19 Aralık, Sorulacak Hesabımızdır Unutmayacağız!

İZMİR (19.12.2009) - 19 Aralık katliamı yıl dönümünde İzmir’de üç ayrı eylem yapıldı.

19.12.2009izmirİlk eylemi Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Kırıklar F Tipi Hapishanesi önünde saat 11.00 da yaptı.

DHF, ESP Girişimi, BDP, SDP, Ege 78’liler, BDSP, Alınteri, Partizan, ÖDP, Emekli-Sen, Emep gibi kurumlarında destek verdiği ikinci eylem ise İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından saat 12.30 da Buca E Tipi Hapishanesi önünde yapıldı.

Burada yapılan açıklamanın ardından İHD’liler tarafından katliamda yaşamını yitirenler için hapishane önüne kırmızı karanfiller bırakıldı.

İzmir Tecrite Karşı Mücadele Platformu (DHF, Halk Cephesi, Partizan, Odak, Alınteri, ESP girişimi) ve BDSP, Kaldıraç, Devrimci Hareket tarafından yapılan ortak eylem ise Konak eski Sümerbank önünde yapıldı.

Saat 15.00 da Türk Telekom önünde toplanan devrimciler buradan sloganlar atarak eski Sümerbank önüne kadar yürüdüler. Yapılan açıklamada şöyle denildi.

19 Aralık bir tarafıyla katliam ise diğer tarafıyla direniştir19.12.2009izmir1

19 Aralık’ın bir yüzü katliam ise öbür yüzü elbette ki sınıf kini ve bilinciyle donanmış bir devrimci irade ve direniş olduğu vurgulanan açıklamada. Nazi dönemi vahşetini, zulmünü aratmayacak büyük bir katliam operasyonuydu. 19 Aralık katliamı provasının Ulucanlar Katliamı, Burdur ve Bergama saldırılarıyla yapıldığı yapıldığı belirtildi.

Halkla alay edercesine operasyonun adına “ Hayata dönüş operasyonu ” denildiği vurgulanarak. Katliam operasyonunun örtüsü olan “Hayat kurtarmak” “Hayat kurtarmak”

Değil, “Hayata son vermek” operasyonu olduğu, Tıpkı işbirlikçisi oldukları ABD’nin de Irak`ı işgal ettiğinde ' demokrasi götürüyorum' yalanına sarıldığı belirtildi.

Katliam ve sömürü bu günde devam ediyor

“Bu katliam sadece devrimci tutsaklara dönük değil aynı zamanda dışarıdaki halka karşı da bir gözdağı anlamı taşıyordu. Açlığa, yoksulluğa, baskılara ve sömürüye karşı mücadele eden tüm kesimlere ben böyle katlederim demek istiyordu devlet. Bugün ekonomik krizle, açlık ve yoksullukla, sokak ortasındaki infazlarla egemenler korku ve baskı yaymaya devam ediyorlar.

Bir yandan sokak ortasında yargısız infazlar yapılırken geçtiğimiz hafta içinde Ankara’ da Tekel işçilerinin yaptığı eylemde de saldırganlığın boyutu açık biçimde görülmüştür. 25 Kasım günü demokratik hakları için iş bırakan demiryolu memurları işten atılmıştır, onların geri işe alınmasını isteyen arkadaşları eylem yapınca onları da işten çıkarmışlardır.  4 Aralık’ta ilaçlara gelen haksızlıklar için kepenk kapatan eczacılar yine mağdur edilerek, her eczacıyla var olan haklarını elerinden alacak anlaşmalar yapılacağı söylenmiştir.   İstanbul Esenyurt'ta vurularak katledilen devrimci Alaattin Karadağ ve Diyarbakır'da Aydın Erdem, devletin katliamcı geleneğinin dışarıda da aynen devam ettiğini apaçık gösteriyor”

19 Aralık dün yaşanan bir tarih değil, bugün de aynı anlayışla devam eden bir süreçtir.

“19 Aralık dün yaşanan bir tarih değil, bugün de aynı anlayışla devam eden bir süreçtir. İçerde tecritle, dışarıda şiddet-saldırı-gözaltı ve linçle devam eden bu sürece yanıtımız devrimci değerlerimize ve şehitlerimize sahip çıkmakla olacaktır. Yükselen ırkçılığa karşı halkların kardeşliği bayrağını elimizden düşürmemekle olacaktır.

Sınıf mücadelesi elbette ki bu gibi saldırılarla bitirilemeyecektir. Çünkü sınıf ve sınıfın devrimci dinamikleri onların eşitsizlikler üzerine kurulu sistemlerinin bir doğal sonucudur. Bu sistem yıkılmadıkça da devam edecektir. Onlar kaçınılmaz olan bu sondan kurtulamayacaklardır. Aslında onlar da bunu iyi biliyorlar. Yaptıkları sadece ömürlerini biraz daha uzatmak devrimci iradenin teslim alınmadığının en güzel örneği olan 19 Aralık Direnişi’nin yıldönümünde bir kez daha haykırıyoruz devrimci tutsaklar onurumuzdur” denildi.

Burada yapılan açıklamanın ardından, yapılan şiir, müzik ve tiyatro gösterimlerinin ardından eylem sona erdi.