| Katliamlar Sonuçsuz Kalacak, Kazanan, Direnen Filistin Halkı Olacaktır |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
1948 yılında emperyalist devletler tarafından, işgal edilen Filistin topraklarında kurulan Siyonist İsrail devleti, kuruluşundan bu yana Filistin halkının öfkesinin hedefi olageldi. Filistin halkının, toprakları üzerindeki bu işgalci devlete karşı verdiği haklı ve meşru özgürlük mücadelesi on yıllardır kesintisiz bir şekilde sürüyor. ABD’nin Ortadoğu’daki tetikçiliğini yapan İsrail Siyonizmi, sahip olduğu her türlü teknolojik imkân ve “güçlü” silahlarına karşın, taşlar ve derme çatma silahlarla mücadele eden Filistin halkının direnişini yenmeyi başaramadı. Dışarıdan yaptığı saldırılarla, işgaller ve katliamlarla Filistin halkını teslim alamayan İsrail Siyonizmi ve efendisi ABD emperyalizmi, Yaser Arafat’ın ölümünün ardından 2006 yılında Hamas’ın seçimleri kazanması sonrasından bir kez daha bildik oyunlarını sergilemek için uygun fırsatı elde etti. Seçimleri kaybeden El Fetih’e çeşitli “destekler”de bulunan ABD ve İsrail, Mahmud Abbas liderliğindeki El Fetih’i yanına alarak Hamas’ı tecrit etme yoluna girişti. ABD ve İsrail’in bu çabaları sonucunda El Fetih’in Hamas hükümetini tanımadığını açıklama ve bu açıklamalar sonrasında iki örgüt arasında yaşanan çatışmalarla birlikte Filistin toprakları fiilen ikiye bölünmüştü. ABD ve İsrail’in güdümünde hareket eden El Fetih Batı Şeria’yı kontrol ederken, Hamas ise Filistin’in Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele almıştı. Bu fiili bölünme sonrasında El Fetih eliyle Hamas’ı zayıflatmaya, bu iki örgütü karşı karşıya getirerek Filistin halkının direnişini bitirmeye soyunan ABD ve İsrail, bu kapsamda uzun süredir Hamas’a dönük politik, ekonomik ve askeri saldırılarını sürdürüyordu. İsrail’in uzun süredir abluka altında tuttuğu; gıda, ilaç, temizlik, elektrik, petrol gibi temel ihtiyaçların ulaşmasını engellediği Gazze’de bugün gerçekleştirilen katliam, ABD eliyle Filistin’de yürütülen “böl-parçala-yönet” siyasetinin önemli bir sonucudur. Ülkedeki iki önemli örgütü karşı karşıya getiren ABD ve İsrail, bugün El Fetih ile birlikte Hamas’ı yok etme sürecini başlatmış durumda. Kuşku yok ki bu yok etme saldırısının başarıya ulaşması ve El Fetih’in, ABD ve İsrail’in yörüngesinden çıkmaya niyetlenmesi halinde sıra El Fetih’e gelecektir. Gazze’deki katliamdan ABD de sorumludur Yıllardır İsrail Siyonizmi’ni bölgeye dönük politikalarını gerçekleştirmek için kullanan, bu tetikçi devlete silah ve teknolojik destek veren ABD, Gazze’deki katliamların başlıca mimarlarından ve sorumlularından birisidir. Bir süre önce yapılan seçimlerle ABD Devlet Başkanlığı’na getirilen ve Müslüman olduğu söylenerek barış yanlısı gösterilen Obama’nın, “Kudüs İsrail’in bölünmez başkenti olarak kalacak. Çünkü İsrail bizim Ortadoğu’da en önemli ve güvenilir müttefikimiz” sözleri, bugünkü saldırısı için İsrail’e yakılan bir yeşil ışık niteliğindeydi. ABD 'saldırıyı durdur' demedi Gazze katliamının ardından açıklama yapan ABD, İsrail'e hava saldırılarını durdurma çağrısında bulunmazken, İsrail'in Hamas'a yönelik saldırılarında sivillerin hedef alınmamasını istedi. ABD, “şiddetin sona ermesini istiyorsa” Hamas'ın roket saldırılarını durdurması gerektiği açıklamasında bulundu. Pekiyi, ya Olmert’in kanlı ellerini sıkanlar! Eline Filistin halkının kanı bulaşan İsrail Başbakanı Ehud Olmert 23 Aralık günü Ankara’daydı. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşen Olmert, kameralar önünde el sıkıştığı ikiliyle samimi pozlar verirken, Türkiye Cumhuriyeti, İsrail’le birlikte her yıl Konya Ana Jet Üssü’nde savaş jetleri ile eğitim yaparken, kullandığı tankları İsrail’den alarak ve İsrail’de yenileyerek her yıl milyonlarca doları bu Siyonist devlete akıtırken, eli kanlı birer katil olan İsrailli devlet yetkilileri Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsülerine çıkartılarak konuşma yaptırılıp alkışlanırken, Gazze katliamında Türkiye Cumhuriyeti’nin sorumluluğu olmadığını kim söyleyebilir? Daha dün Olmert ile el sıkışan Başbakan Tayyip Erdoğan, Gazze’deki katliamın ardından yaptığı açıklamalarda, “İsrail’in tavrı barışa indirilmiş bir darbedir” diyerek ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya koydu. Oysa aynı Erdoğan, Olmert’le birlikte Ankara’da yaptığı açıklamada, Olmert’e, “barış görüşmelerindeki yapıcı yaklaşımı ve gösterdiği siyasi irade” için teşekkür ediyordu. Ne tesadüftür ki, Olmert’in 23 Aralık’taki Ankara ziyaretinde Olmert ile Erdoğan arasında konuşulan konulardan birisi de, Gazze’nin durumu, ateşkes ve Filistin-İsrail ‘barış’ süreci idi. Belli oluyor ki, Olmert Ankara ziyaretinden Gazze’nin durumu için bir hayli övülmüş ki, İsrail’e döner dönmez Gazze katliamının emrini verdi. Kazanan, direnen Filistin halkı olacaktır ABD destekli İsrail Siyonizmi’nin işgaline, katliamına, zulmüne karşı Filistin halkının verdiği haklı ve meşru mücadele bundan önceki katliamlarla bitirilemediği gibi, Gazze katliamıyla bitirilemeyecektir. Zulmün olduğu her yerde isyanlar da olacaktır. Tarihin her döneminde olduğu gibi sonunda kazanan mutlaka haklı olan Filistin halkı olacaktır. Demokratik Haklar Federasyonu olarak Filistin halkının haklı mücadelesini destekliyor, direnen Filistin halkının zaferi kazanacağına olan inancımızı bir kez daha yineliyoruz. |





On yıllardır Filistin topraklarındaki işgalci varlığını sürdüren İsrail, haftalardır abluka altında tuttuğu Gazze’de bugün yeni bir katliama imza attı. Gazze Şeridi’ndeki Hamas’a ait kamplara saldıran İsrail, yaklaşık 200 Filistinliyi katletti, yüzlercesini de yaraladı.