ADANA (26.09.2009) - Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde, 1999 yılında devletin devrimci tutsaklara karşı geliştirmiş olduğu politikalar sonucu 10 devrimci tutsak katledilmiş onlarcası da yaralanmıştı.
Olaylar sonucunda, devlet ve onun maşaları hiçbir şekilde ceza almazken (hatta ve hatta yargılanmazken) olaydan yaralı kurtulan devrimci tutsaklar hakkında dava açılmış ve hala dava sonuçlanmamıştır.
Ulucanlar katliamının 10. yılında Adana’da ki devrimci-demokrat kurumlar İnönü Parkı'nda basın açıklamasıyla andı.
Açıklamada şunlara değinildi:
“Bugün, Ulucanlar Katliamının yıldönümü. Bundan tam 10 yıl önce, 26 Eylül 1999'da eli kanlı faşist katiller, devletin güvencesi altındaki on devrimci tutsağı ateşli silahlarla, işkencelerle katlettiler. Ulucanlar Katliamı, bir yıl sonra yapılacak çok daha büyük bir katliamın, 19 Aralık Katliamının provasıydı. Aynı zamanda bir güç gösterisiydi. Sınıf mücadelesinin farklı farklı her zemininde varlık gösteren sosyalist, devrimci, yurtsever ve demokrat tüm oluşum ve kesimlere karşı bir güç gösterisiydi. Verilen mesaj çok netti: Aştığınız her sınır, size ölümler olarak geri dönecektir. Bu kavga davetiyesini ta yıllar öncesinden, Nazım Hikmet’in dizeleriyle kabul etmiş olan bizlerin tavrı da aynı ölçüde net oldu Ulucanlar’da. Birkaç kişi hariç tüm devrimci tutsaklar direnişe geçti.” denilerek açıklama şöyle devam edildi; “Diyarbakır, Mamak, Metris ve daha bir çok işkence merkezinin failleri ellerini kollarını sallayarak sokaklarda serbestçe dolaşırken, kimseyi kandıramazsınız. Henüz Ulucanlar ve 19 Aralık katliamlarında yitirdiklerimizin kanları kurumadı. Hiçbirini unutmadık, unutturmayacağız. Bizler, Adana’da bulunan sosyalist, devrimci, yurtsever ve demokratik güçler olarak, halklarımıza karşı suç işleyen hiçbir halk düşmanı cezasız kalmayana kadar yaşamın her alanında, dişimizle tırnağımızla, sözümüzle ve yüreğimizle onların yakasını bırakmayacağımızı haykırmaya devam edeceğiz.” denilerek ve atılan sloganlarla basın açıklaması sonlandırıldı.



