| Sistemin Baskılarına Karşı "Devrimci Dayanışma" Şiarını Hepbirlikte Yükseltelim! |
|
DERSİM (26.10.2009) - Sistemin gerçekleri gizleme, karartma, sansürleme çalışması ve faşist baskılar hız kesmeden devam ediyor.
Bu baskıları devrimci basın üzerinde de görmek artık alışıla gelmiş bir durum. Neredeyse her gün bir gazetenin kapatıldığını yayınının durdurulduğunu, toplatıldığını görmek mümkün. Bugün de Dersim'de de buna bir yenisi daha eklendi. Dersim de Yürüyüş Dergisi çalışanlarına keyfi engelleme. Dersim'de bugün, 14:30 saatlerinde otogara gelen dergileri almaya giden Yürüyüş dersigisi çalışanlarının önüne kesen polisler dergiye keyfi olarak el koymak istedir. Herhangi bir toplatma kararı olmadığı halde dergiyi almak isteyen polislere neye dayanarak dergiyi almak istedikleri sorulduğunda, savcılığın talimatının böyle olduğunu söyleyen polis, Tunceli Cumhuriyet başsavcısının talimatının olduğunu ve derginin belirsiz bir süre muhafaza altında tutulacağı gibi komik bir Olay sırasında, yürüyüş dergisi çalışanları dergiyi polise vermeyeceğini çünkü polisin elinde herhangi bir toplama kararının olmadığını söylediler. Bunun üzerine, jet hızıyla savcılıktan uyduruk bir belge alan polisler belgeyi göstererek dergiyi zorla almak istediler. Olay yerine gelen Devrimci Demokrasi gazetesi çalışanlarıyla birlikte, polisi aşarak çarşı merkezinde sesli ajitasyon çekerek "Baskılar bizi yıldıramaz", "Devrimci basın susturulamaz", "Güler Zere serbest bırakılsın", "Dersim faşizme mezar olacak" sloganları esliğinde Yürüyüş Dergisi çalışanları, Halk Cephesi çalışanları, Devrimci Demokrasi gazetesi çalışanları ve DHF çalışanlarıyla birlikte, toplu şekilde Yürüyüş dergisi dağıtıldı.
Açıklamada, "Güler Zere yazmanın suç olduğunu söylüyorlar eğer suçsa biz bu suçu islemeye devam edeceğiz" denierek devrimci dayanışmya br kez daha vurgu yapıldı. |



Bir yandan türlü açılımlarla demokrasi maskesini yüzüne çekenler, diğer yandan hayatın her alanında gerçek yüzünü göstermeye devam ediyorlar.
neden göstererek aslında gerçek niyetinin ne olduğunu açıkça ortaya koydu.
Ardından sanat sokağında kısa bir açıklama yapıldı.