dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
19 Aralık Etkinlikleri Ülke Genelinde Sürdürülüyor

İZMİR (18.12.2010)- 19 Aralık Katliamı'nın 10. yılında, İzmir'de devrimci kurumlar tarafından İzmir Demokratik Haklar Derneği'nde bir panel yapıldı.

18.12.2010izmirPanel 19 Aralık katliam görüntülerinin olduğu bir sinevizyonla başladı. Ardından açılış konuşmasını yapan moderatör 19 Aralık manifestosunu yarattıkları büyük direnişle yazanları selamlayarak onların şahsında tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.

Saygı duruşunun ardından ilk sözü süreci içeride karşılamış bir devrimci olan panelist Mürsel Aydın aldı.

Mürsel Aydın söze tutsakların saldırıya ve direnişe dair yazdıkları bir şiirle başladı. Operasyonda Çanakkale de tutsak olduğunu belirten Aydın, saldırının başında yoğun gaz bombaları atıldığını, bu saldırılar sırasında Fidan Kalşen kendini yakarak yaşamını yitirdiğini belirterek, daha sonra devrim savaşçılarından iki kişinin hayatını kaybettiğini, bunlardan birinin atılan gazlarla hayatını kaybederken öteki ise kurşunlanarak hayatını kaybettiğini ifade etti. Aydın son gün çıkış sırasında da bir kişinin de vurularak hayatını kaybettiğini söyledi.

Aydın, düşmanın F tiplerinde tutsaklarının birbiriyle iletişimi kesmek amacıyla uyguladığı her türlü politika ya rağmen , yoldaşlarıyla birlikte dayanışmalarının hiç bir şekilde bozulmadığını ifade etti.

Panel’de ikinci sözü ise F tiplerine karşı dışarıda mücadele eden Av. Bahattin Özdemir aldı.

Özdemir, cezaevlerinin hakim olan düzeni anlamak için en kolay yer ve iktidarın en kolay görüneceği yer olduğunu söyledi. Devletin katliam geleneği olduğunu belirten Özdemir, 19 Aralık katliamında yayınlanan görüntülerin devletin kendi çektiği görüntüler olduğunu ve bu görüntülerin,yaşananları en hafif  gösterenleri ve bu görüntülerle devletin kendi propagandasını yaptığını ifade etti.

Özdemir konuşmasının devamında; “19 Aralık katliamından toplumu izole etmek için medyayı çok iyi bir araç olarak kullandılar. Operasyonun amacına bakmak gerekirse amaç, sadece tutsakları F tiplerine taşımak değil, katliamla birlikte dışarıya da mesaj verildi.” dedi.

18.12.2010izmir1Panelin devamında katliam ve sonrası süreçte dışarıda mücadele eden ve maruz kaldığı saldırılar sonrası kanser olan bir kişi, o döneme ilişkin duygu ve düşüncelerini ifade etti.

Ardından bir ölüm orucu direnişçisi, o süreçte Çankırı’da ve tutsak olduğunu belirterek, içerde nasıl bir dayanışma içerisinde olduklarını şu sözlerle ifade etti: ”Saldırı sırasında bir arkadaşımız kendisini bizim üzerimize atarak bizi saldırıdan korumaya çalıştı ve bize “arkadaşlar sizi yeterince koruyamadığımız için özür dileriz” dedi. "İşte bu bizi güçlü kılan ruhtu.” dedi.

Süreci içeride karşılayan başka bir kişi de “19 Aralık katliamında devletin korku ortamı yaratmak için yaptığı katliamı basın yoluyla kamuoyuna duyurarak toplumu kendince hizaya getirmeye çalışmıştır. Çünkü devrimcileri hapishanelere koysa da tam olarak kontrol edemeyeceklerdi” dedi.

Saldırıdan bu yana geçen on yıllık süreçte bir çok insanın hayatını kaybettiğini ancak yinede tecridin kırılmadığını ve bunun sebebinin de gerilere giderek 12 Eylül’den bu yana devrimcilerin halkla kopan bağlarında aramak gerektiğini söyledi.

İçeriden ve dışarıdan katliamı ve sonrasını yaşayanların konuşmalarıyla devam eden panel,20 Aralık günü tutsaklara gönderilmek amacıyla,stant açılarak İzmir’de işçi ve emekçiler tarafından yazılan kartpostalların salonda bulunanlara okunmasıyla son buldu.

Paneli DHF, BDSP, ESP, Alınteri, Partizan,Devrimci Hareket, KÖZ,SDP ve TÖP tarafından örgütlendi.