Ana Sayfa Eylül 2009 ON’lar Ulucanlar Hapishanesi Önünde, 10.Yıldönümünde Devrimci Direnişleriyle Anıldı!

Demokratik Haklar Federasyonu

ON’lar Ulucanlar Hapishanesi Önünde, 10.Yıldönümünde Devrimci Direnişleriyle Anıldı!

ANKARA  (26.09.2009) -  26 Eylül 1999’da Ankara Ulucanlar Hapishanesi’nde devlet tarafından gerçekleştirilen katliam ve devrimci tutsakların gösterdiği direniş, Ulucanlar Hapishanesi önünde yapılan basın açıklamasıyla bir kez daha anıldı.

26.09.2009ankara1IMF direktifleri doğrultusunda öngörülen planlardan biri de F tipi yaşamın hayata geçirilmesiydi.

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, ABD’ye uçuşu sırasında, hapishanelerle ilgili bir soruya ‘gereği yapılacaktır’ diyerek, Ankara Ulucanlar Hapishanesi katliamının işaretini vermişti.

Koğuş talebiyle başlattıkları insani bir hak mücadelesine karşılık, devlet bütün gücünü yığarak ellerindeki tutsak devrimcileri ‘teslim olun’ çağrılarıyla hedef seçti, türlü türlü işkence yöntemleriyle katletti .

Katledilen ON devrimci 10.yıldönümünde hapishane önüne şehit ailelerinin bıraktığı karanfillerle anıldı.

Ankara Cebeci Dörtyol’da toplanan kitle, Ulucanlar Hapishanesi’ne doğru,  ON’ların resimlerinin yer aldığı ve “Unutmadık Unutturmayacağız” pankartı arkasında sloganlarla yürüdü.

“Yaşasın Ulucanlar Direnişimiz”, “Ulucanlar Şehitleri Ölümsüzdür”, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak!” , “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!” , “ Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!” , “Yaşasın Devrimci Dayanışma!” sloganları atıldı.

26.09.2009ankara2

Başta Ulucanlar olmak üzere, devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından basın metni okundu. Yapılan açıklamada katliam lanetlenirken, devrimci tutsakların mücadele kararlılıkları ve yapılan bu operasyonun neyi amaçladığı ifade edildi.

Basın açıklamasını Ankara Tecride Karşı Mücadele Platformu, BDSP, EHP,78’liler Birlik ve Dayanışma, Tüm-İGD örgütlerken,  Kaldıraç ve DTP destek verdi.

Aynı saatlerde İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi ( İHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) de birer açıklama yaptılar. ÇHD adına basın açıklamasını Av.Murat Yılmaz okudu. Yılmaz, “mahkeme kararları bizlere şunu göstermektedir ki, o gün katliamı yapan katiller görevleri gereği, yetkili bir merciden aldıkları emirle katliamı yapmışlardır” ve Ulucanlar katliamı tecrite dayalı bir infaz rejimine geçişin simgesi olarak kullanıldığını, tecritin insanlık suçu olduğu ve tamamen kaldırılması gerektiği vurgusunu yaptı.

Basın açıklamasının ardından Karşıyaka Mezarlığı’na otobüslerle hareket edildi. Ulucanlar’da şehit düşen ON’lardan Önder Gençaslan, Mahir Emsalsiz ve İsmet Kavaklıoğlu’nun anıt mezarlarına sloganlarla yüründü. Anıtları başında da ON’ların özgeçmişleri hakkında sunumlar yapılarak, karanfiller bırakıldı.

26.09.2009ankara

Karanfilleri mezara bırakırken, Özgür Kemal Karabulut’un annesi Sultan Karabulut Ulucanlar’da katliam öncesi ailelerin devrimci evlatlarını sahiplenişlerini ve üç-dört ay öncesinden kamuoyu oluşturmalarına rağmen, devletin katliamı gerçekleştirdiğini  ifade etti. ‘Direnek şehit düşenlerin mücadelesini sürdürmenin bugün biz ailelerin ve ölen devrimcilerin yoldaşlarının boyun borcu olduğu’nun altını çizdi.

Sonrasında o dönemin yaşayanları ve tanıkları yaşananları kitleyle paylaştı. Katliamdan kısa bir süre önce tahliye olan ve kendisinin ‘ben hapishanedeyken devrimci tutsakların kaldığı koğuşun iki katı sayıya ulaşmasına rağmen yeni bir koğuş verilmemesi sorunun yaşandığını ve insani bir talebe katliamla  cevap veren bir devletin, uyguladığı bu katliamı unutmanın hiçbir zaman mümkün olamayacağını’ belirtti. ‘Yapılan saldırı sırasında öldürülemeyen devrimciler, sonrasında kafaları kütüklerle ezilerek, itfaiye erlerinin kancalarıyla karınları deşilerek, vücutlarının hayati uzuvları kasaturalarla parçalanarak öldürüldüler. Yaşadığım vahşeti ve bu düzene, bu devlete duyduğum nefret duygusunu hayatım boyunca unutmayacağım. Ulucanlar katliamını vücuduna kurşun sıkılarak, bacaklarına çivi çakılarak, öldü diyerek en son kafasına kurşun sıkılarak sevklerle Yozgat’a gönderildi, ve 2005’ de Mercanlarda 17’lerle şehit düşen Cemal Çakmak’a yapılanlar da asla unutulamaz’ diye sürdürdü.

Atılan sloganlardan sonra Enternasyonal Marşı kitlesel söylenerek anma sona erdirildi ve ardından Özgür Kemal Karabulut’un mezarı da ziyaret edildi.