İSTANBUL (11.09.2009) - Birçok devrimci ve demokratik örgütün biraraya gelerek oluşturduğu "IMF ve Dünya Bankası Karşıtı Birlik" düzenlediği basın toplantısıyla, mücadele çağrısını ve programını deklare etti.
EMPERYALİZMİN MALİ KURULUŞLARI İMF VE DÜNYA BANKASI HALKLARIN DÜŞMANIDIR!
28 Eylül’de başlayıp 7 Ekim'de bitecek olan İMF ve Dünya Bankası toplantıları İstanbul’da yapılacak. Dünyanın dört bir yanından emperyalist tekellerin emrindeki yaklaşık 13 bin bankacı, tekel yani dünya halklarının kanını emenler ülkemize geliyor.
Bizler bu ülkenin onurlu insanlarının İstanbul’da yapılacak ve fakat tüm dünya halklarının geleceği hakkında emperyalistlerin karar alacağı toplantılara bir itirazının olduğunu düşünüyoruz.
Bu itiraz 13 Eylül’den itibaren sokaklarda kendisini gösterecektir.
Halklarımıza yıkım ve zulüm politikalarını reva gören emperyalizm ve yerli işbirlikçileri düşmanımızdır ve onun kurumlarına asla hoşgörülü davranmayacağız.
IMF ve Dünya Bankası memurlarının, bakanları, bürokratları, karşılarında hizaya dizdikleri bir dünyada yaşıyoruz. İşbirlikçilik-uşaklık onursuzluğu da beraberinde getiriyor. Emperyalizmin memurları karşısında bu ülkenin onurdan erdemden bahseden bakanları el pençe divan duruyorlar ve emperyalistlerin bu bürokratları bizim geleceğimiz hakkında kararlar veriyor.
Ülkemiz işbirlikçileri tarladaki buğdayından, daldaki fındığına kadar ne kadar üretileceğine ne kadar fiyat biçileceğine üreticiyle değil İMF ile karar veriyorlar. İşçi-emekçilerin maaşları belirlenirken sürekli “İMF ‘ye söz verdik daha fazlasını veremeyiz” açıklamalarını duyuyoruz.
Bu bağımlılık 1958’den bu yana sürmektedir. 1958’den günümüze gecen 51 yılın 27 si İMF’ nin denetiminde geçti. 20 kez "standby" anlaşması imzalandı ve dünyada İMF’ ye 8.7 milyar dolar ile en fazla borcu olan bir ülkede yaşıyoruz.
İMF, Dünya Bankası demek işsizlik, yoksulluk, açlık ve sömürü demektir. Uluslararası sermaye ve yerli işbirlikçileri İMF ve DB aracılığıyla dayattığı politikalarla karlarına kar katarlarken, işçilere daha fazla çalışmak, daha az kazanmak, işsizlik ve yoksulluk düşüyor.
İMF ve Dünya Bankası özelleştirme, eğitim ve sağlığın piyasaya açılması demektir. Ticaret nesnesi haline dönüşen eğitim sistemi üniversitelerin kapılarını emekçi çocuklarına kapatıyor, gençlerin geleceğini daha da karartıyor.
TÜSİAD’ın, MÜSİAD’ın, tüm patron örgütlerinin canhıraş savunduğu ve AKP dahil tüm sermaye hükümetlerinin tereddütsüzce uyguladığı özelleştirme politikaları uluslar arası sermayenin İMF ve DB aracılığıyla yaygınlaştırdıkları politikalardır.
Halihazırda çifte sömürüye tabi olan kadınlar İMF ve Dünya Bankası politikalarıyla sömürü çarkları arasında daha da eziliyorlar.
İnsanı ve doğayı düşünerek değil yalnızca kar için üretim planlayan sermayenin politikalarının son örneğini onlarca emekçiyi kaybettiğimiz sel felaketinde bir kez daha gördük.
Öldüren sel değil sermayedir. Emperyalist-kapitalist sistemin kar hırsıdır. Sel baskınında katledilen insanlarımızın sorumlusu AKP’dir, TÜSİAD’dır bu ülkede iktidarı ellerinde tutanlardır.
Halklarımızın çektiği tüm acıların sorumluları İşbirlikçi hükümetler ise tekellerin çıkarlarını temel alan IMF programlarını halka “istikrar tedbirleri” diye sunarlar. Bu politikalar, bazen “ekonomiye şok tedavi” olur, bazen de “acı reçete”. Güya onlar uygulandığında ekonomi düze çıkacaktır. Fedakarlık yapılacaktır ama sonrası refahtır! Ancak hep tam tersi olur. İşbirlikçi tekeller büyür, birleşerek örgüt kurarlar TÜSİAD, MÜSİAD gibi, kasaları dolar taşar ama halkın beklediği refah bir türlü gelmez. Yoksulluk, sefalet, işsizlik artar. IMF’nin ekonomik programları küreselleşmenin gereği olan programlar olup, uluslararası tekellerin çıkarları etrafında hazırlanmaktadır. Her şey buna göre belirlenir ve ülkemizde yapılacak toplantılarda yeni programlara karar verecekler.
Emperyalizme ekonomik bağımlılığında bir bedeli var elbette. İMF ve Dünya Bankası emperyalizmin politikalarının hayata geçirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Borç batağına saplanan ülkelerden bu borcun karşılığı emperyalizmin suçlarına ortak olunmasıyla ödetilmektedir. Devletin kurumlarının özelleştirilmesi ve uluslar arası şirketlere peşkeş çekilmesi, yer altı yerüstü kaynaklarımızın ve topraklarımızın satılması… Emperyalist işgallere verilen destek, NATO vb emperyalist kurumlar aracılığı ile dünyanın her yerine asker gönderilmesi bu borcun diyetidir.
Bizler böyle bir diyeti ödemek zorunda değiliz. Hem sömürülüp hem emperyalizmin suç ortağı olmak istemiyoruz. Geleceğimizin ipotek altına alınacağı böylesi toplantıların yapılmasına asla sessiz kalmayacağız. Bizlerin, Türkiye halklarının , dünya halklarının geleceğinin bir avuç tekelin kar oranlarına göre belirlenmesini istemiyoruz.
İMF VE DÜNYA BANKASI KARŞITI BİRLİK çatısı altında birleşen bu ülkenin devrimcileri demokratları, işçisi, işsizi, emekçisi, öğrencisi olarak herkesi İMF ve Dünya Bankası toplantılarını İstanbul’da yaptırmamaya çağırıyoruz. Topraklarımızda bizim ve dünya halklarının kaderini belirleyecek kararlar almalarını engellemeye çağırıyoruz. Bu ülkenin onurlu insanlarını sokağa çağırıyoruz.
Özellikle sendikalarımıza, meslek örgütlerimize sesleniyoruz.
28 Eylül - 7 Ekim tarihleri arasında hayatı durduracak eylemler örgütlemeye çağırıyoruz. Bu ülkenin ilerici sendikaları, meslek odaları nın omuzlarında büyük sorumluluk olduğunu düşünüyoruz. İşte her zaman yoksulluğumuzun, açlığımızın, işsiz kalışımızın sorumlusu olarak gösterdiğimiz İMF ve Dünya Bankası İstanbul’a geliyor. Düşmanımız burnumuzun dibinde. Dünyanın değişik yerlerinde olduğu gibi hayatı durdurarak emperyalistlere ve onların bürokratlarına İstanbul’da dünya halklarının kaderini tayin etme hakkını vermeyelim. Böylesine tarihsel bir sürecin ve sorumluluğun eşiğindeyiz. 6-7 Ekim toplantılarında bizim hakkımızda karar alınacaksa o toplantılara katılmak gibi bir hakkımızda vardır. Biz bu hakkı kullanacağız sendikaları ve meslek örgütlerini de bu haklarını kullanmaya kendi üyelerinin geleceklerini sahiplenmeye çağırıyoruz.
İMF ve Dünya bankası karşıtı birlik olarak bu emperyalist haydutları karşılama programımız şöyledir:
- 13 Eylül saat 17:00’de, Taksim Tramvay durağından Galatasaray meydanına İMF ve Dünya bankası defol yürüyüşü yapacağız.
- 17 Eylül saat 13:00’te, Merkez Bankası Unkapanı binasının önünde ve 24 Eylül saat 13:00’te, Dünya Bankası ofisinin bulunduğu Kanyon AVM önünde basın açıklamaları yapacağız
.
- 28 Eylül Saat 10:00’da, Hilton Oteli önünde, basın açıklaması yapacağız.
-1 Ekim tarihinde Taksim’de sendika ve meslek örgütlerinin yapacağı yürüyüşte bizlerde olacağız.
-1-7 Ekim tarihleri arası taksim ve çevresinde alternatif çeşitli etkinlikler düzenleyeceğiz.
- 6-7 ekim’de İMF toplantısının yapılacağı salona gidip bizimde sözümüz var diyeceğiz ve halkların isyanını dile getireceğiz.
Kuşkusuz yapacaklarımız bunlarla sınırlı değildir. Emperyalizmin bürokratlarına İstanbul’u dar etmenin her türlü yolunun meşru olduğu bilinciyle hareket edeceğimizi bu günden herkesin bilmesini istiyoruz. Başta sendika ve meslek örgütleri olmak üzere tüm devrimci demokratik kurumları ve halkımızı bu programı sahiplenmeye İMF ve Dünya Bankası toplantılarını yaptırmamaya davet ediyoruz.
İMF VE DÜNYA BANKASI KARŞITI BİRLİK
DEMOKRASI ICIN BIRLIK HAREKETI (Demokratik Toplum Partisi, Toplumsal Ozgurluk Platformu, Sosyalist Demokrasi Partisi, Sosyalist Parti, Sosyalist Dayanisma Platformu, Emekci Hareket Partisi, Sosyalist Emek Hareketi, Anti-Kapitalist, Turkiye Gercegi, Demokratik Donusum, 14 Mayis Platformu)