dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Maraş Katliamı’nın 30. Yılında, Emperyalist Tahakküme ve Uşak Siyasi İktidarın ‘Halkları Boğazlaştırma’ Politikalarına Karşı Duralım!
Demokratik Haklar Federasyonu
20 Aralık 2008

Emperyalizme bağımlılıkta stratejik dengeler kurmuş bulunan ülkemiz siyasi iktidarı; bu tahakküm ilişkilerinin süreklileşen sonuçları olarak, halka ve halk güçlerine karşı sık sık katliamcı politikalar geliştirmektedir.

19 Aralıklarda, hapishanelerde halkın örgütlü güçlerine yönelik gerçekleştirilen katliamlardan, bir başka 19 Aralıkta halkları birbirine boğazlatma politikalarına uzanan bu kanlı tablo; emperyalizme teslimiyetin ve bu teslimiyetin emrettiği sömürü ve zulüm düzenine karşı duran halkın ve halk güçlerinin sindirilmesinde, örgütsüzleştirilmesinde ve nihayetinde tasfiyesinde sürekli olarak yinelenmektedir.

Maraşlardan, Çorumlara; Sivaslardan, Gazilere ve 19-22 Aralık 2000 Hapishaneler katliamına uzanan yakın geçmişimizin bu kanlı panoraması; sömürü ve zulüm düzenine başkaldıran halkın haklı davası karşısında köşeye sıkışmanın veyahut da en başından engellenmek istenen haklı ve kitlesel mücadelelerin karşısında; siyasal iktidarın “provokasyon ve katliam” politikalarının açık örnekleridir.

“Maraş Katliamı”: dönemin siyasi iktidarı tarafından tertiplenmiş ve bunun neticesinde 111 insanımız yaşamını yitirmiş, ev ve iş yerleri yakılmış, yüzlerce kişi yaralanmış, bebekler boğazlanmış, kadınlara tecavüz edilmiş ve baltalarla insanların uzuvları kesilerek tam bir vahşet tablosu resmedilmiştir.

Ülkemiz siyasi iktidarı; 1978’de gerçekleştirilen “Maraş Katliamı” gibi örneklerde görüldüğü üzere; bu gibi dönemlerde yükselen devrimci halk muhalefetini bastırmanın bir aracı olarak kitlesel katliamlara başvurmakta ve halkın etnik, dini ve siyasi kimliklerine oynayarak, ezilenleri birbirine boğazlatma politikasını hayata geçirmeye çalışmaktadır.

Ezilen sınıfların kader birliğini karartan ve sömürü düzeninin devam etmesinin hizmetinde olan bu kirli savaş yöntemine karşı, halk içerisinde bir devrimci kardeşlik bilinci yaratmak günümüzün devrimci görevidir.

Halkın katılacağı tek savaşın, emperyalizme ve işbirlikçi siyasi iktidarın sömürü ve zorbalık düzenine karşı kendi kurtuluş kavgası olması gerektiği ifade edilmelidir. Eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma, sosyal ve üretim alanlarında yaşanan emperyalist yıkım politikalarına karşı yeni demokrasi mücadelesinin bayrağını yükseltmek ve bağımsız bir ülkede insanca yaşanacak bir düzen kurmak, bugün için kendisini daha da yakıcı bir şekilde hissettirmektedir.

Ülkemizin emperyalizmle var olan bağımlılık ilişkileri üzerinden yükselen, sosyo-ekonomik yapısından kaynaklanan ve ancak Yeni Demokrasi perspektifiyle çözüme ulaşacak olan etnik, dini ve sınıfsal çelişkiler, günden güne daha da derinleşmektedir. Başta işçiler ve köylüler olmak üzere emekçi kesimlerin sorunlarının, Kürt ulusal sorununun ve Alevi sorununun, günümüzün emperyalizme teslimiyetçi ve halka düşman sistemi içerisindeki anlayışlarla aşılamayacağı açıktır. Bu sistemin kendi “Kürdünü” ve “Alevisini” yaratma çabalarına karşı ciddi bir karşı koyuş hamlesi gerçekleştirmek devrimci ve demokratların görevlerinden birisi olmalıdır. Zira emperyalizmin talebi, halkların birbirlerine düşmanlaştırılması ve kendisine yönelik topyekûn bir anti-emperyalist mücadelenin engellenmesidir.

Ülke tarihimizde ilk defa kendi talepleri için 9 Kasım’da Büyük Alevi Yürüyüşü’nde alanlara çıkan Alevi inancından halkımızın yarattığı politik duruş, demokratik haklar mücadelesi için önemli bir katkı sunmaktadır. Bugüne kadar CHP’sinden DSP’sine, DYP’sinden ANAP’ına kadar tüm gerici düzen partileri tarafından kandırılan ve yarasına merhem yerine tuz basılan Alevi halkımızın, işbirlikçi siyasi iktidarın inkârcı, imhacı ve asimilasyoncu tavrına karşı giriştiği bu pratik desteklenmeli ve yön verilmelidir. Alevilerin içerisindeki Cem Vakfı gibi sistem içi uzlaşma siyasetleri teşhir edilmeli ve Alevilerin birlik sorununu, çeşitli milliyet ve inançlardan emekçi halkın kolektif faydası zemininde çözmek gerekmektedir.

Birleşmeyen bir halk, özgür yarınları fethedemez.

Tarihte ilk kez 21 Aralık’da Adana’da bir miting şeklinde yapılacak yürüyüşle protesto edilecek olan “Maraş Katliamı” protestosuyla toplumsal hafızamızı tazelemeli ve Alevilerin haklı taleplerini hep birlikte haykırmalıyız.

Demokratik Haklar Federasyonu’nun “Dün Maraş’ta Bugün Sivas’ta - Çözüm Emperyalizme Karşı Savaş’ta” pankartı arkasında, Çukurova’daki tüm Yeni Demokrasi güçleri olarak yerimizi alacağız.

Halkımızı, Demokratik Haklar Federasyonu kortejinin kararlı, coşkulu ve disiplinli saflarına davet ediyoruz!

Tarih: 21 Aralık 2008

PazarToplanma Yeri: Mimar Sinan Amfi Tiyatro Önü

Saat: 11.00