| Zafer Direnen Emekçinin Olacak! |
|
Demokratik Haklar Federasyonu 05 Aralık 2008
Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi Yemekhanesi’nde çalışan işçiler TADAL adlı taşeron şirket tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde işten çıkarıldı. 25 Eylül’de yemekhane işçilerinin başlattığı boykota, öğrencilerin ve akademisyenlerin de destek vermesiyle direniş daha etkili ve kitlesel bir görünüm kazandı. Direniş devam ederken, işçiler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve OLEYİS sendikası “Ankara Üniversitesi Meclisi’ni oluşturdu. TADAL şirketi bu eylemler karşısında geri adım atarak işçilerin taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Ancak daha sonra taşeron şirket işçilere verdiği sözleri yerine getirmedi. Bu gerici saldırının önemli bir parçası olan Ankara Üniversitesi Rektörlüğü direniş karşısında düştüğü çaresizliği TADAL şirketiyle yaptığı anlaşmayı feshetmekte ve onun yerine başka bir taşeron şirket olan TAM SOFRA ile anlaşmakla aşmaya çalıştı. Şirket, “direnişte bulunan işçileri” istemediğini ve onlarla çalışmaya devam etmeyeceğini duyurdu. Yapılan bütün eylem ve görüşmelere rağmen TAM SOFRA ve Ankara Üniversitesi Rektörlüğü çözüme yanaşmadı. Ankara Üniversitesi Meclisi ise direnişin kazanımlarını yok sayan gerici tutuma karşı eylemi yemekhane işgaline taşıyarak kararlılığını gösterdi. Bütün baskı, tehdit ve sindirme politikalarına rağmen işgal eylemi coşkusunu ve kararlılığını arttırarak devam etti. 17. gününe giren işgal eylemi bugün sabah saat 05.00’da polisin saldırısına maruz kaldı. Şimdiye kadar Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu fakültelerinden ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile farklı üniversitelerden toplam 70 kişi gözaltına alındı. Ankara Üniversitesi Meclisi’nin sergilemiş olduğu pratiği, demokratik haklar mücadelesine katkı sunan önemli bir adım olarak görüyoruz. Çünkü üniversiteler sömürü düzeninin yarattığı gerici yönetimler tarafından değil; üniversitelerin gerçek sahipleri tarafından yönetilmelidir. Ankara Üniversitesi Meclisi’nin işten atılan işçileri sahiplenmesi ve ortak bir mücadele hattı geliştirmesi, özellikle içerisinden geçtiğimiz süreçte fazlasıyla önem taşımaktadır. Sömürü düzeninin yoğunlaşan ekonomik-siyasal-sosyal vb. saldırıları ancak ve ancak kitlelerin bir araya gelerek oluşturduğu ve kitle inisiyatifinin esas alındığı bir mücadele hattıyla geriletilebilir. Ankara Üniversitesi Meclisi, bütün devrimci-demokrat kesimlere öğrenilmesi gereken önemli bir deneyim kazandırmıştır. En küçük demokratik hak talebini dahi baskıyla sindirmeye çalışanlar bu sefer de kaybedecek. Ankara Üniversitesi’ndeki direnişe yapılan gerici saldırılar ve gözaltılar sömürü düzeninin çaresizliğine işaret etmektedir. İkinci ayını geride bırakan direniş bugünden itibaren daha geniş kesimler tarafından sahiplenilmelidir. Bu direnişin elde edeceği kazanımlar ya da yenilgiler sadece Ankara Üniversitesi ile sınırlı kalmayacaktır. Demokratik Haklar Federasyonu direnişin bu günden sonra daha coşkulu ve kararlı sürdürülmesi ve direnişin ülkenin dört bir yanına yayılması gerektiği inancındadır. Federasyonumuz bu inançla bütün ilerici-demokrat-devrimci kişi ve kesimleri direnişi sahiplenmeye ve zafere taşımaya davet etmektedir. |





Basına ve Kamuoyuna,