| “Kürt Sorununda İyi Şeyler Olabilir mi?” |
|
DERSİM (30.08.2009) - Dersim'i insansızlaştırma, kültürüne yabancılaştırma politikalarına bir yenisi daha ekleniyor. Köy yakmalar, zorunlu göç ve baraj projelerinden sonra şimdi ise adına "kır bekçiliği" denilen ve bu isimle maskelenmeye çalışılan yeni bir oyun daha sahnelenmeye başlanıyor.
Bir yandan Kürt Ulusal Sorununda “demokratik çözüm” söylemleriyle türlü yol haritalarından söz edenlerin aslında resmi devlet anlayışının dışına çıkmayacağını - çıkamayacağını gösteriyor. Bu da egemen anlayışın niyetini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durumun bölgede yaygınlaşan operasyonlardan orman yakmalardan halk üzerinde baskıların artmasından güvenlik gerekçesiyle Dersim'de birçok bölgenin geçici güvenlik bölgesi ilan edilmesinden anlamak mümkün. Bu da gösteriyor ki amaçlananın aslında Kürt Ulusal hareketinin top yekun imha-inkar politikasıdır. Kürt sorununu çözeceğiz diyenler bölgeyi adeta askeri ablukaya alarak çözüm planının ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Dersim’in bir çok bölgesinde askeri operasyonlar devam ediyor. Bölgede hala insanların sırtına dipçik, cop ve postal darbelerinin indiği bir ortam, sözde çözüm planının aslında ne anlama geldiği bütün bu baskıların birebir tanığı olan Dersim halkına sorduk:
Süleyman Karaboğa (52, esnaf) - Kürt ulusal sorununun çözümü noktasında yapılan açılımları nasıl değerlendiriyorsunuz? - Baktığımızda son süreçlerde bölgede operasyonlar artmış durumda ve halk üzerindeki baskıların da giderek arttığını göz önüne alırsak devlet bu konuda samimi mi sizce? - Peki sizce çözüm nasıl olabilir?
Rahmi Doğan (54, işsiz) - Yani şimdi ne derece güvenilir onu bilemeyiz. Kürt sorununa temel meselelerle yaklaşıp köklü bir çözüm bulmak gerekiyor. Görüşümüz var çok eskiden beri 75’lerden beri ulusal meseleye yani milli mesele konusunda değerlendirmelerimiz var, yorumlarımız var. Var olan bu sistemden bunu beklemek mümkün değil. - Baktığımızda son süreçlerde bölgede operasyonlar artmış durumda ve halk üzerindeki baskıların da giderek arttığını göz önüne alırsak devlet bu konuda samimi mi sizce? - Çözüm paketiyle ilgili var olan sistem ne derecede başarılı olur yada hangi çözüm önerileri getiriyor,nasıl çözer?... Yani bu emperyalistler ve işbirlikçilerin oyunlarıyla bu meseleler çözülmez. Karşı taraf taviz verirse, ortak hareket ederlerse Kürt ulusal meselesine ihanet ederlerse böyle bir çözüm olabilir. Sistemden çözüm beklemek de yanlıştır, bekleyemeyiz yani, böyle bir beklentimiz yok. - Peki sizce çözüm nasıl olabilir? - Bence çözüm sistemin değişmesi lazım. Bu sistem değişmediği sürece bu böyle devam eder. Yalnız Kürt Ulusal meselesi değil aynı zamanda ezilen halkların da sorunlarının çözümü noktasında adım atılmalı. Sistemden bunu beklemek yanlıştır, halk kendi meseleleriyle ilgilenmeli kendisi bu sorunu çözmeli. Halkın kendi gücüne dayanması lazım. Bu meseleyi çözecek sosyalist sistemdir. Bu sorunu bugünkü sistemden beklemek, kapitalist sistemden beklemek mantıksızlık olur. Lafla bugünkü var olan sistem çözülmez. Yani buna güvenenler, buna sığınanlar sonuçta kucağa oturanlar olur. Bunların amacı sömürü sistemini devam ettirip halkı soymaktır.
Aydın (32, esnaf) - Kürt ulusal sorununun çözümü noktasında yapılan açılımları nasıl değerlendiriyorsunuz? - Olumlu yönde gelişmeler olacak gibi düşünüyorum. Yani Türkiye’de önceki yıllara nazaran olumlu gelişmeler oluyor. Daha önceki zamanlarda Kürt sorunu değil, Kürt kelimesi bile geçmiyordu. Şimdi ileriye dönük çok iyi gelişmeler var. Umarım iyi bir şekilde ele alınacak, insanlar istedikleri gibi gezip dolaşacak, kültürel faaliyetlerde bulunacaklar. Kendi dillerini istedikleri şekilde kullanacaklar. İyi gelişmeler olacak diye düşünüyorum. - Baktığımızda son süreçlerde bölgede operasyonlar artmış durumda ve halk üzerindeki baskıların da giderek arttığını göz önüne alırsak devlet bu konuda samimi mi sizce? - Yüzeysel anlamda öyle diyorlar ama gerçekte öyle olmadığı görünüyor. Operasyonlar hala devam ediyor, halk üzerindeki baskılar devam ediyor. Konuşmaya gelince iyi şeyler yapacağız diyorlar ama AKP iktidarını birazda seçim yatırımı yaptığını düşünüyorum. Onlar da önümüzdeki seçimlerde bölgede daha fazla oy almayı planlıyorlar. Onlara güvenmiyoruz. - Peki sizce çözüm nasıl olabilir? - Demokratik haklar verilecek insanlara, Kürt sorunu çözülecek, kimlik sorunun çözülmesi lazım. Dil sorununun aynı şekilde çözülmesi lazım ve en önemlisi devletin bu konuda ciddi olması lazım.
Filiz Pakkan (35, çiftçi) - Kürt Ulusal sorununun çözümü noktasında yapılan açılımları nasıl değerlendiriyorsunuz? - Çok önemli bir süreçteyiz. Tabi her ne kadar çok olumlu şeyler olunuyor denilse de pek öyle görmüyoruz. Ama umarım sadece Kürt halkı için değil bu coğrafya da yaşayan bütün insanlar için barış içinde yaşayacağımız bir ülke istiyoruz. Fakat devletin çok olumlu şeyler yapacağını göremiyoruz açıkçası. Bir yandan operasyonlar sürerken, gözaltılar sürerken Kürt halkı üzerindeki baskılar devam ederken, tecrit devam ederken olumlu gelişmeler olacak gibi gözükmüyor. - Sizinde dediğiniz gibi bölgede son süreçte operasyonlar ve halk üzerindeki baskı artmış durumda bununla birlikte ilçemizde (Pülümür) koruculuk politikası hayata geçiriliyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz? - Dediğim gibi görüyoruz süreci ve iyi şeyler olmuyor. Yine insanları birbirine düşman etmekten, kardeşi kardeşe vurdurmaktan başka bir şey değil bu. Bende bir Pülümürlü olarak, Pülümür halkına diyorum ki böyle şeylerden ödün vermesinler. Yani Dersimli gibi davransınlar, Pülümürlü gibi davransınlar. Dersimli gibi davransınlar çünkü Dersim üzerinde çok kirli oyunlar oynanıyor. Çok kirli savaş yöntemleri... Yani Dersim’de çok analar ağlamış, çok kullanılıyor. Halen de bunlar devam ediyor. Kanlar dökülmüş bunu göz ardı etmesinler. Geçmişinden dersler çıkararak ona göre davransınlar. - Peki sizce çözüm nasıl olabilir? - Valla adres bellidir, muhatap bellidir. |



Adına "kır bekçiliği" denilen şeyin aslında köy koruyuculuğun kendisi olduğu açıktır. Bu politikayla hedeflenen Dersim halkı arasında güvensizlik ortamı yaymaktır.