dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Tecride Karşı Sergi ve Panel (Video Haber)

İSTANBUL (12.12.2010) - Demokratik Haklar Federasyonu Hapishaneler Komisyonu Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde tutsakların gönderdiği resimlerden oluşan bir sergi açtı ve tecride ilişkin bir panel düzenledi.

12.12.2010istanbul3YÇKM salonunda gerçekleştirilen sergide çeşitli hapishanelerden tutsakların gönderdiği resimler sergilendi. Resim sergisinin yanı sıra YÇKM’nin etkinlik salonunda bir de panel düzenlendi. Panele aile birliği komisyonundan, DHF’den birer temsilcinin yanı sıra Av. Ümit Sisligün katıldı.

Panel devrim şehitleri anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşunun ardından hapishanelere ilişkin hazırlanan sinevizyonun sunumu ile konuşmacılar tecride ilişkin görüş ve düşüncelerini ifade etti.

Komisyon adına konuşan Tekin Yıldız, hapishanelerin birer teslim alma aracı olduğunu, devrimcilerin ise buna direndiğini belirterek, “Tutsaklar kapsamlı saldırılar karşısında direnişlerini, iradelerini ortaya koymuştur. Fakat dışarıda bulunan devrimciler ise tutsaklar ve hapishaneler konusunda eksiklikler yaşamışlardır. Dışarıda hapishanelerde yaşanan tecride ilişkin kendiliğindenci bir tutum izlenmekte. Buradan bu duyarsızlığa bir neşter vurmamız gerekiyor. Mektuplarımızla, telefon görüşmelerimizle, onların aileleri ile kuracağımız görüşmelerimiz bile bu tecrit uygulamalarını bir nebze de olsa parçalamak anlamına geliyor.” dedi.

Daha geniş bir mücadele örmek gerekir

DHF adına konuşan Cemal Doğan hapishanelerin iktidarların sistemlerini korumak için yarattığı bir mekanizma olduğunu ifade ederek, ülkemiz için de aynı yaklaşımın örnekleri ile görüldüğünü aktardı. Tecride karşı sürdürülen mücadeleye, özellikle 19 Aralık’a değinen Doğan bu sürecin devrimciler için de eksiklikler barındırdığına dikkat çekti. 19 Aralık Katliamı çalışmalarını aktaran Doğan, “Biz 19 Aralık katliamının 10 yılında olmasına rağmen sorumluların hala yargılanmamasının ‘demokratikleşmenin’ nasıl bir yönde olduğunun göstergesi olduğunu tekrar tekrar görüyoruz” dedi.

Doğan’ın ardından söz alan Avukat Sisligün ise F tipi sürecinin 12 Eylül’le başladığını aktararak, “Devlet hapishanelere koyduğu insanları ‘iyileştirme’ ile sistemine uygun bireyler yaratmak istemektedir” dedi.

Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine, yoğun tecrit uygulamalarına, tutsak yakınlarına uygulanan baskılara dikkat çeken Sisligün, ölümcül hastalığı olan tutsakların da hala hapishanelerde tutulduğunu, tedavilerinin yapılmadığını ifade etti. Sisligün, “Dışarıdaki insanlar da yaklaşımları ile bu tecridi kabul etmiş durumda. Örneğin 19 Aralık davası görülürken belli bir kesimin dışında kimse katılmıyor bile. Tecrit uygulamasına karşı çok daha geniş bir mücadele sürecinin oluşturulması gerekmektedir” dedi.

Sisligün’ün ardından panel salonda bulunanlarla gerçekleştirilen tartışma ve sorularla etkinlik sona erdirildi.