| Metin Hocanın Katili, Patron - Ağa Devletidir! Devlet Terörüne Karşı Mücadeleyi Yükseltelim! Seçim Aldatmacasını ve Katillerin Oyununu BOYKOT Edelim! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
İşçilere, köylülere, emekçilere, ezilenlere ve halkın örgütlü güçleri olan devrimci, demokratik kurumlara ve kamuoyuna yönelik azgın saldırılara, sokak terörüne her gün bir yenisi daha ekleniyor! Dün ise Artvin’in Hopa ilçesinde, AKP’nin seçim mitingini protesto etmek isteyen halka ve demokratik siyasi partilerle kitle örgütlerinin örgütleyici olduğu eyleme yönelik bir devlet terörü yaşandı. Polis, gözü dönmüşçesine kitleye saldırırken, atılan gaz bombaları sonucu Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyesi emekli öğretmen Metin Lokumcu hayatını kaybetti. Hopa’da ve Ülkenin Çeşitli Yerellerinde Devlet Terörü Azgınca Sürüyor! Dün geceden itibaren, Hopa’da ev ve kurum baskınları devam ederken, ilçenin çevre il, ilçe ve köylerle olan irtibatının koparıldığı ve hatta telefon hatlarının dahi kesildiği bilgisi geliyor. Devlet, Hopalıların, Metin Hoca’nın cenazesine katılacak olmalarından dahi korkuyor, saldırıyor. AKP hükümeti ve konuşmasını yapamayan, Hopa’ya giremeyen Erdoğan da Hopalılardan intikam almaya çalışıyor. İstanbul ve Ankara’da ise, devlet terörünü protesto eden devrimcilere, emekçilere azgınca saldıran polis, birçok kişiyi sokak ortasında dövüyor, işkence ediyor, gaz bombası atıyor. Toplamda yüzden fazla kişi gözaltına alınıyor, gözaltında işkence görüyor. Devlet; başbakanıyla, medyasıyla, polisiyle hayata geçirdiği terörün üstünü örtmeye çalışırken Erdoğan yine sahneye çıkıyor ve emekçilerle alay ediyor: “Ben Hopa'ya eşkıyaların indiğini bilmiyordum. Meğerse eşkıya Hopa'ya da inmiş.” İşte devletin katliamcı zihniyeti! Onlar için sokak ortasında katledilen insanların hiçbir önemi yoktur. Ne de olsa onlar “çocuk da olda, kadın da olsa” öldürmeye yeminlidirler! Metin Hocanın Katili, Emperyalist Uşağı Patron - Ağa Devletidir! Genel seçimlere günler kala seçim meydanları, AKP’sinden CHP’sine, MHP’sinden bilcümle düzen partilerine dek sahte vaatler, dışı cilalı içi boş özgürlük ve demokrasi vaazlarıyla yankılanırken; ülkemizin gerçekleri emekçileri ve ezilenleri vurmaya devam ediyor. Fabrikada direnen işçiye, toprağını kaybetmemek için mücadele eden, HES yağmasına karşı nöbet tutan köylüye yönelik devlet terörü, tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Devrimci, demokratik, yurtsever ve ilerici, kurum ve kamuoyuna yönelik devlet terörü ise halk üzerinde yoğunlaşan baskıya paralel olarak ivmeleniyor, şiddetin niteliğini ve dozunu arttırıyor. Gözaltılar ve tutuklamalar, kampanyalar halinde kitlesel şekilde gerçekleştirilirken, sokakta ise tam bir polis vahşeti yaşanıyor. Elleri demir çubuklu sivil polisler öğrencileri hunharca döverken; çevik kuvvet hedef gözeterek ateşlediği gaz bombalarıyla insanlarımızı, çocuklarımızı katlediyor, sakat bırakıyor. İşte düzenin ve onun eğleştiği meclisinin gerçek demokrasi ve özgürlük anlayışı! “Oy Verdik Patron-Ağaya, Oylar Kurşun Oldu Bize” Yine bir seçim arifesindeyiz. Yine “Özgürlük”, “demokrasi”, “istikrar”, “huzur” vaatleri meydanlarda, televizyon ekranlarında yankılanırken; bu kez de AKP hükümeti başbakanından, “Devrimci Kemalli” (!) CHP’sine dek, “en demokrat kim” yarışı tam hız sürerken; Metin hocanın Hopa sokaklarında yatan cansız bedeni, bir kez daha bu düzenin gerçek niteliğini ve her seçimde oynanan kirli, kara “demokrasicilik oyunlarını” yerle bir etmiştir. İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, hak talep etme özgürlüğü… Hepsinin koca bir aldatmaca olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Metin Hoca’yı katledenler, Hopa’yı ablukaya alanlar, bir protesto gösterisine dahi kurşunla, bombayla cevap verenler; dünden bugüne bu ülkeyi emperyalistlere satanlar ve işçiye, köylüye, emekçiye, ezilene azgın bir zorbalık ve sömürü düzenini dayatanlardır! Demokratik Haklar Federasyonu, devlet tarafından katledilen ÖDP üyesi Metin Hoca şahsında, tüm devrimci ve demokratik halk güçleriyle birlikte devlet terörüne karşı devrimci dayanışmayı ve ortak mücadeleyi yükseltme kararlılığını yineler! |





Devlet terörü, gün geçtikçe şiddetini arttırıyor.