ANKARA & İSTANBUL (25.08.2009) - Kamu emekçilerinin Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ve grev hakkının yok sayıldığı için toplu görüşme masasına oturmayarak, eylemlerini sürdüren KESK, Türkiye genelinde bir saatlik iş bırakma eylemi yaparak hükümeti bir kez daha uyardı.
Ankara ve İstanbul’da bir saatlik iş bırakma eylemleri gerçekleştiren Kamu emekçileri, greve hazırlandıklarını açıkladılar. Emekçiler, TİS ve grev hakkı verilmezse greve gideceklerini ve Eylül’de başlatılması düşünülen greve hazırlandıklarını duyurdular. Demokratik Haklar Federasyonu'da yapılan bu eylemliliklere destek verdi.
Ankara’da KESK üyeleri saat 11.00’da iş bırakma eylemine giderek, çeşitli kollardan basın açıklamasının yapılacağı Sakarya Meydanı’na yürüdü. KESK genel merkez yöneticilerinin katıldığı Çankaya Belediyesi’ndeki eylem ise, belediye çalışanlarının davul zurna eşliğinde halay çekerek iş bırakmasıyla başladı. KESK üyeleri buradan basın açıklamasının yapılacağı Sakarya Meydanı’na “Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Savaşa değil emekçiye bütçe”, “AKP’den hesabı emekçiler soracak”, “Emekçiye değil çetelere barikat”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “Söz, yetki karar çalışanlara”, “Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz” sloganlarını atarak yürüyüşe geçti.
Yürüyüşe polis engeli
KESK, yürüyüşlerini cadde üzerinde tek taraflı olarak gerçekleştirmek isterken polis engel oldu. Bunun üzerine KESK’lilerle polis arasında sert tartışmalar yaşanırken, KESK üyeleri de “Barikat kalksın, yürüyüş başlasın” ve “KESK’i değil, savaşı durdurun” sloganlarını attı. Tartışmanın ardından KESK üyeleri yürüyüşlerine kaldırım üzerinden devam etti.
Evren: Emekçilerin yüzde 95’i yoksulluk sınırında
Sakarya Meydanı’ndaki basın açıklamasını okuyan KESK Genel Başkanı Sami Evren, gelinen noktada KESK’in uyarılarına rağmen toplu görüşme sürecinde ısrar edenlerin kamu emekçilerini bir kez daha hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. Evren, Kamu çalışanlarının ekonomik durumları hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Sadece 22 Temmuz 2007 seçimlerinden bu yana geçen iki yılda emekçilerin alım gücü yüzde 40 gerilemiştir. Kamu emekçilerinin yüzde 95’i yoksulluk sınırı olan 2 bin 400 liranın altında bir gelire sahiptir. Kadınların istihdama katılım oranının yüzde 30’ların altında olduğu ve ortalama hane büyüklüğünün dördü biraz geçtiği düşünülecek olursa tablonun vahameti iyice ortaya çıkacaktır.”
KESK, TİS ve grev hakkını alamazsa genel greve gidecek
Evren, “KESK, TİS için ısrar ediyor, toplu görüşme oyununa ortak olmuyor” diyerek şunları kaydetti: “Emekçilerin sefaletten kurtulmalarının yolu, herkese onurlu bir yaşam, insanca bir ücret mücadelesinden geçer. Grevli toplu sözleşme hakkının hayata geçirilmesinden geçer. Grevli toplu sözleşme hakkı sendika hakkının temelidir. Toplu sözleşme hakkımız vardır siz gasp ediyorsunuz, grev hakkımız vardır siz yok sayıyorsunuz” dedi.
Bir saatlik uyarı maçlı iş bırakan KESK’liler eylemlerini saat 13.00’da tamamlarken, TİS ve grev haklarına hükümet tarafından olumlu adım atılmaması durumunda 30 Ağustos’ta genel grev kararını açıklayacağını duyurdu.
‘Kamu emekçileri oyalanıyor’
Kamu emekçileri sendikaları ve hükümet arasında gerçekleşen maaş artışı ve sendikal hakları içeren toplu iş görüşmelerinin 5. gününde görüşmelere yönelik protesto eylemleri İstanbul’da da sürdü.
Hükümet ile sendikalar arasında gerçekleştirilen toplu görüşmelerde, toplu iş sözleşmesi grev hakkı ve maaşlara yapılacak zam konusundaki belirsizliklere ilişkin SES Aksaray Şubesi üyeleri, basın açıklaması gerçekleştirdi. Çapa Tıp Fakültesi’nde açıklamayı yapan SES Aksaray Şubesi Başkanı Songül Beydilli, hükümetin yapılan toplu görüşmelerde sadece kamu emekçilerini oyaladığını belirtti.
‘İş güvencemiz pazarlık konusu yapılıyor’
Toplu sözleşme ve grev hakkı talepleri karşısında iş güvencelerinin pazarlık konusu yapıldığını vurgulayan Beydilli, bu şekilde iş güvencelerinin yok edilerek çalışma koşulları, maaşları, çalışma yerleri ve işleri ve mesai saatlerinin belirsizleştirilerek ve işverenin keyfine bırakacak olan Kamu Personel Rejimi Değişikliğinin yeniden gündeme getirilmesinin istendiğini ifade etti.
Ayrıca, Beydilli, hükümetin kamu emekçilerinin işten atılmadığı, maaşlarını aldığı için krizden etkilenmediği iddiasıyla işsizlerle karşı karşıya getirilmeye ve mevcut duruma boyun eğdirmeye çalıştığını söyledi. Beydilli, konuşmasının devamında şunları dile getirdi: “Sadaka değil, kara göre belirlenecek ücret değil, insanca yaşanacak maaş, vergide adalet istiyoruz. Hükümeti uyarıyoruz. Patronlardan geliri-serveti oranında vergi alınarak, bütçe açığının kapatılmasını, ücretlilerden alınan vergi oranın 10 puan düşürülmesini, hükümetin cebimizden elini çekmesini istiyoruz.”
‘Emeğimizin hakkını almak için grevlere hazırlanalım’
Kamu emekçilerine çağrıları olduğunu belirten Beydilli, açıklamayı şu sözlerle sonlandırdı. “Komediye son vermek için, toplu görüşme sürecine sıkışmış bir mücadele yerine, eylül ayından itibaren başta grev-TİS hakkımızın tanınması olmak üzere; insani çalışma koşulları ve emeğimizin hakkını almak için grevlere hazırlanalım. İnsanca yaşayacak güvenceli ücret-güvenceli çalışma koşulları ve sağlık hakkı için tüm emekçiler ve emek örgütleri birlikte mücadele edelim.”
KESK: TİS yoksa grev var
SES’in yapmış olduğu açıklamanın ardından KESK İstanbul Şubeler Platformu da bir açıklama yaptı. Açıklamada, emekçilerin toplu sözleşme haklarının gasp edildiği, grev haklarının yok sayıldığı vurgulandı. Açıklamada şunlar yer aldı: “Bugün bu hak gaspına, toplu görüşme hukuksuzluğuna ve emekçileri sefalete mahkûm eden politikalara karşı 1 saat iş bırakıyoruz. Bu uyarıya kulak verin, kamu emekçilerinin kararlı olduğunu görün! Çünkü bir kez daha söylüyoruz: TİS yoksa grev var!”



