dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Kürt Ulusu’na Dönük Saldırılar Sonuçsuz Kalacak! Kazanan, Emekçilerin, Ezilenlerin Gönüllü Birlikteliği ve Devrimci Mücadelesi Olacak!

Demokratik Haklar Federasyonu
20 Nisan 2011

dhflogo2Ülkemiz bir kez daha Kürt Ulusu’nun siyasal iradesine, meşru taleplerine ve demokratik haklarına dönük pervasız bir zorbalığa tanıklık ediyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bazı BDP’li vekil adaylarını, kendi yasal hükümlerini dahi yok sayarak, açık bir siyasal tavırla kabul etmemesinin ardından, haklı ve meşru taleplerini kitlesel, fiili, meşru eylemliliklerle savunan Kürt Ulusu üzerinde azgın bir devlet terörü estiriliyor.

Başta Kuzey Kürdistan şehirleri olmak üzere, diğer büyük şehirlerde de sokaklara taşan ve ilerici, demokratik, devrimci kurumların da sahiplenerek destek verdiği eylemlere yönelik polis terörü neticesinde, bugün Amed’in Bismil İlçesi’nde, bir yurttaş daha polis kurşunuyla hayatını kaybetmiştir.

Seçimlere AKP Hükümeti Provokasyonu

Son sekiz yılda, ABD operasyonuyla işbaşına getirilen ve halk düşmanı icraatlarıyla işçilere, köylülere, emekçilere ve ülkemiz ezilen ulus, milliyet ve inanç kesimlerine yönelik kirli, karanlık emelleri ayyuka çıkan AKP hükümeti ardında kümelenen hâkim sınıflar, yaklaşan genel seçimlerde, ellerindeki sandalye avantajını kaybetmemek için türlü provokasyonları devreye sokmaktadırlar.

Kürt illerinin genelinde, iki yıl önce bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından dillendirilen “Kürt Açılımı”nın aslında daha sinsi ve gerici bir tasfiye ve imha politikası olduğu gerçeğinin bugün Kürt Ulusu tarafından çok daha net görüldüğü, yorumlandığı günümüz koşullarında; birer birer AKP Hükümeti’nin temsil ettiği hâkim sınıflardan uzaklaşan toprak ağalarının da oluşturduğu siyasal atmosferin; emperyalist odaklarca, CHP eksenli geliştirilmeye gayret edilen “muhalefetin” (!) yarattığı baskılanmayla birlikte, AKP Hükümeti’ni açıktan saldırılara sevk ettiği görülmektedir.

Geçtiğimiz aylarda yargı kurumlarında yaşanan “vesayet değişiminin” ardından ipleri eline alan AKP Hükümeti, şimdi karşısında hızla gerilediği Kürt Ulusu’nun demokratik iradesi üzerinde “yargı kılıcı”nı sallamaktadır.

Her ne kadar dün ve bugün ülke genelinde yaşanan kitlesel fiili, meşru eylemliliklerin yaratmış olduğu baskıyla geri adım atılmış gibi görünse de AKP Hükümeti’nin Kürt Ulusu’nun demokratik ve meşru hak talepleri ile ulusal siyasal temsilcilerine yönelik saldırıları artarak sürecektir.

DHF,  Dün Olduğu Gibi Bugün de Kürt Ulusu’nun Haklı ve Meşru Taleplerinin Savunucusudur!

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), iki yıl önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün açıklamalarının hemen akabinde, AKP Hükümeti’nin, bir bütün olarak emperyalizmin ezilen dünyaya yönelik yeni saldırı ve sömürü konseptinin bir ürünü olduğunu ifade ederek, bunun işçi ve emekçiler açısından olduğu kadar ezilen ulus, milliyet ve inanç, kesimleri açısından da yanılsamalı bir “iyileştirme” beklentisi örebileceği tehlikesine dikkatleri çekmişti.

DHF, sürecin gerçek niteliğini, düzenlediği sempozyumlar aracılığıyla geniş kitleler ile ilerici, demokratik ve yurtsever kamuoyuyla paylaşarak; emperyalizm çağında ulusların gerçek özgürlüğe ancak tam hak eşitliği ve ulusların gönüllü birlikteliği ilkelerine yaslanan demokratik halk devrimleri ile ulaşabileceğini vurgulamıştı.

Gelinen aşamada, “demokrasi”, “özgürlükler” ve “açılımlar” furyasının geride bıraktığı yıkım tablosu, önümüzdeki süreçte de ABD ve AB vesayetindeki bir meclisten hiçbir gerçek çözümün çıkmasının mümkün olmadığını tekrar tekrar göstermektedir.

Hakim sınıfların, BDP şahsında bir kez daha somutlaştırdığı gerici saldırılar, devletin mantığını ve niteliğini gösteren yeni örnekler olmuştur. Devlet, yüzlerce yıllık inkar ve imha politikalarında sebat edeceğini; sokak ortasında üzerine kurşun yağdırılan, katledilen, tartaklanan, hakarete uğrayan, tutuklanan insanlarımız şahsında bir kez daha ilan etmiştir.

DHF; BDP’ye ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) gibi demokratik halk güçlerine yönelik hâkim sınıfların gerici dayatmalarına karşı; programatik görüşlerinin propagandasına dayalı ideolojik mücadelesiyle birlikte, devlet terörü karşısında devrimci dayanışmayı yükseltme kararlılığındadır.

DHF, Kürt Ulusu’nun meşru ve demokratik haklarına yönelik saldırılara karşı geliştirilen meşru ve fiili hak alma eylemlerinin katılımcısı olduğunu ilan eder!