| Kürt Ulusunun Haklı Mücadelesi İmha Saldırılarıyla Bastırılamaz! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
Kürt ulusu üzerinde gittikçe yoğunlaşan imha, inkâr ve asimilasyon politikaları yüzlerce yıllık saldırıların güncel yansımaları olarak değerlendirilmelidir. AKP hükümeti eliyle parlatılan “Kürt açılımlarının”, “yakın olunan barışın” devlet açısından ne anlama geldiği son günlerde yoğunlaşan saldırılarla bir kez daha tüm çıplaklığı ile görülmüştür. Kürt ulusuna “demokratik” yollardan hakkını aramayı salık veren hâkim sınıflar, yakın zamanda bağımsız milletvekillerinin adaylıklarını reddederek demokrasi oyununu ifşa etti. Yanı sıra Kürt ulusal hareketini tasfiye saldırılarını aralıksız sürdürdü. Bu saldırılar Kürt ulusunun demokratik-meşru mücadelesiyle karşılandı. 12 - 14 2011 Mayıs tarihleri arasında yaşanan çatışmalarda 12 gerillanın hayatını kaybetmesinin ardından Kürt illerinden binlerce kişinin çatışmanın yaşandığı alana giderek gerilla cenazelerini alması son derece önemlidir. Gerillalardan üçünün cenazesini almak için çatışma alanına giden çok sayıda kişi askerlerin saldırısına maruz kaldı. Ancak bu saldırılardan yılmayan kitle, ısrarından vazgeçmeyerek, sınır ötesinde kalan cenazeleri, ateş altında sırtında taşıyarak ulusal-demokratik mücadelelerine sahip çıkma konusunda büyük bir direniş sergiledi. Yaşamını yitiren evlatlarının cenazelerini almak için baskı ve zulüm çemberini kıran ailelerin ve Kürt ulusunun bu onurlu direnişini selamlıyoruz. Saldırılara Karşı Mücadeleyi, Dayanışmayı Yükseltelim! Seçim meydanlarında, pastadan daha fazla pay alabilmek için azgınca birbirine saldıran ve iki lafından biri “demokrasi” yahut “özgürlük” olan hâkim sınıf temsilcileri, emperyalist ağababalarının talimatıyla tüm çekişmelerini bir yana bırakarak, birkaç saat içerisinde Libya’ya dair kararı nasıl meclisten geçirdilerse, Kürt ulusuna dönük imha, inkâr ve katliam politikalarında da o kadar uyumlu ve bir arada durmayı başarıyorlar. Gerici Türk hâkim sınıflarının Kürt ulusunun demokratik haklarına, kendi kaderini tayin hakkına, inkâr ve imha siyasetiyle yaklaştığı sürece sergilenecek olan direniş ve mücadele de büyümeye devam edecektir. Tekrar görüldüğü üzere Kürt sorunundaki en büyük çözücü güç kitlelerin kendisidir. Kürt ulusunun kararlı mücadelesi, en temel demokratik hakların dahi lütuf kabul edildiği gerici çemberi parçalayacak ve kendi kaderini tayin edecektir. Tam da bugün, Kürt ulusuna ve Kürt ulusal mücadelesine yönelen gerici, faşist saldırılara karşı mücadeleyi yükseltmenin ve kavga alanlarını doldurmanın zamanıdır. Başta Kürt ulusu olmak üzere, bütün ezilen kesimlerin mücadelelerini yeni demokrasi mücadelesiyle daha fazla buluşturmanın ve bu mücadeleler içerisinde önderleşmenin zamanıdır. Halkımızı sokaklara çıkmaya ve hesap sormaya davet ediyoruz! |





Genel seçim aldatmacasının hızlandığı bugünlerde, ezilen milyonlar, bir taraftan hâkim sınıfların “demokrasi” , “özgürlük” çığlıklarına muhatap olmakta diğer taraftan ise devletin gerçek yüzüyle her alanda tekrar tekrar yüzleşmektedir.