IMF ve Dünya Bankası Ankara'da Protesto Edildi

ANKARA (04.10.2009) - IMF ve Dünya Bankası (DB)’nın İstanbul’daki toplantılarına karşı protestolar sürüyor. Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Alınteri, BDSP, ESP, Kaldıraç, Partizan Tüm-İGD IMF ve DB’nin İstanbul’daki toplantılarına karşı Sakarya Caddesi’nden Yüksel Caddesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirdi.

04.10.2009ankara“Emperyalistlere ve İşbirlikçilere Karşı Geleceğin ve Emeğin için Ayağa Kalk! IMF-Dünya Bankası Defol” pankartı açan kitle sık sık “Krizin yükü patronlara”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filoyu unutmayın”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “IMF defol bu dünya bizim”, “Kahrolsun ABD-AB emperyalizmi”, “Yaşasın devrimci dayanışma”, “Emperyalistler yenilecek direnen halklar kazanacak” diye slogan attı.

‘Yeni saldırı planları hazırlanıyor’

Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önüne gelindiğinde ise kitle adına ortak basın açıklamasını Burcu Aslan yaptı. Aslan, “kuruldukları günden bugüne dünyanın en büyük tefeci kurumları olmayı sürdüren ve bugün emperyalist-kapitalist krizin derinleşmesiyle birlikte halklara yeni saldırılar planlamak için 1 Ekim itibariyle İstanbul’da toplanmış bulunan IMF ve Dünya Bankası temsilcilerini karşılama eylemlerimiz sürüyor.” Emperyalist egemenler ve onların önde gelen temsilcileri yeni ‘uyum paketlerini’, yeni ‘yardım reçetelerini’, yani yeni saldırılarını konuşa dursun, bizler sokaklarda olamaya, eylemlerimizle onlara ‘defol’ demeye devam ediyoruz dedi.

‘Kotalar emperyalist devletler tarafından belirleniyor’

IMF’nin kota payı toplamı içinde ABD’nin tek başına kota payı %23, İngiltere’nin ise %10 olduğunu ifade eden Aslan şunları söyledi: “Diğer emperyalist ülkelerin ise toplamda %40. Çoğunluğu oluşturan geri bıraktırılmış ya da sömürge ülkelerin toplam payı ise sadece %27’dir. Dolayısıyla kota payına göre belirlenen oy oranı nedeniyle IMF’nin politikaları da en büyük kota payına sahip emperyalist devletler tarafından belirlenmektedir. İlk ortaya koyduğu uygulamanın bu kota uygulaması olması bile IMF-DB’nin neye hizmet ettiğinin açık göstergesidir.” Emperyalist devletler eli ile borç cenderesine sokulan yarı sömürge ülkelerin borç yapmadan iş yapmaz hale getirildiğini ve her an emperyalizme bira daha bağlandığını belirten Aslan, “1982’lerde 800 milyon dolar borcu olan ülkelerin borcu 1990’lı yılarda 1300 milyon dolara çıkmıştı” dedi. Ülkemizin de bu ülkelerin en başında gelenlerden biri olduğunu söyleyen Aslan, IMF ile TC arasında 1958’den bugüne birçok stand-by anlaşması imzalamış, bu anlaşmaların hemen hepsi halka refah getirmekten ziyade emperyalistlerin refahını arttıran anlaşmalar olmuştur” diye konuştu.

Sosyal güvenlik haklarının tasfiyesi dayatılıyor’

Aslan konuşmasına şu şekilde devam etti: “Türkiye’de de emekçi halkın sosyal güvenlik haklarını tasfiye etmeyi dayatan, son on bir yıldır ‘yakın izleme anlaşması’ ile halk için yapılan harcamaların kısılmasını, devlet kuruluşlarının özelleştirilmesini ve emekçi halktan alınan vergilerin arttırılmasını, holdinglerden alınan vergilere çok karışılmamasını olamazsa olmaz olarak gösteren IMF’dir. Açlık sınırının 848TL, yoksulluk sınırının 2.300 TL, asgari ücretin ise yaklaşık 500 TL olduğu bu ülkede asgari ücretin çok yüksek olduğunu söyleyen IMF’dir.” Aslan açıklamayı şöyle tamamladı: “Tüm bunların sorumlusu IMF-DB’ye karşı, emeğimize sahip çıkmak için özgür bir ülke için mücadele edelim. İşten çıkarmaların yasaklanması, insanca yaşamaya yeterli ücretlerin verilmesi, sağlık, eğitim gibi haklarımızın güvenceye alınması için haklara yoksulluktan başka bir şey getirmemiş olan IMF-DB’yi bu ülkeden kovalım.”

Eylem, tiyatro ve sinevizyon gösterisinin ardından sona erdi.