| Türk-İş Kimin Sendikası (Video Haber) |
|
ANKARA (28.12.2009) - Türk-İş TEKEL işçilerinin haklarını geri alma mücadelesiyle ilgili almış olduğu eylem kararı doğrultusunda bugün meclise yürüdü. Mustafa Kumlu Güvenpark'ta yaptığı açıklamada Başbakanın TEKEL işçileriyle ilgili dün yaptığı açıklamaları üzüntü verici olarak değerlendirdi. “Bütün iyi niyetli çabalarımız olumsuz karşılanmıştır” dedi.
Bu sloganların hemen açıklamanın akabinde atılan sloganlar ile Kumlu'nun konuşması işçilerin talepleri arasındaki uyumsuzluğu ortaya koymaktadır. O halde Türk-İş kimin sözcülüğünü yapmaktadır sorusunu sormadan geçemeyeceğiz. Herkesin malumudur ki İşçilerin de deyimiyle bu sendika 89’lu yılların başından beri işçi sınıfının mücadelesine sınıf eksenli sendikacılık anlayışıyla yaklaşmamış ciddi bir çıkış yapmamıştır. Hele TEKEL gibi bir çelişkinin işçi sınıfının genel çıkarlarıyla birleştiği böyle bir dönemde, bağbozumlarının yaşandığı bu süreçte, Türk-İş hangi üzümüz bağını yemeyi tasarlamaktadır? Bir de bütün bu uygulamalarda direk parmağı olan sözüm ona “Fatihler”den medet ummakta, işçilerin ise yönetim toplantılarına katılıp fikir sunma yada meclis kapısında işçi inisiyatifiyle de bulunma taleplerini “biz gerekeni yapıyoruz” şeklindeki açıklamalarla susturmaya çalışmaktadır. İşte Türk-İş'in sefaleti Güvenpark’ta bir araya gelen Türk İş’e bağlı sendika profesyonel temsilcileri meclise yürüyüp MHP gurubuyla bir görüşme yapacak ve TEKEL işçilerinin durumuyla ilgili görüşecek. Aralarında Petrol-İş, Tez Koop-İş, Belediye-İş, Şeker-İş, Türk Harb-İş, Yol-İş ve Tes-İş’ e bağlı sendika işçilerinin de geldiği alanda Türk-İş Yönetiminin Kurulunun MHP Gurup Başkanlığına sunduğu bildiride hükümetin çalışan taleplerine karşı aşırı duyarsızlığına vurgu yapıldı. Hükümetin sendikaları, emeğin kiralık hale getirilmesine, işsizlik fonu sigortasındaki paraların amacı dışında kullanılmasına, esnek çalışma biçimlerinin ve 4-C gibi işçi statüsünü yok eden kiralık işçi sözleşmelerinde, işçilerin kıdem tazminatı ve sağlık haklarının paralı hale getirilmesinde kendine taraf etmeye kalkıştığına değinildi. Türk-İş bu yaklaşımlara onay vermeyecektir ifadelerine yer verildi. Türk-İş bu programı sözlü ifadelerle net olarak ifade ederken, ne yazık ki içinde bulunduğu eğilim ve belirlediği eylem tarzı eylemi pasifize edip moralleri yıpratmaktadır.
|



Kumlu konuşmasında “amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek” diyerek sözlerini sürdürdü. Sürekli “ hep beraber meclise, söz bitti sıra eylemde, kefenleri giydik geri dönüş yok, eylem nerede biz oradayız” sloganları atan işçiler sendika temsilcileriyle yürümek isteyince polisle kısa bir gerginlik yaşandı.
Binlerce işçiyi temsilen ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade eden Türk-İş Başkanlar Kurulu, ziyaretlerinin mecliste gurubu olan diğer partilerle de süreceğini ifade etti. İş yaşamını tehdit eden, kiralık işçilik, asgari ücret, kıdem tazminatı, taşeron uygulamalar ve örgütsüz, iş güvencesiz yaşam ile 4-C tarzı istihdam türlerine karşı mücadele edeceklerini belirten başkanlar kurulu raporunda destek verecek her kesime açığız mesajı verildi. Görüşmesini yapıp gelen Başkanlar Kurulu Güvenpark’ta bekleyişini sürdüren sendika işçileriyle buluşup Türk-İş Genel merkezi önüne yürürken sendika bürokratları metro alt geçidini kullanırken işçiler kararlı duruşları sayesinde polis barikatını yararak İzmir caddesinden Türk-İş önüne gelerek TEKEL İşçilerinin yanında oldular. Kumlu burada yaptığı konuşmada Başbakanın dünkü açıklamalarını eleştirerek alandan ayrıldı. İşçiler yine tek yürek tek soluk "genel grev genel direniş" dedi.