| Tecrit Duvarlarını Yıkacağız |
|
İSTANBUL (19.12.2010) - Demokratik Haklar Federasyonu İstanbul örgütlülüğü, 19 Aralık 2000 tarihinde devletin hapishanelere “hayata dönüş” adı altında yaptığı katliam operasyonunu gerçekleştirdiği yürüyüşle protesto etti.
Kurumlar adına yapılan ortak açıklamada “Katliamda egemen sınıflar, her türlü dezenformasyonu, manipülasyonu, yalanı, burjuva medyası eliyle servis yaparak, tarih karşısında önceki katliamlar olduğu gibi, bu katliamda da tam bir suçüstü oldular. ‘IMF programı uygulamak için hapishanelere hâkim olmamız şart’ diyerek katliamın gerçek amacını başbakan Bülent Ecevit’in ağzından ifade ettiler. Halkların özgürlük mücadelesine karşı ne tür bir sınıf düşmanlığı taşıdıklarını, gerçekleştirdikleri katliamla bir kere daha gösterdiler.” denildi. Açıklamanın ardından söz alan ve o dönemde devlet ile devrimci tutsaklar arasında arabuluculuk yapanlardan biri olan Mehmet Bekaroğlu söz alarak, düşüncelerini kitle ile paylaştı. Mehmet Bekaroğlu insan hak ve hürriyetlerinin siyasi kimliğine bakılmaksızın herkes için olması gerektiğine vurgu yaptı. Bekaroğlu'nun ardından söz alan Grup Munzur ise, 19 Aralık katliamında yitirdiklerimizin asla unutulmayacak bir değer olduğunu dile getirerek, “Feda Olsun” adlı eserini kitle ile birlikte coşkuyla söyledi. Grup Munzur'un ardından Kutup Yıldızı “Biz Kazanacağız” adlı eseri kitle ile birlikte seslendirdi. Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetçileri, saat 16.00’da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek Tramvay Durağı'na kadar yürüdüler. Coşkulu kitle “İçerde dışarıda hücreleri parçala”, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlarını haykırdılar. Ajitasyon konuşmaları ile 19 Aralık katliamının teşhir edildiği yürüyüş, Tramvay Durağı'nda yapılan basın açıklaması ile devam etti.
“19 Aralık katliamında, devrimci tutsakların sergilemiş oldukları direniş tavrı, devrimci iradenin asla ve asla teslim alınamayacağını haykırmaktadır. Bugün tecrit içinde tecrit olan F tipi hücrelerde kendi değerlerinden, politik doğrularından taviz vermeden, hayatı yeniden ve yeniden devrimci içerikte üreten tutsaklar, onurumuz olmaya devam etmektedirler. Keyfi uygulamalar ve zaten gerici olan yasalar ile tutsaklara teslim olun diyenler, nafile bir çabanın içindedirler. Ağırlaştırılmış müebbetlerin bugün tek kişilik hücrelerde kalmaları ve günde en fazla bir saat havalandırmaya çıkarılmaları, devletin tüm insani değerlere ne derece yabancı olduğunu göstermektedir. Bizler, Yeni Demokrasi güçleri olarak tecrit duvarlarını yıkacağımızı, tutsaklarımızı tecrit zulmünün elinden koparıp alacağımızı, buradan bir kez daha yinelemek istiyoruz” vurgusuyla basın açıklamasını sonlandırıldı. |




19 Aralık katliamının 10. yılında, ilk olarak TUYAB bileşenleri saat 12.00’de Bayrampaşa Hapishanesi önünde bir araya gelerek, tepkilerini ortak olarak dile getirdiler. Katliamda yaşamını yitiren 28 devrimci şahsında tüm devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşu ile başlayan eylemde sık sık “İçerde dışarıda hücreleri parçala”, “Devrimci irade teslim alınamaz”, “Devrimci tutsaklar yalnız değildir” şeklinde sloganlar atıldı.
Katliamda yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından, basın metnini okuyan Serhat Sarıçoban, “Bundan tam 10 yıl önce bugün, ülkemiz hapishanelerinde, devletin gerçek yüzünü ayan beyan ortaya koyan bir katliama tanıklık ettik. Adına “hayata dönüş” dedikleri bu katliam operasyonu sonucu, 28 devrimci tutsak yaşamını yitirmiş, yüzlercesi yaralanmış ve binlerce tutsağın zulüm koşullarında yaşamasının adı olan F tipi hücreler aktif hale getirilmiştir. 4 gün boyunca devam eden bu katliamda; 20 hapishaneye eşzamanlı olarak müdahale edilmiş, binlerce asker ve gardiyan görev almış, askeri personel tarafından dahi bilinmeyen mühimmatlar kullanılmıştır. Ülkemiz hâkim sınıfları ve onların borazanlığını yapan burjuva-feodal basın, riyakârca bu müdahaleye “hayata dönüş” diyerek, katliamcı kimliklerini gizlemeye çalışmışlardır” dedi.