dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
19 Aralığı Unutma Hesap Sor!

İZMİR (19.12.2010) - 19 Aralık katliamı ve direnişinin 10. yıl dönümünde İzmir'de devrimci, demokrat kurumlar bir yürüyüş düzenledi.

19.12.2010izmir19 Aralık katliamı ve direnişinin 10. yıl dönümünde DHF, BDSP, Alınteri, Partizan, Devrimci Hareket, KÖZ, ESP, TÖP, SDP tarafından Gümrük Telekom önünden eski Sümerbank önüne kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Kitle hep bir ağızdan yürüyüş boyunca sık sık "Yaşasın 19 Aralık direnişimiz", "Katil devlet hesap verecek", "19 Aralığı unutma hesap sor", "Devrimci tutsaklar yalnız değildir", "İçerde dışarıda hücreleri parçala" sloganlarını attı.

Eski Sümerbank önüne gelindiğinde, 19 Aralık katliamında yaşamını yitirenlerin devrimciler şahsında tüm devrim şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından yürüyüşü düzenleyen kurumlar adına basın açıklaması yapıldı. Okunan basın metninde şu ifadeler yer aldı:

"Bundan tam 10 yıl önce, 19 Aralık günü, kimyasal bombalarıyla, otomatik tüfekleri, dozer ve kepçeleriyle girdiler, aynı anda 20 hapishaneye. Diri diri yaktılar, kurşunladılar, katlettiler 28 canımızı. İnsanlığın 28 özgürlük savaşçısını. Dönemin başbakanından, genelkurmay başkanına, adalet bakanından, içişleri bakanına hepsinin ortak olduğu ve adına hayâsızca "Hayata Dönüş" adını verdikleri bu operasyon, devlet tarafından tasarlanmış ve hayata geçirilmiş bir katliamdır, tek kelime ile insanlık suçudur. Devlet, gerçekleştirdiği bu katliamla dışarıya da mesaj vermeyi ihmal etmedi. Verdiği mesaj açıktı. İşsizliğe, yoksulluğa, haksızlığa karşı sesini yükseltme, isyan etme, kaderine razı ol, boyun eğ ve itaat et deniliyordu işçilere, emekçilere, ezilenlere. İsyan edenlerin; eşit, özgür bir dünya için mücadele edenlerin, başına neler gelir bak ve gör mesajı veriliyordu aynı zamanda dışarıdakilere.

19 Aralık yalnızca katliam ve vahşetle anılacak bir gün olarak geçmedi tarihe. Aynı zamanda idealleri uğruna tereddütsüzce ölümün üstüne yürüyen devrimci tutsakların direniş manifestosunu kanla yazdıkları bir tarihtir. Devletin tam teçhizatlı kolluk kuvvetlerine karşı, elde avuçta ne varsa onları kullanarak savaşan, teslim olmaktansa başı dik ölümün üzerine yürüyenlerin tarihidir 19 Aralık.

Devlet öldüremediği devrimci tutsakları ise, Emperyalist efendilerinden ithal edilen F tipi hapishanelere doldurdu. Ve "Yüksek Güvenlikli Cezaevleri" diye adlandırdığı F tipi hapishanelerinde, 10 yıldır tecrit ve izolasyon politikaları uyguluyor. Katliamlarla teslim alamadığı devrimcileri teslim alabilmek için. Devrimci tutsaklar ise devletin teslim alma saldırılarına karşı, bedenlerini ölüm oruçlarıyla, barikat direnişleriyle ütopyalarına siper ederek 19 Aralık katliam saldırısı ve devamında tecrit saldırısına karşı mücadele ettiler. Etmeye de devam ediyorlar.

Şanlı ölüm orucu eyleminde 128 devrimci şehit düştü. Yüzlercesi de sakat kaldı. Aradan 10 yıl geçti. Tecrit hala sürüyor. 10 tutsağın birbiriyle haftada 10 saatlik görüşme hakkı gerek bakanlığın gerekse hapishane yönetimlerinin keyfi tutumlarıyla uygulanmıyor. 19 Aralık katliamının sorumlularından hesap sormak boynumuzun borcudur. Göstermelik mahkemelerle ve yalnızca üç beş erin yargılanmasıyla adalet yerini bulamaz. Hükümetinden askerine, medyasından yargısına bütün bir rejim ve sistem katliamın siyasi sorumlusudur. Gerçek adalet yerini bulana kadar ve katil devlet hesap verene dek mücadelemiz sürecektir."

Basın açıklamasının ardından Yenikapı Tiyatrosu tarafından kısa bir oyun sergilendi ve sokak sanatçıların yapmış olduğu müzik dinletisinin ardından eylem son buldu.