| Munzur Festivali’nde “Aile İçi Şiddet” Paneli |
|
DERSİM (01.08.2009) - 9. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, tüm hızıyla devam ediyor. Festival, yalnızca konser programlarını değil, ayrıca önemli başlıklarda düzenlenen panelleri de içeriyor.
Panelde “kolaylaştırıcı” görevi üstlenen Edibe Şahin, kısa bir konuşmayla paneli başladı. Şahin konuşmasında, panelin hazırlanış sürecinden bahsederek, birçok kişinin panelin yapılmasına karşı çıktığını ifade etti. Şahin’den sonra konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, şiddetin kaynağından bahsettiği konuşmasında, aile içi şiddetin tek başına ifade edildiğinde eksik kalacağını söyleyerek, “Aile içi şiddeti tek başına değerlendirmemeli, tarihsel kökenlerine de bakmalıyız” dedi. DKH temsilcisi: “Aile içi şiddet, toplumsal ön kabullerden dolayı meşru görülüyor.” Gürkan’dan sonra söz alan Demokratik Kadın Hareketi temsilcisi Aslı Mutlu, şiddet-egemenlik ilişkisinden bahsederek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir toplumun sosyo-ekonomik yapısı o toplumda neyin şiddet sayılıp sayılamayacağını belirleyen faktörlerdendir. Toplumsal ön kabuller nedeniyle bugün birçok şiddet türü hâlâ şiddet olarak kabul edilmemektedir. Bu da bizim kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi önemli oranda etkiliyor.” Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetten söz eden Mutlu: “Aile içi şiddet de toplumsal ön kabullerden dolayı meşru görülüyor.” dedi. Mutlu: “Kadınlar önce şiddet gördüklerini kabul etmeli.” Erkek-egemen zihniyetin, kadınlar tarafından bile içselleştirilmesi tehlikesine dikkat çeken Mutlu: “Biz kadınlar, şiddete karşı mücadelede öncelikle şiddete uğradığımızı kabul etmeli ve buna dönük çözümler üretmek için bir araya gelmeliyiz.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda kadın örgütlenmelerinin önemine değinen Mutlu, “Bizler, kadın hareketleri olarak, bir araya geldik ve kadına yönelik şiddete karşı birçok kampanya örgütledik. Bizler biliyoruz ki, yürütülen bütün bu çalışmalar, toplumsal mücadelenin önemli bir dinamiğidir.” dedi. Mutlu’dan sonra söz alan Prof. Dr. Neşe Özge, evrensellik ve yerellik arasındaki bağlantıya dikkat çektiği konuşmasında, “Ülkelerin yapıları, kadına yönelik şiddeti değiştirmiyor. Konuyu yerellik bağlamında tartışırsak, eksik bırakmış oluruz.” dedi. Emekçi Kadınlar Derneği temsilcisi Arzu Torun ise, “namus ve kadın” konusunda yaptığı sunumda, erkeklerin ve kadınların belli kodlara hapsedildiğini belirterek, “Biz kadınlar, ‘söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var’ diyebilmeliyiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Torun’dan sonra söz alan, kadın sorunu konusundaki çalışmalarıyla tanınan Av. Meral Hanbayat, aile içi şiddetin hukuki boyutunu ele aldı. Konuşmasında, kadına yönelik şiddete dair yasaların neredeyse tamamına değinerek, izleyenleri aydınlatan Hanbayat, “Yasalar çıkarılabilir, ama önemli olan uygulanmalarıdır. Bunun için de kadınların zorlayıcı olması gerekir. Karakola veya mahkemeye başvurduğunuzda, söylediklerinizin işleme alınması ve takip edilmesi için ısrar edin” dedi. 4320 sayılı “Ailenin Korunmasına Dair Kanun”a değinen Hanbayat, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Aile bireylerinden herhangi biri tarafından şiddete maruz kalan kadın, şikayetçi olduğunda şiddeti uygulayan kişi belli bir süre evden uzaklaştırma cezası alabilir. Aynı zamanda cinsel suçlarda da şikayete bağlı olarak dava açılabilir.” dedi. “Dersim’de bir kadın dayanışma evi kurulmalıdır.” Ülkemizde bulunan kadın sığınma evlerine değinen Hanbayat, “Yanlış hatırlamıyorsam, sayıları yalnızca 34’ü bulan kadın sığınma evleri, bugün için oldukça yetersizdir. Elli bin nüfusa sahip belediyelerin bu sorumluluğu yerine getirmeleri gerekir. Benim önerim, Dersim Belediyesi de, ilçe belediyeleriyle birlikte, kadın dayanışma evi kurmalıdır.” diye konuştu. Hanbayat’tan sonra konuşan GABB temsilcisi ve aynı zamanda Bağlar eski belediye başkanı Yurdusev Özsökmenler, yaşadığı pratiklerden yola çıkarak zenginleştirdiği konuşmasında, kurumlara başvuran kadınlardan çokça örnek verdi. Özsökmenler’in canlı konuşması, izleyiciler tarafından ilgiyle dinlendi. Özsökmenler’in izleyici erkeklere yönelik olarak sorduğu, “Aranızda kadınlara şiddet uygulamadığını düşünen var mı?” sorusuna, şair Hicri İzgören’in “Ben uygulamadım. Ben şiddet gördüm” biçiminde cevap vermesi, izleyicileri güldürdü. Panel, dinleyicilerin birkaç sorusuyla son buldu. |





Festival kapsamında, dün Dersim Belediyesi Konferans Salonu’nda, 15.30’da, “Kadın ve Aile İçi Şiddet” konulu bir panel düzenlendi. Panele, belediye başkanı Edibe Şahin, avukat Meral Hanbayat, Prof. Dr. Neşe Özge, GABB temsilcisi Yurdusev Özsökmenler, Emekçi Kadınlar Derneği temsilcisi A. Arzu Torun, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve Demokratik Kadın Hareketi temsilcisi Aslı Mutlu, konuşmacı olarak katıldı.
Hanbayat: “Yasalar çıkabilir, ama önemli olan uygulanmalarıdır.”