Demokratik Haklar Mücadelesinde Buluşalım!

MERSİN (26.08.2009) - DHF’nin Sefalet ve Zorbalık Sultasına Karşı; Demokratik Haklar Mücadelesinde Birleşelim; Emeğimize ve Geleceğimize Sahip Çıkalım şiarıyla başlattığı çalışma, Mersin’in emekçi mahallelerinde halkla buluşuyor.

26.08.2009mersin4DHF faaliyetçileri, kampanyanın daha çok insana ulaşması sahiplenilmesi ve örgütlenmesi amacıyla çalışma yaptığı mahallelere-semtlere yeni mahalleler-semtler katarak çalışmalarına devam ediyor.

Genellikle tarım ve balıkçılıkla uğraşan Karaduvar Mahallesi halkıyla buluşan DHF aktivistleri kampanya çerçevesinde broşür ve gazete dağıtımı yaparak, sorunlara ve çözümlere dair sohbetler ederek halka; emeğimize ve geleceğimize sahip çıkalım, örgütlenelim çağrısı yaptı.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Karaduvar Tarım, Balıkçılık ve Çevre Festivali’ne aktif katılacak olan DHF aktivistleri, halka festivale katılım çağrısı da yaptı.

Biz bu sistemi kabul etmiyoruz

Karaduvar halkı da ülkenin dört bir yanında yaşanan yıkım tablosundan muzdarip. Burjuva-feodal sistem tarafından bilinçli bir şekilde gizlenmeye çalışılsa da ülkemizde yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasi yıkımların gün geçtikçe katlanmaya devam ettiğini, Karaduvar halkından, iliklerine kadar hissedip yaşayan halktan dinliyoruz.

Bu sistem böyle devam ettikçe ve buna karşı mücadele edilmedikçe yıkımların da devam edeceğini vurgulayan Selva isimli mahalle sakini “Düşüncelerimiz çok güzel ama sadece düşünmekle ve ifade etmekle kalıyor. Oysa yapılması gereken düşüncelerimizi pratiğe dökmek Kimse hayatından memnun ve mutlu değil. Bu sistem böyle devam ettikçe kimse mutlu ve huzurlu olamayacaktır. Biz bu devleti bu sistemi kabul etmiyoruz; çünkü bu sistemin bizlere bir faydası yok. Akp geldikten sonra bu devlet daha da berbatlaştı.” diyor

“Ben ne imf yi ne bu koşullarda yaşamayı istemiyorum. Çocuklarımızın ellerini her şeyden çektiler.” Diyerek tepkisini dile getiren Selva,  “Şu anki toplumda her şey boş. Eskiden mücadele daha iyi idi. Eskisi gibi haksızlıklara, sömürüye vb. karşı bir mücadele yok. Gençlerimizin çoğu boşta geziyor. Bilinç sıfır.” Diyerek mevcut durumda mücadelenin yetersizliğinden yakınıyor.

Bu sistem bizi mahvetti26.08.2009mersin5

Bir başka mahalle sakini Edip Demir ise mahallede yaşanan sorunlara karşı tepkisizlikten şikayet ederek ve sisteme lanet ederek ve de çözüme dair şunları ifade ediyor: “Lağımlar patladı, burayı kurtarmak çok zor! Evlerimizin altından kanalizasyon boruları geçiyor; portakal bahçelerimizin içinden boru hatları geçiyor. Ama kimse yardımcı olmuyor. Halk ayaklanma yaparsa bu sorunların üstesinden geliriz. Halk birlik yaparsa, ayaklanırsa çözüm bulunabilir. Yoksa mümkünatı yok bu işin! Erdoğan’ın Saddam gibi asılması lazım. Tayyip’e ve hükümete aşırı derecede lanet ediyoruz. Karaduvar’ın bir zamanlar kurtarılmış bölge olduğunu ifade etmek istiyorum. Çözüm eylemlerle olacaktır. Hükümetin boynu devrilsin! Bu sistem bizi mahvetti.

Nane toplama işinde çalışan Yurdanur da aldıkları günlük yevmiyenin yetersizliğinden, emeklerinin karşılığını alamadıklarından ve çalışma koşularının zorluğundan söz ederek sıkıntılarını şöyle ifade ediyor:

“Biz 25 kadın nane toplama işinde çalışıyoruz. Günlüğümüz 20 lira. Sabah saat 07.00’da  başlıyoruz işe; akşam 16.00’da bırakıyoruz. Ama emeğimizin karşılığını tam olarak alamıyoruz. Mecbur olduğumuz için bu sıcak güneşin altında çalışmak zorundayız. Çünkü eşim sakat ve çocuklarım var çalışmak zorundayım. Evim kira. Aldığım parayı kiraya versem çocuklarım aç kalıyor; çocuklarıma yedirip içirsem kirayı ödeyemiyorum. Ev sahibi evden atacak, ne yapacağımızı bilmiyoruz. Nasıl geçineceğiz bilmiyoruz”

Devlet copuyla, silahıyla karşımıza çıkıyor

Bir başka tarım işçisi kadın ise insanların haklarını aramada ve emeğine sahip çıkmada korkular yaşadığını belirterek şöyle başlıyor ve bitiriyor sözünü:

“20 liraya yevmiye ile ne alacağım; ekmeğimi mi, etimi mi, sigaramı mı neyimi alacağım? Hayır bu parayla hiçbir şey alamam-alamazsınız. Yol parana bile yetmez. Kadınlar akşama kadar çalışır bir kilo et alamaz.

İnsanların korkusu var, korkuyorlar. Çünkü emeğimize sahip çıkmak için haykırsak, sokağa  çıksak devlet copuyla, silahıyla karşımıza çıkıyor.”