dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
"Ezilen ve Emekçi Kadınların Boykot Cephesi" Kuruluşunu Deklare Edecek!

İSTANBUL (18.08.2010) - Referandum süreci hız kazanırken, devrimci, demokrat ve ilerici kadın örgütlülükleri de birleşik mücadelede yeni bir mevzi oluşturdular.

dhflogo2Bugün bazı devrimci, demokrat ve ilerici kadın örgütlülüklerinin biraraya gelişye birlikte, yaklaşan referandum öncesinde, kadın cephesinden de güçlü bir karşı koyuş ortaya koymayı hedefleyen bir deklarasyon yayımlandı.

Deklarasyona imza atan Demokratik Kadın Hareketi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, EHP’li Kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisleri ve Yeni Demokrat Kadın, 20 Ağustos 2010 günü Metris Hapishanesi önünde düzenleyeceği basın açıklamasıyla faaliyet takvimini ve hedeflerini kamuoyuna duyuracağını açıkladı.

Kurumların yayımladığı çağrı metnini aşağıda sunuyoruz:

"12 Eylül darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası ile ezilen ve emekçi halka yönelik hak gaspları, baskı, kısıtlamalar daha da kurumsallaştırılmış ve meşrulaştırılmıştır.

Hükümet, bugün 12 Eylül darbesi ve anayasanın teşhiri üzerinden yaptığı demogojilerle kendi iktidarını pekiştirmenin bir aracı olarak yeni bir anayasa hazırlamış ve yine 12 Eylül 2010’da yapılacak bir referandumla son hazırlıklarını tamamlamıştır.

Ancak yeni hazırlanan anayasa, hem işçi-emekçiler hem de kadınlar açısından 12 Eylül anayasasından farklı değildir. “Meşrutiyet” ilan eden Osmanlı ve sonrasında kurulan Cumhuriyet tarihinde hazırlanan anayasaların da bu anayasadan farkı olmadığı gibi…

Hatta yeni saldırılar, yeni hak gaspları öngören bu anayasaya karşı toplumun her alanından dışlanan ve ikinci sınıf olarak görülen biz kadınların da söyleyecek sözü var.

Evet-hayır ikilemi içine sıkıştırılmaya çalışılan biz ezilen ve emekçi  kadınlar, anayasadaki değişikliklerle “korunmaya muhtaç” ibaresi altında ele alınıyor ve kadın “birey” olduğumuz inkar ediliyor.

Ayrıca işçi-emekçi sınıf içinde emeği en çok gasp edilen bizlerin bu anayasa ile daha fazla istihdam dışı olacağı, emeğimizin daha fazla değersizleşeceği/ görünmez hale geleceği açıktır.

Sendikalarla ilgili yapılacak düzenlemeyle örgütlenmemizin daha fazla engelleneceği ve zaten % 5-6 oranlarında olan sendikalı kadın oranlarının düşeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.

12 Eylül darbesi demogojisi üzerinden “evet-hayır” ikilemi oluşturulanlara karşı; 12 Eylül darbesi sırasında katledilen, gözaltına alınan, tutuklanan, işkence gören, tacize, tecavüze uğrayan, işinden atılan, 24 Ocak Kararları ile daha fazla yoksulluğa itilen biz ezilen ve emekçi kadınlar olarak kendi seçeneğimizi yaratacağız.

Kadını korunmaya muhtaç gören zihniyetin sözde eşitliğine EVET demeyecek; kadını yok sayan erkek egemen yasanın devamı anlamına gelen HAYIR diyenlerin de oyununa gelmeyeceğiz.

Yok sayılmaya karşı sesimizi duyurmak için, korunmaya muhtaç olmayan kadın bireyler olduğumuzu göstermek için, 12 Eylül düzeniyle hesaplaşmak için referandumda sandığa gitmeyecek, sokaklara çıkacağız ve Ezilen ve Emekçi Kadınların Boykot Cephesi olarak erkek egemen sistemin BOYKOT korkusunu büyüteceğiz.

Ezilen ve Emekçi Kadınların Boykot Cephesi’nin kuruluşunu ilan etmek için, 12 Eylül darbesinin simgelerinden olan ve ilk tutsakları devrimci-demokrat-yurtsever kadınlar olarak 20 Ağustos Cuma  Metris Hapishanesi önünde bir eylem düzenliyoruz.

Saat 11.00’de yapacağımız bu eyleme tüm duyarlı, ezilen ve emekçi kadınları eylemimize çağırıyoruz."