dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Van Halkıyla Dayanışmayı Büyütelim! Faşist Diktatörlüğün Yalanlarını Teşhir Edelim!

Demokratik Haklar Federasyonu
28 Ekim 2011

dhf23 Ekim 2011 günü, ülkemizde sömürü ve zorbalığın, şiddetin dozunu arttıran faşist diktatörlüğün getirdiği yıkımlara ne yazık ki bir yenisi daha eklendi.

Van’da yaşanan deprem, emekçilerin ve ezilenlerin acılarını, yoksunluklarını bir kat daha arttırdı ve emekçi halkın yaşadığı can kayıpları, tüm ülkede halkın vicdanında derin bir üzüntüye neden oldu.

Bilinmelidir ki emperyalist-kapitalist dünya gericiliği ve ezilen dünya halklarının baş düşmanı, cellâdı olan bu barbarlığın; AKP hükümeti ile muhalefet (!) partilerinde cisimleşen yerli uşaklarının sömürü ve zulüm düzeni; Van’da yaşanan can kayıplarının artışındaki birincil sebeptir.

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) ve Tüm Halk Güçleri Vanlı İşçilerin, Köylülerin ve Emekçilerin Yanındadır!

24 Ekim 2011 tarihinden itibaren, AKP hükümetinin ve muhalefet (!) partilerinin tüm sahte gözyaşlarına ve yardım acizliklerine karşın; ilerici, demokrat ve devrimci tüm kurumlar ve kuruluşlar seferberlik düzeyinde Van halkıyla dayanışmak için harekete geçmişlerdir.

DHF, tüm il örgütlülükleri ile merkezi düzeydeki komisyonlarına bağlı birimlerin bulunduğu çeşitli faaliyet alanlarında; çeşitli kitle örgütleri ve ortak düzenlenen yardım kampanyalarına müdahil olarak yardım çalışmalarını başlatmıştır.

Üniversitelerden, liselerden, yoksul emekçi mahallelerinden, evlerden, sendikalardan, iş yerlerinden, kitle örgütlerinden… Farklı milliyet ve inançlardan ezilen, sömürülen işçiler, köylüler ve emekçiler, kardeşlik duygularıyla Van halkının yardımına koşmuştur/koşmaktadır.

Halkın konut ve barınma haklarını hiçe sayan ve en temel insani hakkı dahi ranta, paraya çevirmeye çalışan; depreme karşı önlem almak bir yana, yüzlerce ve hatta binlerce insanın yaşamına mal olan bu hadisede dahi “TOKİ” gibi trilyonluk rantlar için zemin hazırlamaktan çekinmeyen aymaz AKP hükümeti ve onun bir parçası olduğu gerici siyasi iktidar, bu felaketin boyutlarının büyümesindeki doğrudan sorumludur.

Faşist diktatörlük, Van halkına yardım etmek yerine çadır isteyen evsizleri coplamayı; ülke genelinde yardım toplamak isteyen ilerici, demokrat ve devrimcileri gözaltına almayı ve tüm ülke genelinde hayata geçirmeyi planladığı TOKİ yağmasını bu vesileyle yeniden gündeme taşımayı tercih etmiştir.

Öte yandan ülkemiz hâkim sınıfları, kendi yağmalarını saklayarak Van halkının günlerdir süren yaşam mücadelesinin en doğal sonucu olan hak mücadelelerini, insani tepkilerini “bölgeye gönderilen yardım malzemelerinin yağmalanması” olarak burjuva basın ve medya aracılığı ile sunmaktan çekinmemiştir.

Bölge halkının deprem öncesi maruz kaldığı baskı, şiddet ve yoksunluk; bu büyük depremle çok daha büyük bir felaket yol açmış, en son 532 kişi olarak açıklanan ve halen göçük altında birçok bedenin bulunduğu bir tabloda ölümlerin neden bu kadar yüksek olduğu sorusu da gerçeğin acıtan çıplaklığı ile yanıtını bulmuştur.

Depremin sonuçları, doğal bir afet olarak açığa çıkacak olası kayıplardan çok daha büyük bir trajediye dönüşerek sistemin “insan bedeni üzerine inşa edildiğini”, o moloz yığınları altından çıkarılan her bedenin aslında bir tuğladan farksız olan değerlerini kahredici biçimde hep daha önce izlediğimiz tanıdık bir görüntü olarak karşımıza çıkmıştır.

Bunlar, hakim sınıflar cephesinden yaşananlardır.

İlerici, demokrat ve devrimci halk güçleri ise tüm engellemelere karşın Van halkıyla dayanışmayı büyütmeyi ve Van yerelimizde yaşanan hak gaspları ile depremzedelerin haklarını savunmayı tercih etmiştir/etmektedir.

Van Halkıyla Dayanışmayı Büyütecek ve Faşist Diktatörlüğe Karşı Mücadelemizi Sürdüreceğiz!

İnsan yaşamını hiçe sayan, onu ve her türlü ihtiyacını, ürününü sadece bir meta olarak gören emperyalist-kapitalist dünya gericiliğine bağımlı ülkemiz hâkim sınıflarının ve onların gerici iktidarının yaratmış olduğu konut tablosu; depremlerde, sellerde yaşanan felaketlerin sebebini de açıkça ortaya koymaktadır.

İlerici, demokrat mimar ve mühendis kitle örgütlerinin yayımladığı verilere göre, bu ülkede var olan konutların %40’ı depreme karşı dayanıklı değildir ve birçoğuna oturulamaz raporu verilmiştir. Bu konutların birçoğunun da içerisinde bulunduğu %68’lik bir kesimin ise ruhsatsız ve kaçak yapılar olduğu bilinmektedir ve yine çoğunluğu, 20 yılın üzerindeki yaşlara sahip konutlardır.

Dünyanın en önemli deprem kuşaklarının üzerinde yer alan ülkemizde, konut gerçeğimiz işte budur!

DHF, insan yaşamına düşman olan emperyalist-kapitalist dünya gericiliğine ve uşağı burjuva-feodal faşist diktatörlüğe karşı mücadelesini yılmaksızın sürdürecek ve Van halkıyla sürdürdüğü dayanışmayı da güçlendirecektir!

Yardım Çalışmalarımızı Sürdüreceğiz!

Van yerelimizden bildirilen raporlara göre depremzede halkımızın öncelikli ihtiyaçlarının kışlık çadır, battaniye, su, çocuk bezi, çocuk maması, kadın pedi ve kuru gıda malzemeleri olduğu anlaşılmaktadır.

DHF il örgütleri ile merkezi komisyonlara bağlı birimlerimiz, hâlihazırda sürdürdükleri yardım çalışmalarını, devrimci ve demokratik kamuoyuyla dayanışma içerisinde, bu ihtiyaçları da gözeterek ilerleteceklerdir.

Van halkımız yalnız ve sahipsiz değildir!

Türkiye - Kuzey Kürdistan emekçilerinin ve ezilenlerinin gönüllü, bilinçli birlikteliği ve tüm milliyetçi-gerici provokasyonlara karşı verdiği kardeşleşme mücadelesi; faşist diktatörlüğün sömürü, zulüm cenderesini kıracak ve yaşanan tüm acılara merhem olacaktır!