dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Özgür ve Demokratik Suriye, Ancak Suriye Halkının Devrimci Mücadelesiyle Yaratılabilir!

Demokratik Haklar Federasyonu
11 Ağustos 2011

dhflogo2Son haftalarda uluslararası burjuva medya kuruluşları tarafından “Türkiye, Suriye’ye müdahale etmeye hazırlanıyor” başlıklı haberler servis edilmeye başlandı.

Suriye’de ve diğer Ortadoğu ülkelerinde ardı ardına gelişen kitle hareketlerini, kendi kaldıracı haline getirmeye çalışan emperyalistler arasındaki çıkar dalaşları, Suriye üzerinde de yoğunlaşmaya başladı.

ABD, Rusya ve Çin’in; Suriye konusunda farklılaşan bölgesel çıkarları ile Suriye gericiliğinin yoğunlaşan saldırıları, Suriye üzerinde yoğunlaşan tartışmaları geçtiğimiz hafta boyunca oldukça alevlendirdi.

Erdoğan’ın, Suriye’de yaşanan olayları “Türkiye’nin iç sorunu” olarak değerlendirmesi ve “komşularla sıfır sorun” politikasından “Suriye konusunda ne gerekiyorsa yapacağız” tutumuna geçmesi, ABD’nin Haziran ve Temmuz aylarında dile getirdiği “Esad’sız çözüm” açıklamalarına uygun olarak Türk hâkim sınıflarının hızlı bir şekilde konum almaya başladığını göstermektedir.

Emperyalistlerin ve onlara uşaklılık eden Türkiye gibi gerici devletlerin, Suriye’de yaşanan olaylar karşısında “demokrasiden”, “özgürlüklerden”, “insan haklarından” bahsetmesi ise büyük bir aymazlık ve sahtekârlıktır!

Esadları, Kaddafileri, Saddamları, Tayyipleri yaratan gerçek; Merkelleri, Sarkozileri, Obamaları yaratan emperyalist dünyanın gerçekleridir! Ortadoğu halklarına onlarca yıldır kan ve zulüm getirmekten başka bir şey yapmayan bu gerici sistemler ve onların başındakiler, tam da gerici dünya düzeninin “demokrasi ve özgürlük” anlayışlarının ürünüdürler.

Gerici dünyanın demokrasi ve özgürlük hayranlığı, doğal olarak kendi sınıf çıkarlarıyla alakalıdır. Suriye konusundaki demokrasi hayranlığı da buradan beslenmektedir. Fakat son aylarda da gördüğümüz gibi, ne Suriye ne de diğer gerici güçler demokrasi ve özgürlükler konusunda şampiyonluğu bırakmak istememektedir.

Bu tartışmalar altında, karşılıklı tehditler eşliğinde devreye giren senaryolar, ABD, Rusya ve Çin arasındaki çıkar savaşının yönüne göre şekillenecek.

Dolayısıyla ne Suriye gericiliği tarafından dile getirilen “terörizme karşı kendimizi savunuyoruz” yalanları, ne de Suriye’ye dönük emperyalistler tarafından dile getirilen “demokratikleşme baskısı”, ezilenler açısından kabul edilebilir değildir. Ezilenler bu gerici dalaşın tarafı değillerdir, olmamalılardır!

Türk hâkim sınıflarının ABD uşaklığı, 8 Ağustos’ta Başbakanlık’ta; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın da katıldığı, “dış güvenlik konularının ele alındığı, genel bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında” ve bu zirveyi takiben ABD Büyükelçisiyle Başbakanlık’ta yapılan toplantıda bir kez daha belgelendi. ABD Büyükelçisi Başbakanlık’tan ayrılırken, “Gündemdeki konuların üzerinden geçtik” şeklinde kısa bir açıklama yaptı. Üzerinden geçilenin, geçilmek istenenin Suriye halkı şahsında ezilen halklar olduğu ise ayan beyan ortadadır.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), emperyalistlerin ve onlara uşaklık eden Türkiye gibi gerici-faşist devletlerin, Suriye ve Ortadoğu halklarına yönelik gerici saldırılarına karşı birleşik devrimci mücadeleyi yükseltme çağrısı yapmaktadır.

DHF, Suriye gericiliğine son verecek yegâne gücün Suriye halkının devrimci mücadelesi olduğunun altını çizerken, hem Suriye gericiliğine hem de emperyalist barbarlığa karşı mücadelenin yükseltilmesi, Suriye halklarının bağımsızlık, demokrasi ve özgür bir gelecek hakkının savunulması için harekete geçmeye çağrısı yapmaktadır.