, emperyalist sermayeye peşkeş çekilmesinin son hamlesi olan TEKEL özelleştirmelerine karşı, ülkenin dört bir yanından Ankara’ya akan 12 bin TEKEL işçisinin, son iki gündür tüm olumsuz hava koşullarına, polis saldırısına ve sendika ağalarına karşı ortaya koydukları kararlı mücadelesi; Dün geceden itibaren, 25 Kasım grevine katıldıkları için, işlerinden uzaklaştırılan 16 demiryolu işçisine sahip çıkan ve ülkenin çeşitli yerlerindeki tren istasyonlarında saldırıya uğrayan demiryolu işçileri; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, taşeron şirkete peşkeş çekmeye çalıştığı itfaiye işçilerinin, bugün İstanbul’da sokaklara dökülen haklı tepkisi, grevi ve polis saldırısı karşısındaki kararlı tutumu; Emperyalist boyunduruğun, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda emekçilerin boyunlarını her geçen gün daha fazla sıktığı; işsizliği, yoksullaşmayı boyutlandırdığı; başta Kürt ulusu olmak üzere ezilen ulus, milliyet ve inanç gruplarına sahte “demokratik açılım”larını dayattığı ve emekçiler arası düşmanlığı, kamplaşmayı kışkırttığı ülkemiz koşullarında; tüm ezilen halk kesimleri bugün, dünden daha kararlı bir şekilde alanlarda haklarını savunmanın emarelerini göstermektedirler. Burjuva medyanın tüm çarpıtma, bilinçli kışkırtma, gündem saptırma saldırısına karşın; düzenin bu sahte yüzünün gizleyemediği halk mücadelesi gerçeği, her geçen gün daha fazla görünür olmaya ve ezilen halk kesimlerini daha fazla içerisine çekmeye devam ediyor. Şimdilerde, Kürt ulusunun haklı mücadelesini, halklar arası düşmanlaşma, ayrışma ve boğazlaşma siyasetiyle boğmaya çalışan emperyalizm ve uşağı siyasi iktidar; bir yandan da bu temel gündemle birlikte, çeşitli ulus, milliyet ve inançlardan ülkemiz emekçilerinin, yurdun dört bir yanında yükselttikleri kararlı emek mücadelelerini manipüle etmeye gayret etmekte ve bu süreci işçi, emekçi mücadelesine karşı bir silaha çevirmeye çalışmaktadır. Emperyalizme uşak siyasi iktidarın, bugün, AKP hükümeti eliyle halka dayattı bu topyekûn yıkım tablosu karşısında, en büyük gücümüz, çeşitli ulus, milliyet ve inançlardan başta işçilerimiz, emekçilerimiz olmak üzere tüm halk kesimlerinin, örgütlü gücü ve mücadelesidir! İşçiler, köylüler, emekçiler, işsizler, gençler, kadınlar ve ezilen kesimler olarak bizlerin; ancak demokratik bir halk iktidarıyla güvence altına alabileceğimiz ve koruyabileceğimiz insanca bir yaşam ve gerçek demokratik bir düzen mücadelemizde; bugün, örgütlülüğe, dünden daha fazla önem vermek ve mücadelenin bir parçası olmak, artık, bir varlık yokluk meselesi haline gelmiştir. Birbirinden kopuk, ortak bir amaca kilitlenmeyen, yerel-bölgesel mücadelelerin; emperyalizmin ve uşağı ağalar–patronlar sultasının zulüm saltanatı altında ezileceğini, yok edileceğini, son bir hafta içerisinde işçilere, emekçilere, devrimci-demokratik güçlere ve Kürt ulusuna yönelen kolluk güçleri terörüne bakarak görmek durumundayız. Örgütlü bir işçi olarak, örgütlü bir emekçi olarak, örgütlü bir işsiz olarak, örgütlü bir genç olarak, örgütlü bir kadın olarak… Demokratik haklar mücadelemizin programına ve işleyiş ilkelerine sımsıkı sarılarak, asla taviz vermeyerek ve bunları, mevcut mücadelenin birikimi, güncelliği içerisinde daha güçlü bir şekilde yineleyerek, mücadelemizin örgütlü gücünü büyütmek, yaygınlaştırmak, kalıcılaştırmak göreviyle karşı karşıyayız. Demokratik Haklar Mücadelemizin Siyasal ve Örgütsel Görevlerine Daha Fazla Sarılalım! Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda; başta işçi, emekçi mücadeleleri olmak üzere; işçi, köylü, işsiz, öğrenci, kadın… örgütlü bireyler olarak; içerisinde bulunduğumuz tüm mücadele alanlarında, işçi-emekçi eylemlerini eksen alarak, yerellerimizde örgütlenme çalışmalarına somut politik kitle faaliyetlerimiz içerisinde hız verelim! Örgütsüzlüğün, bu emperyalist tahakküm ve yerli zorbalık koşullarında daha fazla yıkım ve yok oluş demek olduğunu; buna karşılık olarak da “örgütlü olmanın” sözlü beyanlardan öteye; somut bir programa ve tüzüğe tabi olarak, yine somut politikalar kapsamında faaliyete yüklenmenin, denetlenmenin ve sürece siyasi ve örgütsel aktif katkı sunmak demek olduğunu; tüm faaliyet alanlarımızda bilince çıkaralım! Demokratik Haklar Federasyonu, yükselen işçi, emekçi mücadelelerinin takipçiliğinden öteye, bünyesinde örgütlediği işçi-sendikal komisyonun somut örgütlenmesine hız vererek, doğrudan bileşeni ve örgütleyicisi olma hedefiyle çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Demokratik Haklar Federasyonu, hiçbir saldırı karşısında yılmadan, gerilemeden, örgütlü olduğu tüm yerellerde ve alanlarda, örgütlü mücadelesini yükseltecek ve her bir alanda, yakalanan olumlu gelişmeyi, daha sağlam, kalıcı, işler, yaygın bir noktaya çekecektir. Demokratik Haklar Federasyonu, örgütlü olduğu tüm yerellerde, işçi ve emekçilerin mücadelesinin öznesi olmak iradesini büyütecek, Kürt ulusunun demokratik hakları için mücadeleyi yeni demokrasi perspektifiyle yükseltecektir. |



Yaşanmakta olan ekonomik krizle birlikte tırmanışa geçen işçi, emekçi mücadeleleri; kamu işçilerinin, son bir hafta içerisinde ortaya çıkan grevleri ve militan eylemlilikleriyle birlikte gündeme oturmaya başlıyor.