| Güler Zere'ye ve Hasta Tutsaklara Özgürlük! |
|
İZMİR (29.08.2009) - Geçtiğimiz hafta kuruluşunu deklare eden İzmir Tecrite Karşı Mücadele Platformu, ÇHD, KESK Şubeler platformu, Köz ve Halkevleri'yle beraber “Güler Zere’ye Özgürlük” çağrısıyla 27 Ağustos saat 12.30'da Bayraklı'da, Adli Tıp kurumu önünde bir basın açıklaması yaptı.
“Tarihin her evresinde süren ezen ezilen savaşının en çetin yaşandığı mekanlar olan hapishanelerde devrimci iradenin yok edilmesi için egemenler tarafından her türlü zor denenmiş, artık zor ve baskı yetmediğinde ise katliamlar devreye sokulmuştur. Fakat tüm bu baskı ve katliamlar devrimci irade ve direniş ile karşılanmış, ödenen bedeller ne olursa olsun ezilenlerin kavgasından dönülmemiştir, dönülmemektedir” Devamla açıklamada, hapishanelerde yaşanan sorunların boyutlarına deyinilerek, 2009 yılı başından bu yana Mustafa Elçi, Gurbet Mete, Hasan Kert, Beşir Özer, Recep Çelik ve İsmet Ablak ve son olarak Resul Güner hayatını kaybettiği ve onlarca hasta tutsağın ölümle yüz yüze olduğu belirtildi. Ek olarak; “Güler Zere ölmesin” çığlıklarını hala duymayanlar ise ölümün yanında saf tutmuş bekliyorlar. Onlarca kez ameliyat edilmesine karşın hala “hapishanede kalabilir” denilen mesane kanseri Erol Zavar, ilik kanseri olan Samet Çelik ve kemik kanseri olan Halil Güneş için de durum aynıdır. Bu durumda olup başvuruları defalarca yapılmış onlarca hasta tutsak mevcuttur. Latif Bodur (son üç ay ömrü kaldığına dair raporu olmasına rağmen) ; Gazi Dağ; Hayati Kaytan; Menduh Kılıç, Yusuf Kaplan; İsmet Ayaz; İnayet Mete; Hediye Aksoy gibi. Bu başvurular, bir hak talebidir. Devletin lanse etmeye çalıştığı gibi bir af, bir merhamet başvurusu değildir. Yasalardan kaynağını alan en temel yaşam hakkı talebidir. Ergenekon sanıklarına, paşalara tek bir başvuruyla uygulanan bu hak, devrimci tutsaklar söz konusu olunca defalarca alınmış raporlar dahi dikkate alınmayıp uygulanmamaktadır” denildi. Verilen kararların hukuki değil siyasi olduğunun altı çizilerek şöyle denildi: “Bizler bugün buradan başta; 27 Ağustos tarihinde yani bugün yeniden Güler Zere için toplanacak Adli Tıp Kurumuna yeni ölümlerin mimarı olmaması için bir kez daha çağrıcı oluyoruz. Ölüme ramak kalan tutsaklar için hala gerekli yasal işlemleri başlatmayan Savcılar ve Adalet Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığına bir kez daha görev çağrısında bulunuyoruz. Duymadık-bilmedik-görmedik diyemezsiniz. Son sesimizle haykırıyoruz, bu sesi yok sayamazsınız. Eriyen bedenleri yok sayamazsınız” |



"Güler Zere’ye Özgürlük”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Devrimci tutsaklar yalnız değildir”, “Yaşasın devrimci, dayanışma” vb. sloganların atıldığı açıklamada şunlara değinildi: