| Katliamlara Karşı Sessiz Kalmak, Ortak Olmaktır! Faşizme Karşı, Devrimci Dayanışma Temelinde Fiili, Meşru ve Militan Bir Mücadele için Seferber Olalım! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Henüz net olmayan bilgilere göre, en az 36 köylü yaşamını yitirirken, 13 kişiye hala ulaşılamadı. Çoğunluğunu çocukların ve gençlerin oluşturduğu kervandan, yalnızca birkaç kişinin kurtulduğu tahmin ediliyor. Devrimci, demokratik ve yurtsever halk güçlerine yönelik olarak ülke genelinde yaşanan gözaltı ve tutuklama terörüyle tırmanan faşist kudurganlık, artık emekçi ve ezilen halka yönelik katliamlara yönelerek, direnç mevzilerini topyekûn zapt-ı rapt altına almak istemektedir. AKP Hükümeti, Emekçi ve Ezilen Halka Ölüm Kusan Bir Savaş Kabinesidir! Dün sağlık emekçilerine, bugün ise DİSK’e bağlı işçilere azgınca saldıran; işçileri yüksek duvarlardan itekleyen, sokak ortasında sürükleyen, yaralayan, hastanelik eden polis terörü; son altı ayda 2000’li yılların en yüksek düzeyine ulaşan gözaltı ve tutuklama terörüyle birlikte, AKP Hükümeti sürecinin ulaştığı yeni evreyi açıkça ortaya koymaktaydı. Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), AKP hükümeti sürecine ve onun özellikle 2007’den sonra Türk hâkim sınıfları içerisinde giriştiği siyasi operasyonlarla eşgüdüm halinde yürütmekte olduğu sahte “demokrasi” ve “özgürlükler”, “açılımlar” yalanlarına karşı halkı ve halk güçlerini uyarmaktaydı. Şimdi, Uludere Katliamı’yla birlikte, AKP Hükümeti’nin, ABD - AB emperyalist bloğunun “Büyük Ortadoğu Projesi” kapsamında, başta ülkemiz emekçi halk hareketi olmak üzere, bölge halklarına karşı da taşeron bir savaş kabinesi olduğu gerçeği apaçık ortaya çıkmıştır. AKP Hükümeti, ülke içerisinde, “açılımlar yalanlarıyla” önemli ölçüde manipüle ettiği halk muhalefetine yönelik politikasını değiştirmiş ve tasfiyeci süreçle bilinçlerin muğlâklaştığı bir ortamda derhal azgın bir baskı politikası, “devlet terörü” hayata geçirmiştir. Gözaltı, tutuklama ve işkence yeniden ve daha şiddetli bir biçimde ön plana çıkarılmıştır. AKP hükümetinin hayata geçirdiği bir başka yenilik de Türk hâkim sınıfları içerisinde sürdürdüğü siyasi operasyonlarının belirli bir doygunluğa ve başarıya ulaşması sebebiyle, mevcut burjuva - feodal basını da bütünlüklü olarak kullanarak, bu ağır devlet terörünü ciddi şekilde manipüle edebilmesidir. Ancak artık katliamlar, işkenceler, hapishaneler gerçeği gizlenemeyecek şekilde ortalığa saçılmıştır!... İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bu ülke halklarının ve emekçilerinin askeri faşist darbelerden, geçmiş savaş kabinelerinden hiç de yabancısı olmadıkları, Nazi özentisi fikirleriyle; ABD’nin yeni savaş kabinesi AKP Hükümeti’nin, bir elinde Türk Ordusu’yla bir elinde Gülen Cemaati’yle, ülkemiz ve bölge emekçilerine ve halklarına nasıl saldıracağını ayan beyan ortalığa saçmaktadır! Toplumun her kesimine yönelen tutuklama terörü ve açık tehditler; sokak ortasında infazlar ve Uludere’de olduğu gibi toplu katliamlar; bilhassa Kuzey Kürdistan’da yoğunlaşan savaş; ekonomik krizin en ağır faturasını ödemek zorunda bırakılan ve her geçen gün sefalet koşullarına daha fazla mahkûm edilen milyonlar gerçeği, devrimci ve demokratik halk güçlerine net olarak şunu göstermektedir: Hürriyetimiz ve Geleceğimiz için Fiili, Meşru ve Militan Bir Mücadele Dışında Hiçbir Yol Yoktur! Ülkemiz emekçileri ve ezilen halkları nasıl ki en ağır baskı koşulları altında özgürlükleri ve gelecekleri için büyük bedellerle örülü mücadeleleriyle askeri faşist darbeleri ve 1990’lar dönemi gibi savaş koşullarını aşmayı başarabilmişlerse; 2010’lar gerçeğinde de emekçi ve ezilen halkımız, tarihinden ve haklılığından aldığı kuvvetle; devrimci, demokratik örgütlü halk güçlerinin öncülüğünde emperyalizme ve faşizme karşı mücadelesini yükseltecektir! DHF, tüm örgütlü güçlerini, bulundukları her alan ve yerelde, başta yurtsever halk güçleri olmak üzere, tüm devrimci, demokratik kamuoyuyla birlikte, özelde Kürt ulusuna dönük katliamlara genelde ise emekçiler ve ezilenler üzerinde yoğunlaşan devlet terörüne karşı sokağa çıkmaya çağırır! Devrimci dayanışma temelinde, fiili, meşru ve militan eylemlilikler örgütlenmeli, yaygınlaştırılmalı; tüm faaliyet alanlarımızda katliamın ve devlet terörünün etkin teşhiri için tüm olanak, imkân ve yaratıcılığımızı kullanarak çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız! |





Dün akşam saatlerinde, Şırnak’a bağlı Uludere İlçesi Ortasu (Roboski) Köyü’nde, yaklaşık 50 köylü, savaşa uçaklarıyla bombalandı, onlarca köylü katledildi.