|
İSTANBUL - SARIGAZİ (22.08.2010) - Sarıgazi semtinde Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesi'nin düzenlediği “Neden Boykot” konulu panel gerçekleştirildi.
DHF, BDP, ESP, KÖZ, Partizan ve SDP'nin konuşmacı olarak katıldığı panelde, yapılan konuşmalarda ABD'nin yeni dönem politikası kapsamında hâkim sınıflara biçilen rolün AKP ile Kemalist klik arasındaki iktidar dalaşı olduğu, AKP'nin devlet kurumları içindeki kadrolaşma hareketiyle askeri ve yüksek yargı kurumlarına yerleşme hamlesinin ürünü olan yeni bir anayasa ile yeni bir darbe anayasası ile karşı karşıya kalmak olduğunun altı çizildi.
"Düşen son kaleler halkın mı yoksa Kemalistlerin midir?"
Yapılan konuşmalarda, “Düşen son kaleler halkın mı yoksa Kemalistlerin midir? Kitlelere sandığı işaret ediyorlar parlamentoyu işaret ediyorlar. Boykot etmek pasiflik değildir. Deniliyor ki faşizm geliyor. Demokrasi ne zaman vardı ki faşizm gelsin? “Evet - Hayır”la sistemin meşruluğunun sağlanması isteniyor.” ifadelerine yer verildi.
Panelde “hayır” cephesine de “Hayır diyenler boykotçuları bölücü olarak nitelendiriyorlar. Gerçek bölücü, gerçek işçilerin, emekçilerinin haklarının koruyucusunun kimler olduğunu ortaya çıkarmak gerekiyor. Hâkim sınıflar arasındaki dalaş tarih boyunca süre gelmiş ve belli tarihi evrelerde kendisini değişik biçimlerde göstermiştir. Bu çatışmalar bir yönüyle kendi içlerinde bir yönüyle ezilenler cephesinde yankısını bulur. 29 Kürt isyanı devletin tekçi yapısını darbeledi alevi hareketi de buna kendi cephesinden darbe vurdu. Solun Kemalizm ile sınavı hiçte iyi değildir bazıları bunu açıktan yaşarken bazıları ise gizli yaşamaktadırlar.” sözleriyle vurgu yapıldı.
Serbest kürsüde ise Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesi’nin bir bileşeni olan BDP’ye gelen, hayırcıların BDP'nin AKP ile anlaştığı ve alttan alta böyle çalışmaların yapıldığı iddiası üzerine BDP'nin tavrının ne olacağı sorusuna ise BDP temsilcisi sonuna kadar boykot tavrının devam edeceğini söyleyerek cevapladı.

|