| DHF - Hapishaneler Komisyonu, Siyasi Tutsaklar için Dayanışma Kampanyası Örgütlüyor! |
|
İSTANBUL (06.09.2010) - Demokratik Haklar Federasyonu - Hapishaneler Komisyonu, siyasi tutsaklar için yaygın bir dayanışma kampanyası örgütleyeceğini kamuoyuna deklare etti.
Bu ablukaya karşı, yaygın bir şekilde siyasi tutsaklarla dayanışmayı hedefleyen kampanya 5 Eylül 2010 ile 7 Ocak 2011 tarihleri arasında hayata geçirilecek. DHF - Hapishaneler Komisyonu'nun konuyla ilgili yayımladığı basın bildirisi şöyle: "Sınıflı toplumlarla birlikte, baskı ve hakimiyetin aracı olarak tarih sahnesine çıkan devletin, temel bileşenlerinden biridir zindanlar. Düzenin siyasi üstyapısı ''suç'' tanımlamasıyla, hukuku ve kendi adalet anlayışını ezilen halk sınıf ve tabakalarına dayatırken, bu üstyapıya muhalif ve düzene tehdit olarak görülen kesimlere ''suçlar'' ve ''cezalar'' gündeme gelmiştir. Bu şekilde hakimiyetini sürdürmeyi, baskı, zor ve sindirme yöntemleriyle sitemlerini korumayı hedefleyen hakim sınıflar, çok sıklıkla sınıf savaşımlarının doğal bir gereği olarak, sistemi doğrudan hedefleyen yani muhalifliğini bilinçli gerçekleştiren ''politik suçlular'' ve ''savaş esirleriyle'' karşı karşıya kalmaktalar. Baskı ve zorun olduğu yerde isyan etmek meşrudur.Adaletin mülkün temeli olduğu bu düzene en küçüğünden en ciddisine, kendiliğinden olandan en devrimcisine kadar her türlü isyan ve muhalefet karşısında polis, ordu, mahkeme, zindan vb. bileşenleriyle devletin hakimiyet ve zor araçlarını kullanmaktadır. Sınıf savaşımlarının keskinleştiği, ekonomik, siyasi krizlerin mevcut olduğu ve de derinleştiği ve sistemin istikrar bulamadığı koşullarda, üstüne üstlük burjuva demokratik anlamda dahi olsa belirli sınıflarda bir demokratikliği içermeyen üstyapılar söz konusu olur. İç savaşın ve keskin mücadelelerin kaçınılmazlığında hakim sınıflar için zindanlar, sadece gözdağı vermenin, baskının ve tecritin değil, aynı zamanda katliamların da birer mekanı haline gelirler. Hele ki genel olarak halkın kendiliğinden veya bilinçli örgütlü isyanının, tepkisinin hakim sınıflarca göğüslenemediği siyasi sistemlerde zindanlar, yığınsal katliamlarla eşgüdüm içerisinde ve onların tamamlayıcısı olarak gündeme gelir. Hatta bir aşamadan sonra bütün ülkenin ''halklar hapishanesi''ne dönüştüğü bir zor olgusuyla karşı karşıya kalınır. Gerici egemen sınıflar, devrimci, komünist tutsaklara karşı hapishaneyi öğütücü bir silah olarak kullanmak amacından asla vazgeçmezler. Bu ülkenin hapishanelerinde tecrit var. Ancak bu tecritin çok ötesinde işletilen bir süreçtir. Devrimci tutsakları fiziki olarak birbirinden ayırırken tüm dünya ile iletişimini koparma hedefine bağlı olarak işleyen uzun zamana yayılmış bir saldırı biçimidir. Elbette hapishanede hak gasplarını dile getiren kamuoyunu bilgilendirmek için yollanmak istenen fakslar engelleniyor. Gerekçeleri de ''kamuoyu yanıltılmaya'' çalışılıyormuş. Devrimci tutsaklara tecrit içinde tecrit dayatılıyor. Slogan atıldığı zaman ayda üç kez disiplin cezası veren bu anlayış, yasal hak olan sohbet hakkını sudan bahanelerle engelliyor. Sağlık sorunu olan tutsaklara kelepçeli tedavi dayatılıyor. Sosyalist basın hapishane yönetimi tarafından verilmiyor. Disiplin cezaları verilerek devrimci tutsaklara ziyaretçi yasağı elgellenerek iletişim hakları verilmiyor. Hapishanelerde kalan devrimci kadın tutsaklara onur kırıcı saldırılar yapılıyor, devrimci tutsakların fiili tavırları ve direnişleri sonucu aciz kalan hapishane yönetimleri, tutsakları başka hapisanelere sürgün ediyorlar. Devrimci tutsaklar baskılarla, sürgünlerle teslim alınamaz. Sürgünler ancak ve ancak geride kalanların öfkesini büyütür ve direnişleri daha da güçlendirir. Hapishanelerde hak ihlalleri artarak devam ediyor. Devrimci ve komünist tutsakları teslim almaya yönelik saldırılara karşı ''İçeriden dışarıya açılan umut penceresine bir merhaba da biz söyleyelim...'' kampanyasına bulunduğumuz her alanda fakslarımızla, mektuplarımızla, yerel radyolarda tutsaklar adına belirttiğimiz isteklerimizle var olan tecrit işkencesine karşı mücadele azmimizi örelim." Hapishaneler Komisyonu, ek olarak, tutuklu ve hükümlü siyasi tutsakların adreslerine, www.tutsakpartizan.org sitesinden de ulaşılabileceğini ifade etti. |




"İçeriden Dışarıya Açılan Umut Penceresine Bir Merhaba da Biz Diyelim" şiarıyla örgütlenecek olan kampanya, bugünlerde, hapishanelerde hızla tırmandırılan hak gasplarını, anti-demokratik uygulamaları ve tecridi hedef alıyor.