| TEKEL İşçilerinin Haklı Mücadelesini Yükseltelim! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu
20 Aralık 2009
Tüm ekonomik, sosyal yıkımlar karşısında, TEKEL işçilerinin, kadınıyla, erkeğiyle, aileleriyle altı gündür, gecesiyle, gündüzüyle tüm baskılara, engellemelere, saldırılara ve olumsuz hava koşullarına rağmen sergiledikleri bu kararlı, onurlu mücadele; yaşadığımız krize ve hak gasplarına karşı mücadeleyi de büyük derslerle öğretiyor. TEKEL İşçileri Özlük Haklarını İstiyorlar AKP hükümetinin, “özelleştirme” furyasından nasibini alan ve geçmişin en büyük kamu kurumlarından olan TEKEL işletmeleri, yabancı tekellere peşkeş çekilme sürecinde, bünyesinde çalışan 12 bin işçinin tasfiyesiyle karşı karşıya kaldı. Bugünse TEKEL işçileri, özlük haklarının korunması, iş güvencelerinin sağlanması ve başka kamu kurum ve kuruluşlarında bu haklarıyla birlikte istihdam edilebilmek için mücadele veriyorlar. Aylardır yerellerinde sürdürdükleri mücadelelerini, hükümet cephesinden bir karşılık görmemesinin sonucu olarak, “Ölmek var dönmek yok” şiarıyla Ankara’ya taşıyan TEKEL işçileri, özlük haklarının güvence altına alınması talebinde kenetlenmiş durumdadır. Emekçilerin en temel, meşru hakkı olan “çalışma hakkı” mücadelesi, bugün, ülkemiz emekçilerinin de en başta gelen meşru, demokratik hak talepleri arasındadır. Mücadele Öğretiyor, Birleştiriyor Emperyalizme teslimiyetin, uşaklığın, “Büyük Ortadoğu Projeleri”nin taşeronluğuna soyunmanın sonucu olarak biz emekçilere dayatılan işsizlik, yoksulluk, zam, zulüm furyasına karşı verilen meşru, demokratik mücadele; emeğimize ve geleceğimize sahip çıkmanın devrimci yolunu da öğretiyor, gösteriyor. Çeşitli milliyet ve inançlardan; Türkü Kürdü Alevisi Sünnisi…; yurdun dört bir yanından Ankara’ya akan TEKEL işçilerinin kararlı mücadelesi; emperyalistlerin ve ülkemiz hakim sınıflarının Kürt Ulusu’nun haklı mücadelesine yönelik ortaya koyduğu provokasyon siyasetiyle, emekçilere dönük bir saldırı dalgasına dönüştürülmek istendiği şu günlerde; işçi sınıfının, tüm halk kesimlerinin haklı mücadelelerinin, gerçek demokratik bir düzene kavuşabilmelerinin ve haklarını güvence altına alabilmelerinin; denenmiş, sınanmış mücadele zeminini de ortaya koymaktadır. TEKEL işçilerinin bu meşru ve demokratik mücadelesi, başta sendikalar olmak üzere çeşitli ilerici, demokrat, devrimci demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve çevreleri de yan yana getirmeye devam ediyor. Kararlılıkla sürdürülen mücadele, Türk-İş Genel Merkezi’nin bulunduğu alanda semt esnafının, semt halkının da desteğini, yardımını alarak; kitleleri birleştirerek büyüyor. Ankara Valiliği'nin, kolluk güçlerinin tüm saldırılarına, gaz bombalarına direnen, altı gün boyunca gecesiyle gündüzüyle Ankara sokaklarını arşınlayan, eylem alanına çeviren, buralarda sabahlayan, yaşayan TEKEL işçilerinin bu kararlı direnişi; demokratik, meşru hak talepleri mücadelesine karşı hayata geçirilen kolluk güçleri terörüne de nasıl yanıt verileceğini öğretmeye devam ediyor. TEKEL işçisinin bu azimli mücadelesi, tüm işçi ve emekçilere yol gösteriyor. AKP Hükümeti, Çıkmaza Sürüklenmiştir Altıncı gününe giren TEKEL işçilerinin mücadelesi karşısında zorbalık politikası geri tepen, kendisini vuran AKP hükümeti, Ankara Valisi ve polisi; bugün, Maliye Bakanlığı eliyle, “işçilerin özlük haklarında iyileştirmelerinin yapılacağı” güvencesi vermekte ancak beri yanda da “işçilerin Ankara’yı terk etmesini” ısrarla talep etmektedir. AKP hükümetinin bu talebi, emperyalizme uşaklığın sonucunda biriken halk öfkesinin daha da kabarmasının engellenmesine yönelik olarak, içerisine yuvarlandığı çaresizliğin de açık kanıtı durumundadır. İşçiler, AKP hükümetinden, kesin sonuç alınıncaya kadar mücadeleye devam etme kararlılıklarını da her fırsatta yineliyor ve kendi sendikalarını da, Türk-İş’i de uyarıyorlar: “Bizi satanı biz de satarız!” TEKEL işçisi, her geçen günde büyüyen, gelişen, güçlenen mücadelesiyle birlikte; sadece kendileri için değil, ülkedeki tüm işçi ve emekçilerin emek ve özgürlük mücadelesini de büyüttüklerinin farkına varmakta ve bu bilinçle mücadele kararlılıklarını bilemektedirler. Demokratik Haklar Federasyonu Son An’a Kadar TEKEL İşçileriyle Birlikte Mücadeleyi Yükseltecektir! Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), işçilerin Ankara’ya geliş anlarından itibaren, Ankara örgütlülüğüyle birlikte tüm enerjisini, olanak ve imkânlarını bu önemli mücadele için seferber etmiştir. DHF, TEKEL işçinsin haklı mücadelesinin destekçiliğinden, işçilerle birlikte mücadeleyi birlikte büyütme noktasına yüzünü dönerek; işçi ve emekçilerin haklı mücadelelerinin, demokratik haklar mücadelesinin de temel mevzii olduğu sarih bilinciyle çalışmalarını yoğunlaştırmakta, tüm olanak ve imkânlarını işçilerle paylaşmakta, kurumunu açmaktadır. Bu perspektifle, DHF, tüm ülkede TEKEL işçileriyle dayanışma eylemlerini tüm demokrasi güçleriyle birlikte, daha güçlü ve yaygın şekilde yükseltme çağrısında bulunur! TEKEL işçilerinin haklı mücadelesini, onurlu kavgasını tüm mücadele alanlarımıza yayalım; işçilerimizin, emekçilerimizin emek ve özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenerek, demokratik haklarımız için mücadele bayrağını daha güçlü dalgalandıralım! |



Ülkemiz siyasi iktidarının, AKP hükümeti eliyle hayata geçirdiği “özelleştirme” saldırısı boyutlandıkça, işçilerin, emekçilerin yaşadıkları ekonomik ve sosyal yıkımlar da hızla artıyor.