| Şerzan Kurt Davasında Yeni Bir Gelişme Yok! (Video Haber) |
|
ESKİŞEHİR (08.12.2010) - Polis kurşunuyla katledilen Şerzan Kurt’un davası, Eskişehir’de görüldü.
Daha önce de katilleri aklamada pilot bölge olan Eskişehir’de, Uğur Kaymaz davası da burada görülmüştü. Eskişehir'de yapılan ilk mahkeme sonrasında hiçbir ilerleme olmamışken, bugün görülen dava yine ertelendi. Şerzan’ın ailesi, arkadaşları, BDP milletvekillerinin ve Baran Tursun’un ailesinin de katıldığı dava, saat 10.00’da Eskişehir Adliyesi'nde görülmeye başlandı. Adliye etrafını abluka altına alan kolluk kuvvetleri basın açıklamasına katılanları arayıp basın açıklaması yapılacak alana aldılar. Mahkeme ile birlikte dışarıda Muğla’dan arkadaşlarının katıldığı Eskişehir’de birçok devrimci demokrat kurum destekledi.
“Yine buradayız. Bilinmeyen dille de ez lı vırım, em lı vırın. Sözde demokratikleşiyoruz aldatmacısına kendi özerk ve demokratik üniversitesini isteyen öğrencilerin linç edilmesine, sendikaya üye oldukları için işten atılan işçilere, 38 gazetecinin cezaevinde yatmasına, ölüm sınırında olan yüzlerce mahkûmun hala cezaevinde tutulmasına, işsizlik ve açlıktan bunalıma girip intihar edenlerin gündemde sürekli yer almasına, ABD’nin çıkarları için füze kalkanı projesinin Türkiye’ye yerleştirilmesine, Alevi toplumunun taleplerini görmezden gelinmesine, KCK operasyonu adı altında Kürt siyasilerin susturulmaya çalışılmasına, ana dilleri Kürtçe ile savunma yapmak isteyen Kürt siyasilerin bu hakkına izin verilmemesine değinilerek cevap verildi. Özgürlüğe küfredenler, işçinin ekmeğini küçültenlerdir. Eşitliğe karşı çıkanlar Aleviyi yok sayanlardır. Barışa karşı çıkanlar Kürt ve Türk analarının gözyaşlarını akıtanlardır.” Basın metni sonrasında sık sık “Şehit namırın”, “Şerzan kurt ölümsüzdür”, “Ey şehid Reya te reyameye”, “Katil polis hesap verecek”, “Polis vuruyor devlet koruyor” sloganları sık sık atıldı.
Davanın bittikten sonra davanın 19 Ocak 2011’e ertelendiği belirtilip açıklama yapan BDP milletvekili Şerafettin Halis, “90 yıldır kendi demokrasisini oturtamamış ama demokratik olma iddiasından vazgeçmeyen bir ülkede yaşıyoruz. Sokaklarda yargısız infazların olduğu, polis tarafından insanların öldürüldüğü ve polisin devlet tarafından korunduğu bir ülke de yaşıyoruz. 2004 yılında 12 yaşında 13 kurşun ile katledilen Uğur Kaymaz davasında öldürenlerin nasıl aklandığını gördük. Eğer bir ülkede devlet kendi polisini koruyor ise polisinin haksızlıklarını sahiplenerek gidiyor ortada polis devletine giden bir ülke vardır.” dedi.
Baran Tursun’un babası da yaptığı açıklamada, davayı sahipleneceği ve benim bir çocuğum vardı şimdi 91 tane çocuğum var dedi. 91 çocuk da polis tarafından öldürülen çocuklardır. |




Muğla’da devletin kolluk kuvvetleri tarafından katledilen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’un mahkemesi Muğla’dan habersiz bir şekilde yapılıp Eskişehir’e yollanmıştı.
Demokratik Gençlik Hareketi’nin (DGH) ve Demokratik Haklar Federasyonun da (DHF) destek verdiği açıklamada şunlar ifade edildi:
Davanın bitimini bekleyen kitle, bekleyişe geçti. Provakatif pratikler önceki davada olduğu gibi bu günde de gerçekleştirildi. Devlet iyi çocuklarını gözaltına almaya kıyamayacak kadar çok seviyor.
Şerzan Kurt’un babası da yaptığı açıklamada: “Ben adalet adalet diye diye sesimde problem oluştu. Üniversitelerde ötekileştirilen öğrencileri karşı saldırı ve linç uygulanıyor. Adalet herkes için eşit olmalı polis birilerinin polisi olmamalıdır. Kardeşçe yaşamalı bu ülke daha önce yaşadıkları gibi. Sözde güvenliği sağlayacaklar kendi amirinden aldığı izinle değil de karanlık güçlerin izinleri ile öldürülüyor” dedi.