dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Müstemleke Valileri Emir Buyurdular: İDO ve İGDAŞ Özelleştirile! Halkın Ulaşım ve Isınma Hakkı Emperyalistlere Peşkeş Çekilemez!

Demokratik Haklar Federasyonu
19 Temmuz 2009

dhflogo2İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, aldığı bir kararla, İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ (İDO) ile İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret AŞ’nin (İGDAŞ) özelleştirilmesi için belediye başkanına yetki verdi.

Artık kendi memleketimizde bir semtten diğerine giderken veyahut ısınmak için, yemek pişirmek için, yıkanmak için doğal gaz kullanırken yabancı şirketlere ödeme yapıyor olacağız (!)

AKP’li meclis üyelerinin oy çokluğu ve muhalefet (!) partili meclis üyelerinin cılız itirazlarına karşın, hızlı bir biçimde belediye meclisinden geçirilen karara göre:

Belediye kaynaklarının altyapı, ulaşım, sosyal hizmet, eğitim-kültür gibi öncelikli yatırımlara ve hizmetlere yöneltilmesi, şehir içi doğalgaz dağıtımı hizmetinin ve deniz yolu ile toplu taşımacılık hizmetinin etkin şekilde yürütülmesi için yapılan yatırımların İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin görev hizmet alanlarında etkin, nitelikli ve verimli kamu hizmeti sunabilmesi için belediyeye kaynak sağlanması, kamu menfaatlerinin ve genel kamu yararının tesisi için; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı kuruluşları ve iştiraklerinin sermayesinin yüzde 100’üne sahip olduğu İDO ile İGDAŞ’ın özelleştirilmesi uygun olacağı belirtilmiştir.

Hiç şüphesiz ki “kamu menfaati”, siyasi iktidar ve uzantıları için, her gün milyonlarca kişinin kullandığı ve dahası mevcut zamlarla, trilyonlar kazandıran işletmelerin emperyalistlere peşkeş çekilmesi anlamı taşımaktadır.

Bu yüzden İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı, şu cümleleri büyük bir özgüvenle sarf ediyor:

Göreve geldiğimiz ilk yıllarda görüşme yaptığımız şirketlerle, ulaşımla ilgili mevcut raylı sistemlerin tamamını, projelerin tamamını vermek kaydı ile yap işlet olarak hazır olduğumuz hep söyledik. Hala söylüyoruz. Buna hazırız. Biz mevcut ulaşım sistemlerimizi, İstiklal Caddesi'ndeki tramvay dâhil, şu an inşaatı yapılanlar dâhil masaya koymaya hazırız. Ciddi yanıt aldık çünkü metro yatırımları çok büyük yatırımlar, geri dönüşleri çok uzun yıllar süren yatırımlar…

Tamamen satıyoruz ki iyi para alma şartımız bu…

Bugünün itibariyle baktığınız zaman 98 milyon insan taşıyan, günde bin 200 sefer yapan, 82 iskele ve 107 gemilik bir sistemi satmayı düşünüyoruz. Bir başka boyutu ile baktığınız zaman İGDAŞ ve İDO için gelen yabancılara da söylüyorum; bu işletmeler sürekli gelişiyor çünkü nüfus artıyor. Yani İstanbul çevresindeki illere kadar Marmara çevresine hizmet veren bir İDO var. Ve daha da talep artıyor. Değişik ülkelerden talep var. Şu an isim vermeyeceğim…

Emperyalist merkezlerde başlayan kriz, emperyalist–kapitalist sistemin belirli aralıklarla, süreğen olan krizlerinin birikmesiyle ortaya çıkan, uzun erimli yapısal krizini derinleştirirken; ülkemiz gibi emperyalizme göbeğinden bağımlı ülkelerin kaynakları da artık dünden daha azgın ve pervasız bir şekilde yağmalanıyor.

Üretimden uzaklaşan finans sermayesi, sömürgeleştirdiği ülkelerdeki artık-değere saldırıyor.
Ülkemiz hâkim sınıfları gibi emperyalist merkezlerle efendi–uşak ilişkisi geliştirmiş ve kader birliği etmiş yönetici kesimler ise bir yandan halkın en temel ihtiyaçlarını dahi haraç–mezat satılığa çıkarırken bir yandan da bu yağmadan nemalanıyor ve bir avuç patron–ağa, daha fazla zenginleşiyor.

Ekonomik ve sosyal yıkımlara karşı duran, emeğine ve geleceğine sahip çıkan yoksul köylülerimiz, işçilerimiz, gençlerimiz, kadınlarımız ve ezilen tüm kesimler de bugün, dünden daha açık bir şekle bürünen devlet terörüne maruz kalıyor, öldürülüyor, sakatlanıyor, tutuklanıyor…

Özelleştirmelere son verilsin!

Ülkemiz, emeğimiz ve geleceğimiz emperyalizme peşkeş çekilemez!

Bizim olanı almak için birleşelim, mücadele edelim, kazanalım!

Demokratik haklarımız için mücadeleye yüklenelim!