dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
DHF, Düzenlediği Basın Toplantısıyla, Halk Anayasa Taslağını Tanıttı

İSTANBUL (06.09.2010 ) - Anayasa Referandumunu boykot eden Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), hazırlamış olduğu Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasa Taslağı’nı kamuoyuna tanıttı.

06.09.2010istanbul1Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen DHF, ne mevcut anayasanın ne de değiştirilen maddeleri ile yeni olarak sunulan anayasanın halkın çıkarlarına zerre kadar hizmet etmediğini belirtti. DHF, referandum sürecinde ‘evet’ ve ‘hayır’ diyenlerin devletin sömürü sistemine hizmet ettiğini belirtti.

DHF adına açıklama yapan Ozan Doğan, Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasa Taslağı’nı tanıtırken ülkemizdeki referandum sürecini ve gelişmeleri değerlendirdi.

Doğan, DHF’nin aktif olarak yürüttüğü boykot çalışmalarının da elde ettiği birikimler sonucunda Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasa Taslağını hazırladığını ve hazırlanan taslağın geniş kesimlerce tartışılması için mücadele edileceğini söyledi.

Doğan, devletin sömürü sitemini koruyan anayasa değişikliği için yapılan referandum sürecine halkın ‘evet’ ve ‘hayır’ ekseninde dâhil ederek, meşruluğunu korumak istediğini ifade etti.

Ülkemizdeki ve dünyadaki siyasi gelişmeleri doğru yorumlamak için sınıf perspektifli bakılmasının şart olduğu vurgulayan Doğan, ülkemizdeki anayasa tartışmalarına da bu sınıf perspektifli bakmanın kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Kimi kurumların ve kişilerin sınıf perspektifinden uzak yaklaşımlarla anayasa değişikliğine dâhil olduğunu belirten Doğan, bu kesimlerin gerçekleri göremediğini ve mevcut yaklaşımları ile ezilenlerin karşısında sömürenlerin çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Doğan, sınıf perspektifli yaklaşımın bugün açısından mevcut anayasanın ve değiştirilen maddeleri ile yeni anayasanın kimlere hizmet edeceğini berrak bir şekilde gösterdiğini belirterek, Türk devletin tarihine bakıldığında anayasa tartışmalarının hep gerici sınıfların çıkarlarına hizmet ettiğinin görüldüğünü söyledi.

Ülkemizde Anayasa tartışmaları sürecinde ‘Evet’ ve ‘Hayır’ ekseninde sürüklenen tavırlar ve tartışmaların sınıf perspektifinden uzaklaşmanın sonucunda meydana geldiğini belirten Doğan, konuşmasında “Anayasa tartışmalarında da temel, belirleyici olan sorunun; anayasalar neden ortaya çıktığı ve anayasaların kimlerin çıkarlarına hizmet ettiği ve bu anlamda kimlerin yaptığının önemlidir.” dedi.

Doğan konuşmasına şöyle devam etti: “Bu sorulara cevap vermek gerekirse Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan ve 1924’ten 1982’ye Anayasası’na kadar geçen dönemde sayasız anayasa değişikliği girişimleri yapıldı.

Bu girişimlerin her seferinde ülkemiz ezilenlerin ve emekçilerin beklentilerinin karşılanacağı, temel hak ve özgürlüklerde gelişmeler sağlanacağı şeklinde beyanatlar ön plana çıkartıldı.

Fakat bizler Tanzimat'tan Türk devletinin bugününe baktığımızda her bir tartışmada ülkemizin emperyalistlere daha fazla peşkeş çekildiğini görüyoruz. Geçmişte Fransa ve İngilizlere peşkeş çekilen ülkemiz Bugün AKP tarafından ABD emperyalizmine peşkeş çekiliyor.” cümlelerine yer verdi.

Ülkemizde Osmanlı ve TC döneminde yapılan anayasaların tamamım emperyalizme ve uşağı konumundaki Türk hâkim sınıflarının çıkarlarına hizmet ettiğine dikkat çeken Doğan, “Bugüne kadar çıkan anayasaların ve değiştirilen tüm maddeleri ile esasta ağaların ve patronların çıkarlarına ve mevcut sistemlerinin korunmasına dönüktür. Son iki yıl içerisinde yeni anayasa tartışmalarına baktığımızda bu ülkede Anayasanın büyük bir aldatmacadan ibaret olduğunu görüyoruz. Son süreçte DTP’nin kapatılması ve Kürt ulusuna mensup kişilerin tutuklanarak hapishanelere konulması, üniversite gençlerinin katledilmesi, yüzlerce insanın demokratik hak ve özgürlükleri savunduğu için tutuklanması, çıkartılan yasalarla işçi, köylü ve emekçilerinin geleceğinin çalınması olguları, anayasa tartışmalarının içeriğini bizlere yalın bir şekilde göstermektedir. Ezilenler cephesinden ne mevcut Anayasa’nın bir geçerliği vardır ne de AKP eliyle ağaların ve patronların çıkarına yönelik değiştirilen yeni anayasa’nın. Bu nedenle ‘evet’ ve ‘hayır’ talebi etrafında siyaset yapan Türk hâkim sınıfların temsilcisi düzen partilerinin tek amacı, ağaların ve patronların çıkarlarını korumaktadır” dedi.

Anayasa tartışmaların içerisinde siyasi partilere ve TBMM’ye bakıldığında bu unsurların Türk devleti içerisinde görüntüden ibaret olduğunu söyleyen Doğan, meclisi ahıra benzeterek, pis kokuların çıktığı meclis içerisinde yer alan AKP, CHP ve MHP gibi düzen partilerinin halkı kandırmak ve mevcut sömürü sistemine yedeklemek için elinden gelen bütün gayreti sarf ettiğini belirtti.

Düzen partilerinin temsil ettikleri sınıflara hizmet etmek için bir biriyle yarıştığını ve bu nedenle halkın çıkarları üzerinde kirli siyaset yaptığını ifade eden Doğan, “Bizler hakim sınıfların kendi aralarında yürüttükleri tartışmalarda ne AKP’den yana ne de CHP’den yana taraf oluruz. Bugün AKP ve CHP üzerinden süren ‘evet’ ve ‘hayır’ tartışmalarında yer almak devletin düzenine hizmet etmektir. Ülkemizde ezilen ve emekçilerin çıkarlarını korumak adına ‘evet’ ve ‘hayır’ diyen kim olursa olusun mevcut sömürü düzenine hizmet etmektedir ve kitleri kandırmadıkladırlar” dedi.

Kimi sol ve “sosyalist” hareketlerin ‘evet’ ve ‘hayır’ ekseninde politika yaparak mevcut sömürü düzeni korumakta olduğunu belirten Doğan, “AKP karşıtlığı üzerinden, mevcut düzeni eleştirenler, devletin gerçekliğini hasıraltı ederek, mevcut düzenin korunmasına hizmet etmektedirler. Mevcut anayasa ve değiştirilen maddeleriyle yeni anayasanın halkı sömürmekten başka bir karşılığı yoktur. Bu hareketler ezilen milyonları bilinçlerini bulandırmaktadırlar. DHF bu kesimlere karşı halkın devrimci mücadelesine yaslanmayı esas alır ve yürüttükleri sistemi güçlendiren politikalarına karışı ideolojik mücadeleyi yükselteceğini ifade eder. DHF ‘evet’ ve ‘hayır’ eksenindeki tartışmaları reddederek, halkın devrimci çıkarları üzerine bina olmuş Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasası Taslağı’nı esas alır” dedi.

Doğan, DHF olarak “boykot” tavrını Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasa Taslağı ile taçlandırdıklarını ifade ederek, şunları söyledi “Yeni Demokratik Halk Cumhuriyeti Anayasa Taslağı, tüm insanlığın ilerici, devrimci ideolojisinden beslenen, tarihsel geçmişini ülkemiz ezilenlerinin, sömürülenlerinin bağımsızlık ve sosyal kurtuluş mücadelelerinde yaslayan temel bir nitelik taşır. Ezilen milyonlar açısından en geçerli ve tutarlı değişiklik, mevcut anayasanın ve bu anayasanın gıdasını aldığı sömürü ve zulüm düzeninin ortadan kalkmasıdır.

Mevcut düzen, biz işçiler, köylüler ve diğer ezilen kesimlerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmediği ve gerçekten demokratik bir düzene evriltilmediği müddetçe, ezilenler lehine olumlu gelişmeler olmayacaktır.

DHF, yürütmekte olduğu çalışmalarla, üzerinde yükseldiği onlarca yıllık deneyim ve tecrübe ile örgütlü işçilerinin, köylülerinin, gençlerinin, kadınlarının, Kürtlerinin, Alevilerinin ve diğer azınlık milliyet ve inanç kesimlerinin… Özcesi tüm ezilen kesimlerin, devrimci demokratik mücadelesine yaslanarak halkın devrimci alternatifini, Yeni Demokratik Cumhuriyet Anayasa Taslağı’nı geniş kitlelere taşıyacak ve tartışacaktır.