dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Tasfiye ve İmha Politikasında Israr, Zorbalık Düzeninde Isrardır! Demokratik ve Meşru Hak Talepleri Mücadelesinde Israr, İnsanca Bir Yaşam ve Gerçek Demokratik Bir Düzende Isrardır!

Demokratik Haklar Federasyonu
26 Aralık 2009

dhflogo2İktidarın “DTP açılımı” ve akabinde sokaklara yansıyan binlerin haklı tepkisinin ortaya çıkardığı tablo, henüz gündemden düşmemişken, Kürt ulusal hareketinin, Barış ve Demokrasi Partisi’yle (BDP) birlikte ortaya koyduğu yönelim, yeni bir “terör örgütü operasyonu”yla karşılaştı.

94 DTP Belediye Başkanı’nın BDP’ye katılımlarının hemen ertesinde ve BDP adına mecliste grup kurulacağı gün içerisinde gerçekleştirilen bu operasyonla; Kürt ulusunun en meşru, demokratik haklarının kullanılmasına dahi izin verilmeyeceği, bu izinin ancak “demokratik açılım” kriterleriyle dayatılan tasfiye konseptine kayıtsız, koşulsuz bir teslim oluşla bahşedileceği (!) bir kez daha olanca çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.

11 ilde birden, eşzamanlı olarak düzenlenen, aralarında BDP’li belediye başkanlarının ve eski DTP yöneticilerinin bulunduğu 80 kişi, geçtiğimiz günlerde düzenlenen operasyonla gözaltına alındılar.
Bugün itibariyle, gözaltına alınanlardan, aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 7 kişi tutuklandı.

Siyasi iktidar uzantılı medya gruplarının yaygın propagandasına göre “KCK operasyonu” olarak tanımlanan bu yönelim; Kürt ulusal hareketinin arkasında ulusal meşru, demokratik hak taleplerini sahiplenen Kürt kitlelerinin iradesine, tercihine yapılmış açık bir saldırı niteliği taşımaktadır.

Siyasi iktidarın, Kürt ulusuna yönelik olarak hayata geçirdiği ve “demokratik açılım” adını verdiği bu saldırı süreci, sadece Kürt ulusuna ve haklı, meşru mücadelesine yönelik değildir.

Çeşitli milliyet ve inançlardan ülkemiz işçi, emekçi cephesinde yaşanan kıpırdanma; emekçi kitlelerin hareketlerinin TEKEL işçileriyle birlikte artma ve büyüme emareleri gösteren bu ilk adımları ve bununla birlikte ezilen, sömürülen halk kesimleri, gelinen aşamada ciddi bir saldırı süreciyle karşı karşıyadır.

Türk hâkim sınıfları, ABD başta olmak üzere, bölgede güç dengelerini belirleyen emperyalist odakların yeni bölgesel planları içerisinde, kanlı senaryoları hayata geçirmeye çalışmaktadırlar.

İşçi, emekçiler cephesinden yükselen mücadeleye karşı, milletlerin provokasyonlarla boğazlaştırılmak istenmesi; milliyet ve ezilen inanç gruplarına dayatılan asimilasyon, imha ve inkâr siyasetleri; halka ve halk güçlerine yönelik hayata geçirilen yargısız infaz, tutuklama ve gözaltı terörü…

Başta ABD olmak üzere AB ve İsrail gibi emperyalist, sömürgeci, işgalci büyük merkezlerin ekonomik, sosyal ve siyasi tahakkümü altında olan ülkemiz hâkim sınıfları, böylelikle, emperyalizmin bölgedeki yeni dönem projeleri içerisinde kendisine biçilen misyonu, Kürt ulusal hareketinin tasfiyesi, devrimci dinamizminin tümüyle törpülenmesi ve ülkemizde, hızla gelişmekte olan emekçi kitle hareketinin de benzer bir tasfiye, manipülasyon ve zorbalık yöntemiyle zapturapt altına alınması hedefiyle yerine getirmeye çalışmaktadır.

Bu anlamda BDP’ye yönelik saldırı, bir yandan Kürt ulusunun demokratik, meşru hak taleplerinin Türk hâkim sınıfları tarafından geleneksel bir politikaya dönüştürülmüş bulunan imha ve tasfiye konseptine işaret ederken beri yandan da son iki hafta içerisinde, TEKEL işçilerinin kararlı mücadelesiyle, hızla yayılan emekçi kitle hareketlerinin, yaratılmak istenen milli boğazlaşma provokasyonlarıyla manipüle edilmek istenmesine dikkatleri çekmektedir.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), emperyalist tahakküme, uşak siyasi iktidara ve onu, sömürü ve zulüm politikalarıyla ayakta tutan ağalar ve patronlar sultasına karşı ideolojik, politik mücadelesini meşru zeminde; başta işçi, emekçi kitleler olmak üzere tüm ezilen kesimlerin demokratik hak talepleri mücadelesi içerisinde örgütlenerek ve örgütlü mücadelesini yaygınlaştırarak sürdürme kararlılığını, BDP’ye yönelen gerici saldırganlığın karşısında bir kez daha beyan eder!